Hilafetin kaderi ile TüRK’ün kararı…
İslam tarihine şöyle bir temaşa ettiğimizde hilafet makamının üç kere Türk’e düşmanlık ettiğini, Türk milletininde üç kere hilafeti kaldırıldığına şahitlik ediyoruz..
İlkinde; Abbasi halifesi Mu’tasım, Türk Moğol Hakanı Hülagu Han'ı şöyle tehdit ediyor:
"Bize saldırırsan Allah'ın laneti üzerine olur. Allah bize yardım eder ve yeryüzü sarsılır,
zira Türkleri öldürmek vaciptir."
diye övünç dolu tehditler savurmasına rağmen
Hülagu Han saldırır ve Bağdat'ı fethedip Mu’tasımı esir alır. Hülagu Han halife ile dalga geçer sonra da onu halıya sarıp atlara çiğneterek idam ettirir… Yani Allah Mu’tasım’ın dediği gibi halifeye değil bilakis Türklere ve Moğollara yardım etmişti…
Böylece büyük Türk Moğol Hakanı Hülagu Han, halifeliğin köküne kibrit suyu döktü…. Bir
Müddet sonra hilafet “hile-i şeriye” ile sembolik olarak memlüklülere geçti…
İkincisini Yavuz Selim... Yavuz Selim gerçekte kendisini hiçbir zaman halife ilan etmemişti; Halifeyi İstanbul'a getirip hapsetti. Sonra hırsızlık yaptığı için onu Hicaz'a sürdü ve halife orada öldü. Böylece halifelik tarihe karışmış ve “hadimül haremeyn” ünvanı kullanılmasına rağmen bir müddet sonra defakto olarak yeniden Halife ünvanı kullanılmaya başlanmıştır… her zaman olduğu gibi yine amacı dışına çıkarak sadece Halife’ye konfor alanı olmaya devam etmiştir… 1700’lü yıllardan sonra batıya karşı güç gösterisi için yeniden kullanılan Halife ünvanı özellikle 2.Abdülhamid döneminde sıkça kullanılmıştır…
Halifeliği üçüncü ve son kez kaldıran da Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretleridir….
Hilafet tam üç kez kaldırılmıştır; tuhaf ve şaşırtıcı olanı ise üçünde de Türk liderler tarafından kaldırılmış olmasıdır…
Belliki Türk milleti yaşadığı sürece İSLAM yaşayacak, TÜRK milleti güçlü oldukça İSLAM’da güçlenecek ancak TÜRK milleti yaşadıkça hilafet yaşayamayacak;
Çünkü halifeliğin üzerinde ehlibeytin bedduası var…
Çünkü hilafetin üzerinde Kerbela'da katledilen İmam Hüseyin'in kanı var…
Çünkü hilafetin üzerinde 80 yıl ehlibeyte küfrettirilmesinin günahı var…
Çünkü hilafetin üzerinde Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal hakkında idam fetvaları verenlerden dolayı TÜRK milletinin AHI var…
En netice olarak; tarihi
İstatistikler ışığında görüyoruz ki; Hilafeti savunmak hem İSLAM'a hemde TÜRK’lüğe tezat oluşturmaktadır..!!
Yazarın Diğer Yazıları
- NATO’dan tavşan çıktı…
- 3 Mayıs Türkçüler Günü
- İran-İsrail Savaşı Sonrası Yeni Dönem ve İran Türklerinin Stratejik Rolü/durumu
- Trump’a önerim…
- NEVRUZ Türkistan’da ortak milli bayram ilan edilmeli
- Cumhuriyet’e ve kurucularına saldıranlara belgeyle hatırlatma
- PKK İLE MÜZAKERE VE DEVLET AKLI
- Türkiye, Suriye’de stratejik mevzii kaybına girdi
Yorumlar
- Alp Demir
Ne Hz. Muhammedin ne de sonrasında halifeler ile ilgili olan şeylerin hiç birisinin bir ispatı yok. Tamamı anlatıdan ibaret ve her iki ya da üç taraf (kaç taraf olduğu bile belli değil), kabileler itişmesinin acıklı manzarasını kendi tarafından anlatmış. Kimin doğru söylediği, kimin yalan söylediği belli olmayan işler. Üstünden geçmiş 1500 yıl. Hiç kimse kimin haklı, kimin haksız olduğunu söyleyecek durumda değil. Onların arasındaki bu kabilecilik itişmesi bizim niye derdimiz oluyor? Derdimiz olsa neyi ispat edebileceğiz. Bunlar abesle iştigal. Sadece hilafet değil, bu gün din diye önümüze konulan şey hepten Türklüğe tezat !! Kendine Türk Milliyetçisiyim diyen bir partinin genel başkanı çıkmış kadınlara ayrı okul, ayrı üniversite istiyor. Şimdi bu Türk olmanın neresinde var ? Bırak onu islamın bile neresinde var? Bu bir arap geleneği. Sonra araplaştınız deyince kızıyorlar, bal gibi arapsın !!
- Ali Özyiğit
Üstadım keşke yazınıza Hazreti Ömer ile bu sözde halifeler bir mi? Mümürün emirin derlerdi onlara diye halife demezlerdi deseydi. Ben diyeyim bunları size ilave olarak.
