Kurultay yalanları

Abone Ol

1 Kasım hezimetinden sonra "Zaman kazanalım, bunları öfkesi kısa sürer, sonra eskisi gibi başka hedef gösteririz, normalleşirler" diye düşünmüşlerdi… Kimse geri adım atmadı… Tam tersine öfke ve mevcudu gönderme iradesi daha da arttı…

'Normalleşirler' ümidi boşa çıktı…

***

Sert açıklamalar yaptılar, tehdit ettiler, teşkilâtları kapattılar… Sandılar ki, delegeler ve parti tabanı bunlardan etkilenir…

Kimse bir milim gerilemedi, çünkü bu 'varlık-yokluk meselesi'ydi, baskılar boşa çıktı…

***

Yükselen kurultay taleplerine karşılık "Kurultay murultay yok, tarih bellidir, o da 18 Mart 2018'dir" buyurdular…

Verdikleri tarih cismin üçüncü hâli gibi gaz oldu, havaya çıktı…

***

"İstediğiniz kadar imza toplayın, kurultay toplamayacağız, mahkemeye gidin" diye kapı gösterdiler… Değişim isteyenler, denileni yaptılar, mahkemeye gittiler… Bu defa da "Partiyi mahkemeye verdiler" diye şikâyette bulunmaya başladılar…

Böylece tutarlılık da fos çıktı…

***

"Yeterince imza toplayamadılar" dediler… Yalan çıktı… "İmzalar mükerrer" dediler… Yalan çıktı… "Çoğu delege, oyunu gördü, imzasını geri çekti" dediler… Yalan çıktı… "Yüzlercesinin delegeliği düşmüştü" dediler… Yalan çıktı… 

***

Sözde parti tüzüğüne güvenip, ilk mahkemeden son derece emindiler… Zira tüzükte "5'te 1 delege teklifiyle  kurultay toplanır değil, toplanabilir" yazıyormuş!.. Eminlikleri yetmeyince Hatemi'ye güvendiler…

Sonuç mâlûm, 'kurultay kararı' çıktı…

***

Gemerek ve Tosya mahkemeleri kurultay sürecini durdurunca "Kurultay rüyası bitti" dediler ve yine aynı tarihi açıkladılar: 18 Mart 2018…

Oysa esas rüya buydu… Kimsenin umurunda olmadı bu kararlar… On binler ayaklarını yere daha kararlı vura vura Akyurt'ta toplandı… Polis barikatı ve Tomalara bağlanan ümitler anlamsız çıktı…

***

Sıra Yargıtay'daydı… Yine yalanlar havada uçuştu… Araya Anayasa Mahkemesi fantezileri bile eklendi… Artık 'oyun' bitecekti hesapta… Öncekilerin aksine "Karara saygı duyacağız" açıklamaları yine bir güven havası oluşturmuştu merkezde…

Yine olmadı, kurultay kararı 'oy birliği'yle çıktı…

***

Haksız olanlar şimdiye kadar hep yalan söylediler ve hep yanıldılar… Başka bir tutacak dal olmadığından olsa gerek huylu huyundan vaz geçmiyor…

Şimdi yeni yalanlar tedavülde… Tüzüğün değiştirilebilmesi için 3'te 2 delege oyuna ihtiyacı varmış… Şaşırmıyoruz… Çünkü yalan, yine yalan…

Havuzcuların işbirliği yaptığı yalanlara göre, Genel Başkan konuşmadan kurultay başlamazmış… Bu da yalan… Hem de Ramazan eğlenceleri cinsinden yalan…

Çaresizlikten başvurulan bu komik yalanların referansı tabii ki önceki yalanlar… Hepsi nasıl boş çıktıysa, bunlar da öyle boş ve temelsiz…

Amaç belli… 19'unda toplanacak ve tıkanmış milliyetçi hareketin önünü açacak olan tüzük değişikliği kurultayını gölgelemek ve katılımı düşük tutmaya çalışmak… Bu yalan sahipleri şunu iyi biliyorlar: Diyelim ki, tüzük kurultayına 750 delege katıldı… Bu rakam o kurultaya katılmayıp, seçimli kurultayda değişim yönünde oy kullanacak olanlarla birlikte muhalif sayısın 900 civarında kesinleşmesi demektir… Bu da seçimli kurultayın nasıl sonuçlanacağına dair kesin fikir verecektir…

İşin özeti: Tescillemiş önceki yalanlarımız, şimdiki yalanlarımızın teminatıdır!.. Ve ancak bir çocuğun kafasındaki 'oyunu boz' traşı kadar ciddidir!..