Köşe Yazısı

Bizi Haçan Başadüşeceksiz Qıymetli Azerbaycanlı Dostlar!

Kürsat Tecel
Kürsat Tecel
5 dk Sesli Dinle 2

Türkün kadim huylarından biridir; savaşta birlik oluruz barışta didişiriz.

2020 yılının tam da bu aylarında günümüzün yirmidört saatini cepheden gelen haberlere ayırmıştık. “Anadır Arzulara her zaman Karabağ” Türküsünü (Mahnısını) dinleyip gözlerimizden süzülen yaşları gizli gizli sildiğimiz günlerdi.

Azerbaycanlı haber sunucuları ağlayarak 3-5 köyün kurtarıldığını müjdelerken biz de Türkiye’den sevinç gözyaşlarına, hıçkırıklara boğuluyorduk.

22 Yaşında Şehit olan Xudayar Yusufzade bir tepenin eşiğinde “Vətən yaxşıdı” derken iliklerimize kadar vatan ve Türklük ile dolmuştuk. Karabağ uğruna Xudayar şehit oldu, dağ kadar cüssesiyle tek başına bir ordu olan Mübariz İbrahimov şehit oldu, binlerce kahraman Azerbaycan askeri şehit oldu ve Türkün Yüce Tanrısının yardımıyla Karabağ’da yeniden Azad oldu, yeniden vatan oldu.

Anadolu’nun büyük şairlerinden Mithat Cemal Kuntay ne diyordu? “Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır/ Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

Bebek, kadın, genç yaşlı, asker, sivil, Hazar’ ı kırmızıya boyayacak kadar masumun kanı pahasına Karabağ’da vatanların en büyüğü olmuştur öyleyse!

Tek başına ŞUŞA Muhaberesi bile destanların en büyüğü olarak anılmaya yeter de artar bile. Kayalık uçurumlardan mermilerin, roketlerin arasında tırmanan Alpler sayesinde tarihin gördüğü en büyük kahramanlık zaferlerinden birisini gördük.

44 gün boyunca, son yüzyılın Kürşadları cephe yarıyor, karış karış, köy köy, ilçe ilçe, il il, reyon reyon ve nihayetinde koskoca Karabağ’ı azad ediyorlardı.

Artsakh tarihin çöplüğünde kayboluyor, Natəvan’ın Karabağ’ı Şanlı Azerbaycan bayrağını onurla dalgalandırıyordu.

Savaşın hemen öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile Azerbaycan Ordusu büyük bir tatbikat gerçekleştirmiş, Türkiye tatbikat sonrası 2 adet F-16 savaş uçağını Azerbaycan’da bırakıp dönmüştü…Belli ki bir hazırlık vardı.

Doksanlı yıllardan bu yana Azerbaycan’ın rütbeli askerlerinin büyük bölümü Türkiye’de eğitim görmüş, TSK’nın askeri hiyerarşi ve ağır komando disiplini ile donatılmıştı. Azerbaycan askerleri de Mete Han’ın, Atatürk’ün askerleri olmuştu. Türkiye Azerbaycan’a istihbarat, lojistik ve taktik destekte bulunmuştu. Türkiye tarafından üretilen birçok yeni nesil savaş materyali Ermeni işgal ordusunun dağılmasına başat rol oynamıştı.

Savaşan Azerbaycan ordusu, Baş Kumandan “Ali Başkomandan” İlham Aliyev idi. Zafer Orduya ve Başkomutan’a aitti.

Türkiye üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmiştir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Tarihin geride bıraktıkları ayrı coğrafyalarda yaşayan büyük milletin birbirine olan bağlılığı ve sarsılmaz sevgisine şahit olmuştur. Azerbaycan kendisine yapılan iyiliği asla unutmaz. Bakü’de ki Türk şehitliği her şeyin şahidi olarak ortada duruyor. Çanakkale’de de Azerbaycanlı Şehitler orada yatıyor. Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu hiçbir zaman unutulmadı.

