Tarihi romanlaştıran yazar Mehmet Niyazi Özdemir’i rahmetle anıyoruz

Tarihçi, yazar ve felsefeci Mehmet Niyazi Özdemir, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 11 Mayıs 2018 tarihinde ve 76 yaşında hayata gözlerini yummuştu.

Tarihi romanlaştıran yazar Mehmet Niyazi Özdemir’i rahmetle anıyoruz

Tarihçi, yazar ve felsefeci Mehmet Niyazi Özdemir, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 11 Mayıs 2018 tarihinde ve 76 yaşında hayata gözlerini yummuştu.

İlk makalesi 1967'de Milli Hareket dergisinde yayınlanan yazar Özdemir’in köşe yazıları, Tercüman, Türkiye, Babıalide Sabah, Gündüz, Muhalif ve Yeni Şafak'ın da aralarında bulunduğu çeşitli gazetelerle Yeni Hafta, Nizam-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi, İnsan ve Kâinat, Türk Edebiyatı dergilerinde okuyucuyla buluştu. “Ölüm Daha Güzeldi" romanıyla 1982'de Türkiye Milli Kültür Vakfının ‘Yılın Romanı Ödülü’nü, 1999'da ise "Çanakkale Mahşeri" eseriyle ‘Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’nü kazandı. 2000 yılında ise Türk Ocakları Osman Turan Türklük Araştırmaları Armağanı'nı aldı.

Tarihi romanlaştıran yazar Mehmet Niyazi Özdemir’i, vefatının dördüncü sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz. Mekânı cennet, makâmı âlî olsun.

“MEDENİYETİMİZİN ANALİZİ VE GELECEĞİ” adlı eserinden:

“İslam’da kişi devlet için bir vasıta değildir; bilakis devlet kişinin refah ve saadetini temin etmek, birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek, hürriyetlerini korumak zorundadır. Kişilerin hürriyeti de devletin bağışı değildir. Âraf süresinde Cenab-ı Allah, ”Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” (171-172) diye buyuruyor. İslam inancına göre Allah Kadir-i Mutlak’tır. Âyetin soru şeklinde olmasının elbette hikmetleri vardır. Allahu âlem, “evet” veya “hayır”ın yaratılmış kula bırakılmasından âyet soru şeklinde nâzil olmuştur. Bu da Allah’ın hürriyeti kullarına lütfettiğini göstermektedir. Devlet Allah’ın lütfuna riayet etmek zorundadır. Başkaları riayet etmiyorsa, onları da riayet ettirmekle mükelleftir.” (S.160)

“Medeniyetin ruhsal temeli inançtır; toplumsal temeli ise o inançtan doğan ahlâk nizamıdır. Çünkü inanç ve ahlâk insanların içgüdülerini, ihtiraslarını gemleyerek, onların bir arada yaşamalarını sağlar. Bir arada yaşamak medeniyetin çekirdeğini teşkil eder.” (S.203)

“Medeniyetin en büyük düşmanı bağnazlık, despotizm, kargaşadır; hürriyet be hoşgörü kök saldığı ortamın vazgeçilmez vasıflarıdır. İnsanoğlu en büyük hoşgörüye de İslamiyet’te kavuşmuştur. “Dinde zorlama yoktur” âyeti bu hoşgörünün temel taşıdır.” (S.206)

Mustafa Balkan

YORUM EKLE