Gaziantep’in yer altı yapıları da UNESCO’da

Gaziantep’te yer üstündeki yapılardan sonra yer altı su tesisleri kasteller ve içme suyu şebekesi livaslar da Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) geçici listesine alındı.

Gaziantep’in yer altı yapıları da UNESCO’da

Yesemek Açık Hava Müzesi ve Zeugma Antik kent gibi yer üstündeki tarihi ve kültürel eserleri UNESCO listesinde bulunan Gaziantep’te Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin’in girişimleri ile Gaziantep’in tarihi altyapısı olarak bilinen, yer altı su tesisleri kasteller ile içme suyu şebekesi livaslar da gün yüzüne çıkarılarak UNESCO Geçici listesine alındı. Belediye Başkanı Fatma Şahin’in girişimleri ile UNESCO geçici listesine alınan kastel ve livaslarda incelemede bulundu.

Pişirici Kasteli’nde inceleme yapan Fatma Şahin eserin 1280’li yıllarda yapıldığını, Selçuklu ve Osmanlı döneminde beri eşi benzeri olmayan bir yapı olduğunu kaydetti. Şahin, kastelin yaklaşık 10 kilometrelik livaslarla temiz suyu halka ulaştıran, kayaları oyarak geçen, büyük bir mühendislik ve tasarımla halkı suyla buluşturan bir sistem olduğunu da sözlerine ekledi.

“KASTELLER UNESCO’NUN LİSTESİNDE”

UNESCO konusunda tecrübeli olduklarını belirten Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "UNESCO’ya daha önce başvurularımız olduğu için ne yapmamız gerektiği konusunda tecrübeliydik. Yaptığımız çalışmalar sonucunda, Gaziantep’in livaslarını kastellerini geçici listeye aldırdık. Herhalde UNESCO geçici listesine en hızlı alınan eserimiz oldu. Aslında suyun ne kadar aziz, rahmet bereket ve hayat olduğunu bize gösteriyor. Tabi bu su yönetimi özellikle şehrimizdeki su yönetimi insanlık tarihi kadar eski. Roma döneminde başlayan şehrin su hattı ile ilgili bir süreç var. Yerleşim yeri ile su kaynağı arasında onlarca kilometre mesafe var. Dolayısıyla bu mesafede şehrin suya kavuşmasını sağlamak için her dönemin medeniyeti o döneme göre bir yöntem üretmiş. Kendisine göre bir yol üretmiş ve halkı suya kavuşturmuş” dedi.

“1280’Lİ YILLARDA YAPILMIŞ”

Kastellerin 1280’li yıllarda yapıldığını ifade eden Şahin, “Bu gördüğünüz eserimiz 1280’li yıllarda yapılmış. Selçuklu ve Osmanlı döneminde beri eşi benzeri olmayan bir yapının ortasındayız. Yaklaşık 10 kilometrelik livaslarla temiz suyu halka ulaştıran, kayaları oyarak geçen, büyük bir mühendislik ve tasarımla halkı suyla buluşturan bir sistem var. Büyük bir Ar-Ge ve inovasyonla yapılan dönemin en önemli su yönetimini anlatıyorum. Beraberinde bu livaslarla, kastellerle bölge halkının gelip su ihtiyacını gidereceği, temizliğini, yün yıkama işlemini gerçekleştirirdi. Yün yıkama işlemi benim çocukluğumda çok önemliydi. Bu kastelleri aynı zamanda bütünleştirme, sosyalleştirme, toplanma yeri olarak ta görmek gerekiyor" şeklinde konuştu.

“UNESCO GEÇİCİ LİSTESİNE EN HIZLI ALINAN ESERİMİZ OLDU”

Kartellerin UNESCO geçici listesine en hızlı alınan eserleri olduğunu ifade eden Şahin, "Bu eserlerin dünyada eşi benzeri olmadığını görünce turizme kazandırmamız gerek dedik. Bu işe kafa yoran, kitap yazmış hocalarımız, teknik ekibimizle beraber ciddi bir raporlama yaptık. UNESCO’ya daha önce başvurularımız olduğu için ne yapmamız gerektiği konusunda tecrübeliydik. Yaptığımız çalışmalar sonucunda Gaziantep’in livaslarını kastellerini geçici listeye aldırdık. Herhalde UNESCO geçici listesine en hızlı alınan eserimiz oldu. Bu da aslında işin doğru ve özgün bir iş olduğunu gösteriyor. Artık dünyada bu tür yapılar önem kazanmaya başladı. Şu anda 6 kastelimiz çalışıyor. Amacımız, muradımız suyolu hattını açmak. Bizde atalarımızın bize mirasının unutturmayacağız" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2018, 13:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER