İnsani vergi hakkı!

Sevgili okuyucularım. Şimdi diyeceksiniz ki, insani vergi hakkı olur mu? Yaşadığımız ülkede olmaz diye düşündüğümüz çok şeyin olduğunu görünce “İnsani Vergi Hakkı” neden olmasın?

Hatta bir adım ilerisi “Nefes alma vergisi” bile isteyebilirler. “İnsani Su Hakkı” oluyor da “İnsani Vergi Hakkı” neden olmasın?

Bu da nereden çıktı diyebilirsiniz?

Anlatalım:

İstanbul Belediyesi 31 Mart 2019 seçimleri ve tekrarlanan seçim sonrası Ak Parti’den CHP’ye geçti. Ancak İktidar bunu hiçbir zaman içine sindiremedi ve bu gidişle sindireceğe de benzemiyor. Şahsen ilk başlarda desteklesem de şu anda Ekrem İmamoğlu için nötr durumdayım. Çünkü göreve gelir gelmez affedilemez hatalar yaptı. Kendisini adeta Cumhurbaşkanı adayı gibi görmeye başladı.

Geçelim.

Seçim öncesi, “İstanbul belediyesini kaybeden Türkiye’yi kaybeder” diyen Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesi bütün gücüyle İstanbul belediyesini adeta ablukaya almış durumdalar. Birçok yetkisini budadılar olmadı. Ödeneklerini kıstılar olmadı. Hakkında birçok dedikodu mahiyetinde haberler ürettiler yine olmadı. Müfettişler gönderdiler yine olmadı. Ne yapsalar Ekrem İmamoğlu’nun bir açığını bulamıyorlar.

Son olayları biliyorsunuz. Yine de tekrar hatırlatalım. Ak Parti döneminde kurdurulan DİYADER derneği üyesi birkaç kişi gözaltına alınıyor. Bu şahıslar DİYADER kanalı ile İBB’de istihdam edildiği iddia edilerek Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlatılıyor. İçişleri Bakanı soruşturma sadece güvenlik çerçevesinde başlatıldı dediğini hepiniz haberlerde duymuş olmalısınız. Ama İBB’yi gönderilen müfettişler sadece güvenlikle ilgili değil 2019 tarihinden beri yapılan tüm ihaleler ve alınan personel istihdam dosyalarını da inceledikleri ortaya çıktı. Bunların niyeti “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olunca sonuç böyle oluyor.

İstanbul üzerine son güzelleme ise, İBB yönetimi CHP’ye geçtikten sonra dünyanın birçok ülkede uygulanan “İnsani Su Hakkı” olarak su abonelerine faturalarına 2.500m3 bölümünden İnsani Su Hakkı olarak ücret alınmıyordu. Yukarıda da bahsetmiştim İktidar tüm kurum ve kuruluşları ile İstanbul ‘u ablukaya almışlardı.

Maliye Bakanlığı durumdan vazife çıkartarak, bir genelge çıkartıyor. İstanbulluya bedava verdiğiniz suyun KDV’sini bize vermek zorundasınız diyor. İBB’de bu genelgeye bağlı olarak Ocak 2022 ayından itibaren geçmişe yönelik 3 yıldır ücret alınmayan suların metreküp üzerinden KDV’si hesaplanarak abonelere yansıtmaya başladı. Abluka devam ediyor.

Kıssadan Hisse;

Derenin üst kısmında su için çakal derenin aşağı kısmında su içen kuzuya seslenir. Suyumu bulatıyorsun. Kuzu derki ama ben daha aşağı bir noktadayım senin suyunu nasıl bulandırabilirim ki? Olsun sen yine de suyumu bulatıyorsun der. Çakal kuzuyu yemeye karar vermişya illaki kendisini bir bahane bulmak zorunda hissediyor.

İkdidarın gücü Ekrem İmamaoğlu’nu yemeye yetecek mi bilemem. Ama,yemek için ellerindeki devlet gücünü de kullanarak her türlü argümanı kullanmayı kafalarına koymuş durumdalar. İstanbul’u kaybetmeyi bir türlü içlerine sindiremediler. Zaman her şeyin ilacıdır derler. Ömrü yeten bekleyip görecektir.

NE MUTLU TÜRKÜM VE MÜSLÜMANIM DİYENE VE DİYEBİLENE

YORUM EKLE