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’de deprem olduğunda Azerbaycanlı kardeşlerimizin gayreti ayrı bir gurur vesilesi olmuştur. Yerdeki döşeğine kadar arabalarına sarıp, çocuğuna ayırdığı bezi bile Türkiye’ye ulaştırmaya çalışan kardeşlerimizin yaptıklarını da hiçbir zaman unutamayız.

Ne oldu da son günlerde bu iki öz kardeşin arasında kırgınlık oluşmaya başladı?

Bu günleri maalesef ilmek ilmek ördüler!

Karabağ zaferinin dumanı sönmeden, şehitlerin yası bitmeden Türkiye merkezli, belli ki tasması birilerinin elinde olan bazı çevreler, özellikle sosyal medya aracılığı ile Azerbaycan zaferine gölge düşürmek için Zaferin Türkiye’ye ait olduğunu, “Siz de kim oluyorsunuz, biz olmasaydık Ermeniler sizi asardı, keserdi” demeye başladılar.

Biraz daha fazla takipçi sayısına ulaşmak için yapamayacağı kötülük kalmayan sosyal medya şebekleri fitne tohumunu eker oldu.

Aynı oyunun Azerbaycan’daki beslemeleri de boş durmadılar. Yaklaşık 6 yıldır ibretle takip ediyorum, Cephe uzağında, keyifle takipçi peşine düşmüş cahil ve hain ama bir o kadar da kurnaz olan bir kesim iki ülke içinde gece gündüz mesai harcadı, harcamaya da devam ediyorlar.

Türkiye’deki Arap sevici, Sünni mezhepçi, etnik özürlü, Ermeni, Rum-Pontus kalıntısı, hainler ve Azerbaycan’daki İran, Rus, İsrail ajanları ve Şia mezhepçileri fırsatı ganimete dönüştürmenin heyecanını yaşar oldular.

İçten içe kamuoyu oluşturmaya başlayan hainlerin beklediği fırsatlar da oluşmaya devam etti. Bu seferde İsrail’in Filistin’de yaptıkları Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin arasındaki en tehlikeli argüman oldu.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail başbakanı Netenyahu konuşurken Azerbaycan Maslahatgüzarı 3. Kâtibi nasıl olur da salonu terk etmez? Türkiye’deki hain ve Cahiller bunun peşine düştüler.

En büyük gerilimin sebebi ise İran’ın Azerbaycan’ı karıştırma çabasına karşı Azerbaycan Devleti İlk-Orta mektepte başörtüsünü (Hicabı) yasakladı (qadağa goydu). Oysa ki Üniversite ve diğer kamu alanlarında hicap serbesttir. 7 Yaşındaki bir çocuk kendi rızası ile mi örtünür, kendi rızası ile mi hareket eder ki, özgürlükten yaşam tarzında bahsediyoruz.

Maalesef Türkiye Cumhuriyeti yönetiminde temsil noktasında olan bazı isimler de mevcut trol ve hain propagandanın kurbanı olarak yanlış yaptılar. Girmemeleri gereken topa girdiler.

Azerbaycan’ın trolleri de boş durmayıp bu cahillere cevap yetiştirmeye çalışıyorlar. Yazının başlığındaki gibi ifade edeyim; Bakın Güzel Azerbaycanlı kardeşlerimiz, Kurban olduklarım, biz ve bizden öncekiler yüz yılı geçkin bir süredir bu cahillere laf anlatmaya çalışıyoruz ve halen bir milim yol alabilmiş değiliz. Bırakın boş boş konuşup dursunlar, şunlara pirim yaptırmayın…Nefesinizi boşa tüketmeyin, bizi ne vakit anlayacaksınız!

