Siyaset zor iş,aslında insana dair her iş zor. İnsanların hırslarını,beklentilerini,hassasiyetlerini hep dikkate almak zorundasınız.

Herkesi memnun eden ve herkesin takdir ve desteğini kazanmış bir hareket yoktur. Herkes gibi olmak isteyen de zaten hiçbir şey olamaz. En azından temel konularda çizginizin,yolunuzun,hedefinizin net olması gerekir.

Aklın kılavuzluk etmediği bir siyaset insanı batağa götürür. Tıpkı yaşadığımız sorunlarda birebir müşahede ettiğimiz gibi.

Siyasette bir fikri, ideolojiyi devam ettirmekle o fikri iktidara taşımanın yol ve yöntemleri farklıdır. Hedefiniz iktidarsa kendi fikir çerçeveniz dışında kalanların desteğini de alacak bir yol izlemek zorundasınız. Ülkücü bir partiyi,ülkücülüğün terazisine koyup yargılarsınız ama iktidarı hedeflemiş bir partiyi ülkücülüğün ölçüleri iler yargılayamazsınız.

Türkiye’de sadece ülkücüler yok. Tek renkli bir dünyada yaşamıyoruz. Ülkücüleri iktidara getirmenin yolu bazen –ülkücülüğü- geri planda tutmayı gerektirebilir.Bu vaz geçmek değildir,taktiksel manevralara her zaman açık olmak gerekir.

Bir yola çıkanların yapacağı ilk iş öncelikleri tespit etmek olmalıdır. Bugünün önceliği nedir? Ülkücülük yapıp Türk siyasetinde edilgen,etkisiz kalmak mıdır,yoksa önce ülkeyi felaketin kıyısına getirenlerden kurtarmak mıdır? Kaldı ki bir tehdidi savuşturmayı öne almak asla kendi değerlerimizden vaz geçmek değildir,sadece önceliklerimizi yeniden sıralamaktır.

Hepimizin hoşlanmadığı şeyler olabilir ama unutmayalım ki bugün ülke olarak geldiğimiz noktanın sorumlusu hoşlanmadığımız kişiler veya uygulamalar değildir. Hareket olarak bizi duvara çarpanlarla ülke olarak bizi duvara çarpanlar arasında bir öncelik sonralık sıralaması yapmak şarttır ve bana göre her zaman ülkeyi bu hale getirenler siyasi mücadelenin önceliği haline getirilmelidir. Bu asla dünün hastalıklarını geldikleri yere taşıyan marazi tipleri savunmak anlamak anlamına gelmez. Ülkücü harekete ayak bağı olanlar bugün de alışkanlıklarını sürdürüyor olabilirler. Bunun yolu küsmek değil,politik mücadele yoluyla tasfiyedir.

Bir muhalefet partisinin ufuk ve siyaset anlayışı ile iktidarı hedefleyen bir partinin ufuk ve siyaset anlayışı bir değildir. Siyasi alışkanlıklarımızı iktidar hedefine göre güncellemek yeni alışkanlıklar kazanmak zorundayız.

Eleştiriler yapıcı oldukları ölçüde değerlidir. Tezyif,tahkir,aşağılama amacı taşıyan ifadeler eleştiri değil,ön kesme,zayıflatmadır. Bu tip eleştiriler kimi sevindiriyorsa ona hizmet eder.

Büyük düşünmek, ancak icapları yerine getirildiği zaman bir anlam taşır.Eski alışkanlıklarla yeni bir siyasetin temelleri atılamaz. Eski, iktidar arzusunu bastırmaya planlanmış bir siyasetti, yeni siyaset biçimi ise bastırılanı özgürleştiren, hedefine iktidarı alan bir siyasettir. En azından kendi adıma öyle olmasını temenni ediyorum.Eskide kalanları yeni siyaset biçimi er geç tasfiye edecektir,etmelidir. Bu hareket, bir zincirden kurtulup başka bir zincire idrak ve hayallerini mahkum edemez.Doğru olan yol kesmek değil,yol açmaktır.Bizi hedefimize götürecek olan budur!

Lakin bunu istemenin yolu yordamı bellidir. Ve bu asla Meral hanıma veya sn Akşener'e Meral demek değildir!

Bilmem anlatabildim mi?