Kutlu Işık

Abone Ol

                                                     

Görklü Tanrı insanı yarattı. Onu ırklara, ülkelere ve ailelere ayırdı. Ve kendi kaderlerinin içinde onları yolcu tayin etti.

Büyük komutanların askeri nizamına “acaba” denilmediği gibi, bu yüce komutanın da bizi içinde yarattığı beldelere “neden” demedik. Cihanın cengi bitmediği gibi onun yarattığı yeryüzü askerleri de hiçbir zaman eksilmedi.

Hayatın bir savaş sahnesi olduğu düşünülürse ki Türkler düşünür, Yüce Komutan, askerleri olarak bizleri yeteneklerimize ve şahsiyetlerimize göre konuşlandırdı.

Doğarız, güneş doğar. Hücum marşları ile büyürüz. Biz meydana çıkınca, dağda kurt gökte kartal aramaya gerek kalmaz.

Gizlenmek ve yere hafif basmak yaratılışımızda yoktur. Tanrı bize kendinden cesaret üflemiş. Yeryüzünde ilk katil ve ilk maktulün kardeş olduğunu unutmayız. Barış naralarına pek aldırmayız.

Zorbaya baş eğmek, kansıza havlu atmak, bileğimizi bükmeyi hayal dahi edemeyenlerin elini öpmek bizim mizacımızda yoktur.

Bedenimizin üzerinde bir başla yaratılmamız ne kadar tabii ise başımız dik olarak yaratılmamız da o kadar tabiidir.

Görklü Tanrı Türk’ü yarattı. Mevzi al, hücuma kalk dedi. Bunu duyması Türk’ün cümle zalime kafa tutmasına yetti.

Tanrı yere ve göğe sığmıyordu. Gel gör ki insanoğlu bunun farkında değildi. Kudretinden yeryüzüne bir ışık yolladı, Tanrı Türk’ü yarattı.

  Yıllar yılı Türkler, Tanrı düşmanlarıyla cenktedirler. Bu, onların Görklü Tanrı’ya vefasıdır.

Tanrı’ya sırt dayamış olmak ona rehavet kapılarını aralasa da kıymetli yüzüne tokat attırmayacak, değeri mutlak vücuduna kılıç sürdürmeyecektir.

Türk, Türklüğünü sever, çünkü Tanrı hediyesi.

Bazıları sanır ki zulüm unutunca yok olur. İyilik iddiası lüzumsuzdur. Öyleyse unutalım kimliğimizi, gecikmeyecek başımıza inecek balyoz.

Ruhundaki ağırlığı duyuyor musun? Selam olsun o kutlu ışığa, sana yol gösterecek olan odur. Tanrı içimizde bir meş’ale yaktı, sönmesine müsaade etmeyeceğiz.