Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gazeteci Fatih Portakal’ın Burcu Köksal hakkındaki iddialarına çok sert  yanıt geldi

Filistinlileri Türkiye’ye getirme planları… Sığınmacılar için istihdam yasası… Filistinlileri Türkiye’ye getirme planları… Sığınmacılar için istihdam yasası…

Kemal Kılıçdaroğlu, iftira atmanın gazetecilik değil, insanlık dışı bir davranış olduğunu belirterek, Portakal’ın iddialarının mevcut iktidarın seçim zamanında yaptığı asılsız iddialar ve manipüle edilmiş videolarla aynı olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, Portakal’ı milletin ve dürüst gazetecilerin vicdanına bıraktığını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şöyleydi:

"Sevgili vatandaşlarım, Toplumsal muhalefeti örgütleyen, bu yolda sayısız saldırı ve iftiraya karşı duran biri olarak, Millet İttifakı’nı büyütmek için çaba sarf ettim. Kendi yetiştirdiğim bir fidana zarar verecek biri değilim. Partimin zarar görmesini istemem, evime ateş atmam. Vicdanınıza bırakıyorum, çünkü başka gidecek yerim yok.

Saygısızlara karşı;

1- CHP’nin mevcut Genel Başkanı’na ‘basiretsiz’ demek, seviyesizlik ve terbiyesizliktir. Buna izin vermem.

2- ‘İspatlayamam ama’ diyerek iftira atmak, gazetecilik ya da insanlık değildir. Bu bir rezalettir, bir düşüklüktür.

3- Partisinin zarar görmesini isteyen bir Genel Başkan, namerttir. Kin kusarak ve ispatlayamayacağı iddiaları ortaya atan da namerttir. Fatih Portakal, senin iftiraların, mevcut iktidarın seçim zamanında yaptığı iftiralardan farksızdır. Allah’a sığınıyorum ve seni milletimizin ve dürüst gazetecilerin vicdanına bırakıyorum."

Fatih Portakal’ın sözleri ise şu şekildeydi:

“Burcu Köksal’ın ‘Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapılarını DEM Parti hariç tüm siyasi partilere açacağım’ sözleri üzerine, bunun bir talimatla yapıldığını düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki bir isimden geldiğini tahmin ediyorum. Özgür Özel’in de Kılıçdaroğlu ile arasını bozmak istemediği için aday gösterildiğini düşünüyorum. Talimatı kanıtlayamam ama Kılıçdaroğlu’ndan geldiğini düşünüyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu için önemli olan İmamoğlu’nun kaybetmesi. Kılıçdaroğlu, 1 Nisan’dan sonrasını planlıyor. İstanbul’un kazanılıp kazanılmaması çok önemli. Parti içinde böyle düşünenler var, ancak vatandaşlar olarak tepki gösterenler de var.”

KILIÇDAROĞLU: ALEYHİME KASITLI YALAN BİR HABER YAPILIYOR

T24'e konuşan Kılıçdaroğlu ise iddialarla ilgili olarak şunları söylemişti:

"Fatih Portakal, Burcu Köksal'ın DEM Parti ile ilgili sözleri söylemesi için benim talimat verdiğimi, yakınımdaki isimlerden biri vasıtasıyla bunu yaptığımı söylüyor. Bakın açıkça çağrı yapıyorum: Bu yakınımda olduğu ya da böyle bir cümle kurulmasını söylenen isim kimse açıklanması gerekir. Böyle bir cümlenin sarf edilmesini söyleyen kişi alçak ve şahsiyetsiz bir kişidir. Ne böyle bir talimat verdim, ne de böyle bir yakınım vardır. Fatih Portakal bunu açıklamak zorundadır. Açıklamıyorsa yalan haber ürettiğini ben söyleyeceğim.

Bir kez daha açıkça söyleyeyim: Burcu Köksal'a böyle konuşması yönünde talimat verdiğim alçak bir iftiradır. Benim yakınımdaki her kişi şunu çok iyi bilir. Ben CHP'nin tüm belediye başkanlarının başarısını isterim, bu benim en büyük dileğim. Ne yazık ki aleyhime kasıtlı yalan bir haber yapılıyor. Aleyhimde yapılan kasıtlı yalan haberlere ve iftiralara ne yazık ki ben alışığım ama daha vahimi bu sefer ki operasyonda yıpranan sadece ben değilim, Cumhuriyet Halk Partisidir. Ben bana yapılana kan kusar kızılcık şerbeti içtim der susarım ama partime gelecek en ufak bir zarar varsa kimse beni susturamaz ve sindiremez. Sonucu ne olursa olsun..."

Fatih Portakal aynı zamanda CHP Kurultay'ında Burcu Köksal'ın görüntülerini de yayınlamış ve "Kılıçdaroğlu ekibinin önemli üyelerinden biri" demişti.

Kılıçdaroğlu bu konuda da şunları da anlatmıştı:

"Benim genel başkanlığım sırasında önerim üzerine dört kişi seçildi. Grup başkanı Özgür Özel ve Grup Başkan vekilleri olarak da Burcu Köksal, Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın. Siz diğer üçünü söylemeyip sadece Burcu Köksal'ı anlatıyorsunuz. Ben gazetecilerin özgürce haber, yorum, eleştiri yapmasını her zaman destekledim. Ama işin içine yalan, iftira, önyargı girdiğinde bunu sorgulamak benim görevimdir… Birilerinin çıkarı için yalan haberi doğru haber olarak vermek benim bildiğim gazetecilik ilkelerine de ahlaka da aykırıdır."

Kaynak: Haber Merkezi