"İbn-i Sina” Özel Bir Etkinlikle Anılıyor

Bundan bin yıl kadar önce 1037 yılında vefat ve bin yıldır insanlığı eserleriyle etkilemeye devam eden İbn-i Sina’nın Önemini, Tıp, Felsefe ve Bilim Adamı kimliği çeşitli yönleriyle ele alınacağı “Tıp, Felsefe ve Bilim Adamı İbn-i Sina” özel etkinliği, 26 Mart Pazartesi günü, Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

"İbn-i Sina”  Özel Bir Etkinlikle Anılıyor

İBB Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü’nün katkılarıyla Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) ve Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenecek olan “Tıp, Felsefe ve Bilim Adamı İbn-i Sina” başlıklı panel, saat 13.00’te başlayacak.

Oturum başkanlığını İLESAM İstanbul Şube Başkanı Cafer VAYNİ’nin yapacağı panelde; Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadircan KESKİNBORA, araştırmacı-şair-yazar Şaban ABAK ve Bakırköy 70.Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Burhanettin AMİL birer konuşma yapacak.

Program halka açık ve ücretsizdir.

İbn-i Sina kimdir?

İbn-i Sina, 980 yılında Özbekistan’da yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğdu. Yalnız doğuda değil, ortaçağ Avrupa'sında da en büyük tıp bilgini sayılan bir bilgin ve düşünürdür. Olağanüstü bir zekâ sahibi olduğu için daha 10 yaşındayken Kur'an-ı Kerim'i ezberledi.14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı. Felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda engin bir bilgi birikimine ulaştı.16 yaşında tıbba döndü ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 19 yaşında doktor unvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı. 21 yaşına geldiğinde dönemin en büyük hekimlerinden biri sayılıyordu.10 Temmuz 1036 tarihinde mide rahatsızlığından Hemedan'da öldü.

Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin muhtelif alanlarında seçkinleşmiş olan, İbn-i Sînâ matematik alanında matematiksel terimlerin tanımları ve astronomi alanında ise duyarlı gözlemlerin yapılması konularıyla ilgilenmiştir.

İbn-i Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir.

İbn-i Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî't-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab'ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab'ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab'ı patoloji, Dördüncü Kitab'ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab'ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

İbn-i Sînâ, çoğu fizik, astronomi ve felsefeyle ilgili olarak 150 civarında eser yazdı. Bilhassa tıp ilmine dair araştırmaları son derece orijinal ve doğrudur. Bu yüzden doğu ve batı hekimliğine kelimenin tam anlamıyla, 600 yıl, hükmetmiştir. İbn-i Sînâ, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların bulaşmasında göze görünmeyen birtakım yaratıkların etkisi olduğunu, yani mikropların varlığını sezmiş ve bu bilinmeyen mahluklardan eserlerinde sık sık bahsetmiştir. Mikroskobun henüz bilinmediği bir devirde böyle bir yargıya varmak çok ilginçtir.

İbn-i Sina, 700 yıl Avrupa'nın tıp hocası oldu. Altı yüzyıl önce Paris Tıp Fakültesi'nin kütüphanesinde bulunan 9 ana kitabın en başında İbn-i Sina'nın Kanûn'u yer almıştır. Bu nedenle İbn-i Sina, Batı'da "Avicenna" adıyla tanınır.

Başlıca eserleri: el-Kanun fi't-Tıb, (Hekimlik Yasası); Kitabü'l-Necat, (Kurtuluş Kitabı); Risale fi-İlmü'l-Ahlak, (Ahlak Konusunda Kitapçık); İşarat ve'l-Tembihat, , (Belirtiler ve Uyarılar); Kitabü'ş-Şifa, (Sağlık Kitabı).

YORUM EKLE