Türk ikiz sanatçının büyük başarısı

Oda TV yazarı Kaan Çağlayangöl Türk ikiz sanatçının büyük başarısı kaleme aldı.

Türk ikiz sanatçının büyük başarısı

Oda TV yazarı Kaan Çağlayangöl, Güher ve Süher Pekinel Türk ikiz kardeşlerinin Almanya'daki büyük başarısını yazdı.

Kaan Çağlayangöl'ın yazısı şu şekilde:

Basınımız yine çok önemli bir müzik haberini cılız ve sönük bir şekilde ele aldı. Güher ve Süher Pekinel kardeşler Almanya'nın en yüksek dereceli nişanı olan Liyakat Nişanı'yla onurlandırıldılar. Almanya Federal Cumhuriyeti, müzik alanında dünya çapında çalışmaları ve kültür-sanat alanında global diyaloğu güçlendiren hayat boyu kariyer ve katkıları nedeni ile alanında sıra dışı kişiliklere 1951 yılından bu yana verilen “Bundesverdienstkreuz” ödülü ülkemizin dünyaca ünlü piyanistleri Güher-Süher Pekinel'e verildi. Federal Almanya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Frank – Walter Steinmeier tarafından ikiz kardeşler, Güher& Süher Pekinel'e verilen Federal Almanya Cumhuriyeti Liyakat Nişanı, Alman Başkonsolosluğu'nda gerçekleşen tören ve ödül seremonisi ile takdim edildi. Pandemi tedbirleri nedeniyle sınırlı sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşen törende konuşan İstanbul Başkonsolosu Johannes Regenbrecht, Pekineller'in uluslararası çapta kendilerini kanıtlamış sanatçılar olmakla beraber, kurdukları 3 müzik eğitim sisteminin önemini de vurguladı. Toplumsal faaliyetlerle her iki topluma yönelik olumlu katkılarda bulunarak, uzun yıllardır Türkiye ve Almanya arasında kültürel köprüler oluşturduklarını kaydetti.

Pekinel kardeşler aldıkları ödülü sosyal medya hesaplarından şöyle duyurdu:

“Almanya Federal Cumhuriyeti'nin en yüksek dereceli nişanı olan Liyakat Nişanı ile onurlandırılmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı Frank – Walter Steinmeier'ın imzası ile takdim edilen kültür-sanat alanında dünyanın en üst seviyelerinde sayılan Alman Liyakat Nişanının 47 yıldır sürdürdüğümüz uluslararası profesyonel kariyerimiz ve her yaştan çocuk ve gençlerin müzik eğitimi için yürüttüğümüz müzik eğitim sistemlerimiz için takdim edilmesinden dolayı çok minnettarız.

Dünyada örnek, başarı ve sürdürülebilirliklerini kanıtlayan müzik eğitim sistemlerimizi bu motivasyonile sürdürmeye devam edeceğiz.”

Biliyorsunuz, bu satırlar aracılığı ile sizlere daha önce Pekinel Kardeşlerin başarılarından ve yaptıkları albümlerden söz etmiştim.

PEKİNEL KARDEŞLER KİMDİR

1953 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Pekinel kardeşler, ilk müzik eğitimlerini profesyonel piyanist olan annelerinden aldılar ve küçük yaşta Ferdi Statzer'in öğrencisi oldular. Ferdi Statzer; Avusturya asıllı Türk piyanist ve akademisyendir. 1932'de Türkiye'ye yerlemiş, 1944'te Türk vatandaşlığına geçmiş olan sanatçı, pek çok tanınmış Türk piyanistin yetişmesine katkıda bulunmuştur.

