Bir Çoğumuzun Yakinen Bildiği bir hikâye vardır:

Hükümdarın birinin beyaz bir atı varmış. Hükümdar, bu atını çok severmiş. Bir gün bütün maiyetinin ("kendi adamlarının") hazır bulunduğu bir sırada:

- Bu beyaz atımın ölüm haberini getirenin kafasını uçurabilirim. Çok dikkatli olun. Çünkü bu beyaz atı canım kadar seviyorum. Onun ölüm haberi bende kriz geçirtebilir, demiş.
 

Günün birinde, her şeyin eceli gibi beyaz atın da eceli gelir. Ve beyaz at ölür. Hükümdarın adamlarında bir telaştır kopar. Kimse cesaret edemez ki, beyaz atın ölümünü hükümdara haber versinler. Seyis başı, düşünür taşınır, olacak gibi değil. Ben gidip hükümdara haber vereceğim. Öyle olsa da, böyle olsa da bizim kafa gidecek, der. Ve Seyis başı, hükümdarın huzuruna çıkar:

- Hükümdarım, der. Sizin beyaz at var ya!
- Evet der, Hükümdar. Seyis başı:
- O, yatmış, ayaklarını dikmiş, gözlerini yummuş, karnı şişmiş, hiç nefes almıyor, der. Hükümdar :
- Seyis başı, seyis başı! Desene, bizim beyaz at öldü!..
Seyis başı:
- Aman hükümdarım! Ben demedim, siz dediniz hükümdarım, siz dediniz’’ der ve kafayı kurtarır.

Bir konuda söyleyeceğiniz şey size sıkıntı doğuracak olsa bile, Söyleme şekliniz birçok şeyi değiştirir.

EYT Konusunda, Sayın Cumhurbaşkanının ‘’Seçimde Kaybetsek Yok’’ çıkışını hatırlarsınız.

Emeklilikte Yaşa takılanlar, Aylardır her yerde sesini duyurmaya çalışıyor.
Yıllarca bu ülkeye hizmet eden, çalışan emek harcayan, yıllarını veren insanlar, emekli olmak için yaşının dolmasını bekliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ‘’Seçimde Kaybetsem Yok’’ diyerek sert çıkış yapmış EYT’lilerin de tepkisini çekmiştir.

Oysa, Her konuda genelde rakamlarla açıklama yapan, Bizim iktidarımızda bu kadar yatırım yapıldı, şu kadar yol yapıldı, şu kadar demir yolu döşedik, bu kadar köprü yaptık ve şu rakamlara mal oldu diyerek rakamsal verilerle siyaset yapan Tayyip Erdoğan, bu konuda da EYT’nin neden şuan kabul edilemeyeceğini, Hazinenin durumunu, ülkenin ekonomik sıkıntılarını detaylandırarak anlatsaydı belki de EYT mağdurları bunu anlayışla karşılayabilir veya hak da verebilirlerdi..

İşte Bu Sebepten, Devletin Zirvesindeyseniz konuşma sanatına sahip olmanız gerekebilir.
Malum Türkiye’nin Her Yeri Kasımpaşa Sokakları Değil!
Size herkes hoşgörü beslemeyebilir, malumunuzdur her 2 vatandaştan birisi de karşınızda..
Gönül almak zor iştir, daha önemlisi de gönül kırmamaktır.

Halkın huzuruna çıkıp EYT’nin neden Kabul edilemeyeceğini, Ülkenin maddi durumlarıyla beraber ele alarak açıklarsanız, İnanıyorum ki karşınızda duranların bir çoğu size hak verecektir.

Kısacası Konuşmak: Sanattır.