Belki bu yazıyı okurlar diye şu cahil ve hain sürüye de Azerbaycan-İsrail meselesine azıcık girip çıkayım. Gerek işgal günlerindeki direnişte gerekse Karabağ Zaferi’nde İsrail’inde katkısı var. Tane tane anlatayım; Ermenistan’ın değil Azerbaycan’ın safında yer aldılar nokta Topraklarında 35 Milyon Azerbaycan Türkü yaşayan İran, Ermenileri destekledi nokta Yıllardır, Filistin Ermenileri destekledi nokta Arap Ülkeleri Ermenileri destekledi nokta Bunların tamamı PKK’yı destekledi nokta

Ayrıca, Azerbaycan- Yahudi ilişkisi köklü bir geçmişe sahiptir. Kuba’da Kırmızı Kasaba’da tamamını Yahudilerin oluşturduğu bir nüfus yaşamaktadır. Birçok Yahudi kızı Azerbaycanlı bir aileye gelin gidip aile kurmuştur. Azerbaycan toplumunun Yahudilere müsbet bakışı bu sebeplere dayanmaktadır.

Şunu da ilave ederek bu yazıyı sonlandırayım;

Azerbaycan hiçbir ülkenin doğudaki bir vilayeti değildir.

Hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale etmesine rıza göstermez, müsaade etmez.

En büyük dost ve müttefiki Türkiye’dir ama başkalarının telkin ve tavsiyesi ile dost ve düşman seçmez.

Sünni-Şii-Yahudi-Hırıstiyen-Ateşperest… Talış, Lezgi, Türk, Kürt her kimse Azerbaycan’da huzur içinde yaşamaktadır.

Türkiye’de yıllardır bizim uykumuzu kaçırdınız, huzurumuzu bozdunuz, Eyyyy cühûlet ordusu Azerbaycan’ı size yedirtmeyiz.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • ADSIZ

    Arapdan birşey olmadığı gibi arap yahudisinden de (seferat) bir şey olmaz Bu gün israili yönetim kadrosu eşkanez dir yani Hazar Türküdür Abd iki milyon aile prof rıçhat Türk topluluğu vardır soy isimleri Türkçedir gen taraması ile kesinleşmiştir kıpçak genlilerdir İsrailin azerbaycana yardımı rasgele değildir İçimizdeki Bop cular kendilerine baksınlar Bu güne kadar M emin rasulzadeyi tanıttılar ama Narmanovu bu millete anlatmadılar komünüst döneminde görev aldığı için Kurtuluş savaşında karşılıksız para silah yardımı yapmış yine Erzurumun ötesi rus işgalinde iken o bölgede gürcü ermeni kürt toprak kazanma kavgasıda o bölde yaşayan Türklere gıda ve silah yardımları yaparak Türk milletini ezdirmemiştir bedelinide türkçü olduğu için stalin tarafından kurşuna dizdirmiştir

  • Alp Demir

    Ellerinize sağlık. Bizim İsrail ile papaz olmamızın hiç bir anlamı yok. Azerbaycan düşmanı Filistinin cehenneme kadar yolu var. Hak ettiğini bulmuştur. Keza İran da öyle. Ama dediğiniz gibi, gel gör ki, biz bizlikten çıkmış olduğumuzdan ve bin yıldır eteklerimize dolanıp, bizi durmadan ilkel yobazlıklarına, etnik safsatalarına çekiştirip duranlardan paçamızı bir türlü kurtaramadığımızdan yanlış ata oynayıp duruyoruz. Orta Doğunun pisliklerinden ihanetten ve gericilikten başka kim ne fayda görmüş ki, biz bunları içimizden bir türlü söküp atamadık. Söküp atamadığımız için de bir arpa boyu yol gidemedik. Ufukta da bir ışık görünmüyor maalesef. Azerbaycan Türkü ile Türkiye Türkünün arasını hiç bir güç açamaz. Türklerin birliğinden en çok korkanların da bu ülkede kimler olduklarını hepimiz bilmekteyiz. Türkiye'de ne kadar Türk düşmanı varsa, hepsi aynı anda harekete geçiyor. Azerbaycanlı kardeşlerimizin bunları bilmesi ve aynı akıbete uğramamak için bütün tedbirlerini almasını sonuna kadar destekliyoruz. Her daim yanınızda olacağız.

Bu Yazıyı Paylaş