Pekinel ikilisi, altı yaşında verdikleri konserle ilk kez seyirci karşısına çıktılar. Bu ilk konserden üç yıl sonra, Hikmet Şimşek'in yönettiği Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde, Ankara Radyosu'nda canlı olarak yayınlanan ilk orkestra konserlerini verdiler. İlkokuldan sonra ortaöğrenime Notre Dame de Sion Lisesi'nde başladılar. Müzik eğitimi için 1963'te devlet bursu ile Fransa’ya giden ikiz kardeşler, Paris Konservatuvarı’nda YvonneLoriod ile iki yıl çalıştıktan sonra Almanya’ya giderek Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda AugustLeopoldile, ardından ABD’ye giderek Philadelphia'daki CurtisInstitute of Music'te 20. yüzyılın en önemli Beethoven yorumcularından Rudolf Serkin ile çalıştılar. Ayrıca New York'ta Julliard Müzik Okulu'nda ClaudioArrau ve LeonFleisher ile de çalışma fırsatını buldular. 1978'de Juilliard Müzik Okulu ve paralel olarak Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda yaptıkları yüksek lisans çalışmalarını üstün başarıyla bitirdiler. Pekinel Kardeşler, 18 yaşına geldiklerinde müzik yaşamlarına iki yıl ara verdiler. Süher Pekinel Frankfurt Üniversitesi’nde felsefe, Güher Pekinel ise psikoloji eğitimi aldı. Bu aradan sonra tekrar müziğe dönüp çeşitli uluslararası yarışmalarda gerek solo, gerekse ikili olarak ödüller aldılar. 1978'de Bratislava’da UNESCO Dünya Müzik Haftası kapsamında düzenlenen piyano yarışmasında Federal Almanya Cumhuriyeti'ni temsil ederek kazandıkları birincilik ödülü bu ödüller arasında yer alır. 1984'te HerbertvonKarajan tarafından keşfedilerek Salzburg Festivali'ne davet edilen sanatçılar o zamandan beri ünlü orkestralarla dünya çapındaki müzik kariyerlerine başladılar. Aralarında Berlin Filarmoni, Viyana Filarmoni, New York Filarmoni, İsrail Filarmoni, Londra Filarmoni, Concertgebouw Amsterdam, Los Angeles Filarmoni, İngiliz Oda Orkestrası, Fransız Ulusal Orkestrası, AccademiaNazionalediSanta Cecilia, Tokyo Filarmoni, Leipzig Gewandhaus’un da bulunduğu ünlü orkestralarla birlikte çaldılar. Pekinellerin uzun resital turneleri sırasında Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'nın en önemli müzik merkezlerinde konserler verdiler. ABD, Almanya, İtalya ve Fransa'da yapılan uluslararası yarışmalarda her ikisi de hem ikili hem de solo olarak birincilik ödüllerini kazandılar. 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanı almanın yanı sıra Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora unvanına sahiptirler. 2013 yılında İKSV Onur Ödülü kendilerine takdim edilmiştir.

Leonard Bernstein, Jacques Loussier ve Bob James’in kendilerine özel olarak yazdıkları eser ve düzenlemeleri de kayıtları arasında bulunur. Leonard Bernstein’ın kendileri için düzenlediği ve ithaf ettiği Batı Yakası Hikâyesi iki piyano versiyonu yılın plağı seçildi. Jacques Loussier’nin yine kendilerine ithaf ettiği caz projesi “Take-Bach” satış rekorları kırdı. Warner Classics'ten çıkan Bach'ın 2’li ve 3’lü piyano konçertoları ve Brahms ve Saint-Säens eserlerini içeren kayıtları ise Daily Telegraph ve Guardian gazeteleri tarafından “Haftanın ve Ayın En İyi Albümleri” seçildi.

Zubin Mehta yönetiminde Viyana Filarmoni Orkestrası ile Eurovision konseri ve İsrail Filarmoni ile sekiz şehirlik turne, Orchestre de Toulouse’un 50. Yıldönümü konseri, ColinDavis ve İngiliz Oda Orkestrası ile İspanya ve İngiltere’de gerçekleştirdikleri turneleri, Luzern Piyano Festivali açılış konseri, 2007 Zürih ve LuzernYeniyıl konserleri sayılabilir.

Nisan 2020'de her ikisi de COVID-19 Virüsüne yakalanıp hastalığı atlatmışlardır.

Pekineller, bir sosyal sorumluluk projesi olarak, müzik eğitiminin ilköğretimden başlayarak ortaöğretim sonuna kadar yeniden müfredata entegre edilmesini sağlamak üzere çalışmalarını sürdürmektedirler. İlk pilot proje olarak Türkiye’nin her yöresinden seçilmiş üstün yetenekli çocukların okuduğu özel yatılı vakıf okulu olan TEVİTÖL bünyesinde finansmanını üstlenerek 2007 yılında müzik bölümü kurmuş ve müzik eğitimini müfredata entegre etmişlerdir.

Müzik eğitimi alanındaki diğer bir çalışmaları “Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” projesidir. Bu proje Türkiye’deki müzik alanında yetenekli gençlerin, eğitimlerini yurtdışında dünyanın önde gelen müzisyenleri ve pedagogları ile sürdürmelerini ve önemli uluslararası yarışmalara katılmaları için burs sağlamaktadır. Üçüncü projeleri ise çocuklara analitik düşünce, yaratıcılık ve özgüven aşılayan "Orff-Schulwerk Müzik Eğitimi” kavramının Türkiye’de anaokulu ve ilkokullarda uygulanması için öğretmenlerin yetiştirilmesi amacını taşır. Bu çalışma 2010'dan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı ile de yürütülmektedirler.

Güher ve Süher Pekinel’in en çok sevdiğim albümleri ise 1989 yılında, CBS Masterworks etiketiyle piyasa çıkmış olan ve Bob James ile birlikte yaptıkları, “Bob James, Guher Pekinel, Suher Pekinel, J.S. Bach – ConcertosForTwo& Three Keyboards BWV 1060, 1061, 1063’dir.

Sevgili genç müzisyenler; bugünlerde pandemi tüm hızıyla müzik dünyasını silip süpürmüşken ve gerçekçi olmak gerekirse, geleceğe dair müzik adına pek de umut yokken başarılı olmuş ve bizleri gururlandıran müzisyenlerden bahsetmek belki de en iyisi diye düşünüyorum.

Sevgiyle kalın.

YORUM EKLE