Köşe Yazısı

Az Alacağız: Tutumluluk Neden Yeniden "Havalı" Oldu?

Ceren Can
Ceren Can
5 dk Sesli Dinle 1

Son bir yıldır sosyal medyada tuhaf bir tezat var. Bir yandan "haul" videoları, indirim linkleri, günde üç paket kargo... Diğer yandan ise tam tersi bir dalga: az tüketmenin, elindekini onarıp kullanmanın, hatta aynı kıyafeti yıllarca giymenin övüldüğü bir içerik akımı. Bu ikinci dalganın tesadüf olmadığını düşünüyorum; hem küresel ekonomik koşulların hem de bir nesil değişiminin ürünü. Ve bence üzerine düşünmeye değer.

"Underconsumption core": Züht değil, hesap kitap

TikTok'ta 2024 yazında ortaya çıkan ve "underconsumption core" (az tüketim estetiği) adı verilen akım, eskiyen saç kurutma makinesini değiştirmeden kullanmayı, tükenene kadar aynı makyaj ürününü bitirmeyi, nesilden nesile aktarılan mobilyaları içerik haline getiriyor. CNBC'nin haberine göre bu akım, tüketicilerin kendini giderek daha sıkışmış hissettiği bir dönemde popülerleşti; bir emlakçı bunu "orta sınıf olmayı romantize etmek" olarak tanımlamış. The Conversation'da yayımlanan bir akademik analiz ise trendin köklerini artan ekonomik baskı, sürdürülebilirlik kaygısı ve özellikle Y kuşağı ile Z kuşağını etkileyen sosyal baskılarla ilişkilendiriyor; yazarlar, finansal okuryazarlığı yüksek kişilerin agresif pazarlamaya kapılmadan ihtiyaçlarına uygun seçimler yapabildiğini vurguluyor — ki ben de tam olarak bunu düşünüyorum: mesele züht değil, hesap kitap.

Columbia Business School'dan ekonomist Brett House'un CNBC'ye yaptığı bir başka açıklamaya göre bu tür "az tüketim" dalgaları yeni değil; 1990'ların başında, 2000'deki dot-com çöküşünde ve 2008 krizinde de benzer akımlar görülmüş. Yani savunduğum bu yaklaşım bir kapris değil, makroekonomik koşullara bağlı döngüsel ve haklı bir tepki.

"Girl math" tuzağı
 

"Girl math" trendine — indirimden alınan bir ürünü "para kazanmak" gibi göstermeye, nakit harcamayı "harcama sayılmaz" diye yorumlamaya — hep mesafeli durdum. Kids' Money'nin haberine göre bu trend eğlence amaçlı çıkmış olsa da, kadınların matematik ve finansla arasının kötü olduğu klişesini pekiştirme riski taşıyor ve genç kadınları finansal okuryazarlıktan uzaklaştırabiliyor. The Muse'da yayımlanan bir başka yazı ise bu tartışmanın herkes için aynı şekilde geçerli olmadığını, finansal güvencesi olan kadınların bu şakayı daha rahat yapabildiğini belirtiyor. Bence eleştirinin odağı doğru olmalı: mesele şakanın kendisi değil, bu mantığın gerçek bütçe kararlarına sızması ve özellikle genç, deneyimsiz tüketicileri hedefleyen kredi kampanyalarıyla birleşmesi.

Üniforma giymek, karar yorgunluğunu azaltmak

Kendime bir üniforma yapmayı, yani birkaç parçayı tekrar tekrar giymeyi hep savundum ve bunun arkasında ciddi bir literatür olduğunu düşünüyorum. MIT'de ders veren ve Extreme Productivity kitabının yazarı Bob Pozen'e göre bir insan günde ortalama 10 ila 40 bin karar alıyor; her karar, sınırlı olan zihinsel enerjimizden bir pay çekiyor. Barack Obama, Vanity Fair'e verdiği bir röportajda sadece gri ya da lacivert takım giydiğini, ne yiyeceğine ya da ne giyeceğine dair kararları azaltmaya çalıştığını, çünkü alması gereken çok daha önemli kararlar olduğunu söylemiş. Steve Jobs'un siyah boğazlısı ve Zuckerberg'in gri tişörtleri de aynı mantığın örnekleri: görünüşle ilgili günlük seçim sayısını azaltıp o enerjiyi başka yere aktarmak. Benim de senede sadece iki abiye elbise ile dört yıl idare etmemin arkasında tam olarak bu düşünce yatıyor.

