Köşe Yazısı

Erdoğan'a yetki devri yapan Özgür Özel'i Yeni Parti'de böyle al aşağı edebilirler

Ali Özyiğit
Ali Özyiğit
2 dk Sesli Dinle 1

Siyasette en tehlikeli an, tabanın açık iradesiyle genel merkezin tercihi çatıştığı zamandır.

Son günlerde yaşananlar tam da bu tabloyu ortaya koyuyor.

Çerçeve yasa olarak anılan düzenleme, süreci yönetme yetkisini büyük ölçüde tek bir isme devrediyor. Bu düzenlemeye destek verenler, partinin geniş kesimlerinde ciddi bir hayal kırıklığı oluşturdu.

Parti üyelerinin ve seçmen tabanının ezici çoğunluğu bu adıma karşı çıkarken, bazı üst düzey isimler ve genel merkez çizgisi farklı bir tutum sergiledi.

Mansur Yavaş’tan Dilek İmamoğlu’na, birçok milletvekilinden saha örgütlerine kadar uzanan bir “hayır” cephesi oluştu. Buna rağmen verilen destek, partinin uzun süredir biriktirdiği ivmeyi zedeledi.

Daha önce “büyük hata yapılmazsa birinci parti olunur” denilen noktadan, rakip partinin yeniden öne geçtiği bir tabloya gelindi. Bu kırılma, sadece bir yasa oylaması değil; güven ve temsil meselesidir.

Genel başkanın geri adım sinyalleri verse de, asıl sorun yetki devrinin kendisine verilen onayda yatıyor.

Erdoğan’a bu denli geniş bir alan açan bir düzenlemeye “evet” demek, muhalefet iddiasını zayıflatır. Çünkü güven üzerine kurulan her yetki devri, ileride kontrol edilemez sonuçlar doğurabilir.

Parti içi demokrasinin kuralları değişti: Artık delege sistemi yerine doğrudan üye iradesi belirleyici. Bu yeni düzende, tabanın sesini yeterince duymayan bir liderlik, ilk olağan kurultayda ciddi bir sınavla karşılaşır. Geçmişte benzer kırılmaların nasıl sonuçlandığı herkesin malumu.

Aynı süreçte başka partilerin de benzer bir “evet” tutumu sergilemesi, kamuoyunda başka tartışmaları da alevlendirdi. Özellikle bazı çevrelerin bu yaklaşımları, ahlaki ve siyasi sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirdi.

Muhalefet, Saray’a ve mevcut iktidar anlayışına karşı net duruş sergilemek zorundadır. Bu duruş, sadece söylemde değil, kritik oylamalarda da kendini göstermelidir.

Tabanın yüzde doksanına yakın kısmının itiraz ettiği bir adımı savunanlar, partinin vizyonunu daraltma riskini göze almış demektir.

Hata yapılabilir; asıl erdem, hatayı kabul edip düzeltme cesaretini göstermektir.

Aksi halde hesap, sandıkta ve kurultay salonunda sorulur.

Parti üyelerinin kurultayda oy kullanıp genel başkanı seçeceği Yeni Parti'de, Özgür Özel Sezgin Tanrıkulu'nun kuyruğuna takılmaya devam ederse parti üyelerince al aşağı edilir.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Sezgin Tanrıkulu'nun o partinin üyesi olması bile yeterlidir. O sinsi yılanın olduğu yerden asla hayır çıkmaz. Terörist sevicisi ve terörist cenazesi fetişisti bu herifin partiden atılması gerekiyor. Gerçi artık gerek kalmadı. Bu aşamadan sonra bellerini doğrultamayacaklar. Hayır oyu veren 54 vekilin, eğer akılları varsa İyi partiye geçmeleri gerekir. Geçmezlerse Yeni Partide çürüyüp giderler. Millet artık tek bir hatayı bile af etmiyor. Eski günler yok artık. Tek bir hata işi bitirir. İyi Partinin de artık şu eşit yurttaşlık lafını kullanmayı bırakması gerekiyor. Bunu defalarca ikaz ettik. Bir kere daha etmeyeceğiz.

Bu Yazıyı Paylaş