Köşe Yazısı

Biz Neden Böyle Bir Durumdayız?

Özcan Pehlivanoğlu
Özcan Pehlivanoğlu
3 dk Sesli Dinle 1

"Rahmetli Bülent Ecevit eşi ile birlikte yaşadığı zorlu Londra günlerine ilişkin İngilizlerle ilgili yaptığı tespitleri hatıralarında anlatır. Hatta denilebilir ki, İngiltere'de gördükleri, gelecekte Ecevit çiftinin yaşam biçimini şekillendirmistir.

Ecevitler; İngiltere'de yaşadıkları süre içinde İkinci Dünya Savaşı'nda yerle bir olan İngiltere'nin nasıl ayağa kalktığına yakından tanıklık etmişlerdir.

Halbuki Türk toplumu, İngiltere'yi hep bir savaş galibi olarak görmüş ve yıkıma uğradığını pek düşünmemiştir. Ancak Ecevit'in hatıralarından anlıyoruzki, İngiltere'de bir çok ülke gibi savaş boyunca yıkıma uğramış ve savaş sonrasında değişen dengeler sonucu "süper güç" olma yeteneğini kaybetmiştir.

Bülent Ecevit eşiyle birlikte İngilizlerin toplum bilincinden çok etkilenmiştir. Bunu da şöyle anlatmıştır: "... İkinci Dünya Savaşı yeni bitmişti ve İngiltere'nin ekonomik sıkıntıları çok büyük ölçülerdeydi...Bir kaç yıldan beri her şey karne ile veriliyordu ve çok sınırlıydı. Orada İngilizlerin bütün sıkıntıları ortaklaşa yaşamaları, ikimizi de çok etkilemişti. Mesela bir iki karaborsa yiyecek dükkanı vardı, sadece yabancılar giderdi ama İngilizler gitmezdi. O toplum bilinci, sıkıntılara birlikte katlanma anlayışı mükemmeldi. Su kıtlığı vardı. Ama herkes bilirdi ki, İngiltere kralının ailesi de aynı kurallara uygun davranıyordu."

Bülent Ecevit :" Toplum bilinci ve dayanışmayı keşfetmiş bir halkın, savaş sonrası sıkıntılarını nasıl birlikte ve sosyal adalet anlayışı içinde göğüsleyebildiğini yakından gördüm. Darlığı olan bir ihtiyaç maddesinin sıkıntısına herkes şikayetsiz katlanırdı. Çünkü herkes; bir köylü de, bir işçi de, bir küçük memur da bilirdi ki, kendisi ne kadar et, peynir ya da yağ yiyebiliyorsa, kraliçe de, başbakan da, lordlar da o kadarını yiyebilmektedir. İngilizler savaş yıllarının ve savaş sonrasının ağır sıkıntılarına ve koca bir imparatorluğu yitirmenin yoksunluklarına rağmen kendilerini böyle bir toplum dayanışması içinde kalkındırabilmiş ve yeni koşullara ayak uydurabilmişlerdi." diye devam ediyor.

İşte bütün bunlara bana göre "İngiliz Milliği" denir. Şimdi bize dönüp bakacak olursak böyle bir millilikten söz edebilirmiyiz sorusunu sormak zorundayız.

Türkler ise yüzyıllardır hep savaştan çıkmış gibi yaşamakta ve sıkıntılar sadece fakir ve yoksul bırakılmış halkın üzerine yıkılmaktadır... Zengin ve yönetici sınıf keyif sürmekte ve halkla müreffeh yaşantısını paylaşmamaktadır.

Lafa gelince milliyiz ve milliyetçiyiz! Ne de olsa bu laflardan etkilenen bir halk var... Anlayacağınız başta ekonomi olmak üzere yaşadığımız sıkıntılardan kurtulabilmek için zihniyet devrimine ve bir "İngiliz Milliliği"ne ihtiyacımız var!

"Bugün ülkemizde görülen ağır fakirliği ne kadar paylaşabiliyoruz  sorusu Türkiye'nin gündemi olmalıdır." diye yıllar evvel yazmışız!

Ülkemiz başta ekonomi olmak üzere sosyal, kültürel, siyasi, ahlaki büyük bir buhran içinde...

En son  çok büyük bir "fon soygunu" ile karşı karşıyayız!

Yüzbinlerce vatandaşımızın parası iç edilmiş durumda.

Memleketi soymak için hırsızlar büyük bir dayanışma içinde...

İngilizlerin başta kraliyet ailesi olmak üzere yaptıkları dayanışmaya ve birbirlerine gösterdikleri saygıya bak bir de bizim içinde olduğumuz hâle bak!

Gerçekten yatacak yerimiz yok!

Nasıl düzelteceğiz?

Bu sorunun cevabını çok acil hepimiz bulmalıyız...

Özcan PEHLİVANOĞLU 

28 Eylül 2026 / Ankara

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Sorunun cevabı bizim bir millet değil ümmet olmamızdır. Bizdeki Türk Milliyetçiliği bile bir palavradan ibaret. Aslında hepsi ümmetçi. Bir çoğu ümmetçi olduğunun farkında değil. Türk Milliyetçisiyim diyor, biraz konuşunca ümmetçi olduğu açığa çıkıyor. Onlar ulus devlet, biz ise bir din imparatorluğunun artıklarıyız. Onlar gibi olmamız hiç bir zaman mümkün olmayacak. Türk Ulus Devletleri var. Daha da güçlenecekler. Teselli bulabileceğimiz tek şey de bu zaten.

Bu Yazıyı Paylaş