Yaşam tarzı enflasyonuna dikkat

Gelir arttıkça harcamanın da otomatik olarak şişmesi konusunda hep temkinli oldum ve finans literatüründe bunun bir adı var: "lifestyle creep" (yaşam tarzı enflasyonu). Fidelity'nin tanımına göre bu, kişinin geliri yükseldikçe harcamasının da yükselmesi ama tasarrufunun buna paralel artmamasıyla ortaya çıkan bir durum. U.S. News'te konuşan uzmanlara göre bu süreç genellikle sinsi ilerliyor: önce lüks olan bir şey, gelir arttıkça algıda "gereklilik" haline geliyor ve insan bunun farkına bile varmadan tasarruf oranını düşürüyor. CNBC Select'in haberinde finansal danışman Manisha Thakor'un vurguladığı nokta da tam olarak benim savunduğum şey: harcamanın artması sorun değil, artan gelirin hiçbir kısmının tasarrufa ya da yatırıma yönlendirilmemesi sorun.

Kendine ödeme yapmak

Para elinize geçer geçmez yatırım tutarını ayırmanız gerektiğine inanıyorum, çünkü ayırmazsanız zaten harcayacağınızı biliyorsunuz. Bu, finans dünyasında köklü bir prensip: "pay yourself first" (önce kendine öde). PNC Insights'ın açıklamasına göre bu yöntem, harcamalardan arta kalanı biriktirmek yerine, gelir gelir gelmez belirli bir yüzdeyi tasarruf ya da yatırıma ayırıp geri kalanla yaşamayı öngörüyor. NerdWallet'ın konuya dair yazısına göre bu yöntemin işe yaramasının temel sebebi, tasarruf kararını harcama anından önce, "para henüz soyutken" almış olmak — yani iradeye değil otomasyona güvenmek. Ben de maaşımın yattığı gün ödemelerimin otomatik gitmesini tam olarak bu yüzden tercih ediyorum.

Türkiye'de tablo nasıl?

Bunu sadece bir sosyal medya trendi olarak değil, yerel veriyle de okumak gerektiğini düşünüyorum. ING Türkiye'nin düzenli yürüttüğü Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2025 üçüncü çeyrek sonuçlarına göre 18-24 yaş grubunda tasarruf eğiliminde belirgin bir artış görülüyor. Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) tarafından yürütülen araştırmalarda ise kadınların finansal okuryazarlık artış hızının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiş — yani bir kadın olarak finansal özgürlüğümüzü elimizden bırakmamamız gerektiğine dair inancım, en azından yön olarak, veriyle örtüşüyor.

Sonuç: Estetik değil, alışkanlık meselesi

Bütün bu veriler bir araya geldiğinde vardığım sonuç şu: "az ve kaliteli almak", "kendine üniforma yapmak" ya da "önce kendine ödeme yapmak" gibi savunduğum ilkeler birer estetik tercih değil, davranışsal ekonominin de onayladığı, karar yorgunluğunu ve dürtüsel harcamayı azaltan somut mekanizmalar. Trend gelip geçebilir; ama altındaki mantık — sınırlı zihinsel ve mali kaynağı bilinçli yönetmek — her zaman geçerliliğini koruyacak.

Kaynaklar: CNBC, The Conversation, Kids' Money, The Muse, Fidelity, CNBC Select, U.S. News, PNC Insights, NerdWallet, ING Türkiye Tasarruf Eğilimleri Araştırması, FODER.

Bu Yazıyı Paylaş