Köşe Yazısı

Milliyetçilik Slogan Değil, Medeniyet İnşa Etme İradesidir

Kaptan Mustafa Can
Kaptan Mustafa Can
2 dk Sesli Dinle 6

Tarih bize açık bir hakikati defalarca göstermiştir:

Bir milletin en güçlü değerleri, eğer günübirlik siyasetin aracı haline getirilirse, o değerler milletin yükselişine değil, ayrışmasına hizmet etmeye başlar.

Nasıl ki siyasal İslam, inancı birleştirici bir manevi zemin olmaktan çıkarıp siyasi rekabetin bir aparatı haline getirdiğinde, toplum içinde yeni fay hatları oluşturduysa; bugün benzer bir risk, “siyasal milliyetçilik” adı altında kendini göstermektedir.

Milliyetçilik; bir siyasi slogan değil, bir tarih şuurudur.

Milliyetçilik; seçim kazanma yöntemi değil, bir medeniyet devamlılığı refleksidir.

Milliyetçilik; kalabalıkları galeyana getirme sanatı değil, milletin geleceğini inşa etme sorumluluğudur.

Ancak bugün görüyoruz ki, milliyetçilik çoğu zaman içi doldurulmayan hamasi söylemlerin, sert nutukların ve günü kurtarmaya yönelik siyasi reflekslerin gölgesinde kullanılmaktadır.

Oysa gerçek milliyetçilik; nutuk atmak değil, fabrika kurmaktır.

Gerçek milliyetçilik; slogan atmak değil, adalet tesis etmektir.

Gerçek milliyetçilik; öfkeyi büyütmek değil, devleti büyütmektir.

Bakınız, eğer bir ülkede milliyetçilik söylemi güçlü ama ekonomi zayıfsa, burada milliyetçilik inşa edici değil, oyalayıcı bir araç haline gelmiştir.

Eğer milliyetçilik dilde güçlü ama eğitim sisteminde kalite düşüyorsa, burada milliyetçilik gelecek üretmiyor demektir.

Eğer milliyetçilik kürsülerde güçlü ama liyakat yok edilmişse, burada milliyetçilik milletin değil, dar kadroların çıkarına hizmet ediyor demektir.

Tarihimiz bize gerçek milliyetçiliğin nasıl olduğunu göstermektedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği; slogan değil, kurum üretmiştir.

Sanayi tesisleri kurmuştur.

Eğitim reformları yapmıştır.

Bilimi esas almıştır.

Devlet aklını güçlendirmiştir.

Çünkü gerçek milliyetçilik; bağırarak değil, inşa ederek yapılır.

Türk milliyetçiliği hiçbir zaman reaksiyoner bir ideoloji olmamıştır.

O, bir medeniyet projesidir.

Bir devlet kurma iradesidir.

Bir gelecek tasavvurudur.

Ancak milliyetçilik partilerin dar siyasi çıkarlarına hapsedildiğinde, üst kimlik olmaktan çıkar ve dar bir siyasi etiket haline dönüşür. Bu da milliyetçiliği büyütmez, küçültür.

Bugün sormamız gereken temel soru şudur:

Türk milliyetçiliği, siyasi iktidarların geçici bir aracı mı olacaktır?

Yoksa Türk milletinin kalıcı bir medeniyet inşa projesi mi olacaktır?

Eğer hedef medeniyet inşası ise, o zaman hamaset değil strateji konuşmalıyız.

Öfke değil akıl konuşmalıyız.

Slogan değil üretim konuşmalıyız.

Çünkü gerçek milliyetçilik; milletin tamamını kucaklar.

Gerçek milliyetçilik; ayrıştırmaz, birleştirir.

Gerçek milliyetçilik; geçici zaferler değil, kalıcı devlet gücü üretir.

Ve unutulmamalıdır ki:

Milliyetçilik siyasallaştıkça küçülür, ilkeleştikçe büyür.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Kesinlikle katılıyorum. Sonuç yine dönüp dolaşıp Atatürk'e çıkıyor. Onun medeniyet anlayışına değil sadece, aynı zamanda onun keskin iradesine ve taviz vermez tavrına çıkıyor. Taviz vermeyeceksin. Günü kurtarmak adına verilen taviz bir zaaftır ve her zaafın bir bedeli vardır. Bir ileri iki geri ile bu iş olmuyor. Türkün medeniyet anlayışına direnenleri acımadan temizleyeceksin. Atatürk budur. Ve unutulmaması gereken bir şey de Türk Milletini ancak ve ancak bir Türkün yönetebileceğidir.

  • Hakan Ayaz

    Sonuna kadar katılıyorum...

  • Süleyman Can

    “Eğitim reformları yapmıştır.“ yanlıştır ve ayrıştırıcı olmuştur. Bunun dışında güzel bir yazı.

  • Mustafa ișeri

    Bravo kaptan

  • İsmail KILIÇASLAN

    Katılıyorum Sayın Kaptan Mustafa Can Milliyetçilik: slogan atıp boş boş konuşmak değil, çözüm üretip icrat yapmaktır

Bu Yazıyı Paylaş