Ahmet Hakan ile İlahiyatçı İhsan Şenocak mahkemede pis kapıştılar!

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, İhsan Şenocak ile mahkemede yaşadığı diyalogları anlattı.

Ahmet Hakan ile İlahiyatçı İhsan Şenocak mahkemede pis kapıştılar!

Hakan, Şenocak'ın avukatıyla mahkeme başkanı arasında bir ihtilaf çıktığını belirten Hakan, "Bu tartışma Tarafsız Bölge’de yaşansa bayağı reyting alırız' diye içimden geçirdim" dedi.

Bakırköy Adliyesi'nde gerçekleşen ve İhsan Şenocak ile arasındaki davayı anlatan Ahmet Hakan, hakim ile Şenocak'ın avukatı arasındaki tartışmayı anlattı.

Hakan, "Bu tartışma Tarafsız Bölge’de yaşansa bayağı reyting alırız' diye içimden geçirdim" ifadelerini kullandı.

Ahmet Hakan'ın ilgili yazısı şu şekilde:

"Pantolon giymeyi hayâsızlıkla eşdeğer tutuyordu adam.Yetmiyor, buna göz yuman babalara da dil uzatıyordu.Çok bozulmuştum bu yaklaşıma.Ve iki yıl önce bir yazı yazıp ağır bir dille eleştirmiştim kendisini.Yaptığının üniversiteli genç kızlara ve babalarına yönelik onursuzca bir saldırı olduğunuifade etmiştim.Mahkemeye başvurmuş, ’Bana onursuz dedi, bana şerefsiz dedi, bana hakaret etti, hapis cezası verilsin’ diye.Savcı da bu başvuruyu kabul edip hakkımda dava açmış.İddianame tanzim edilmiş ve yargılama devam etmiş.İşte bu yargılamanın son aşamasında kendimi Bakırköy Adliyesi’nin duruşma salonlarından birinde buldum.Mahkeme başkanı hâkim, hemen yanında Cumhuriyet savcısı, benim avukatım, Şenocak’ın avukatı, mübaşir, yazıcı...Hepsi tamamdı.Yazılı bir savunma sundum mahkemeye...Fakat Şenocak’ın avukatı, ’Dinimizi anlattığı için müvekkilime hakaret etti’ türü sözler sarf edince...Tam ’İtiraz ediyorum sayın hâkim!’ diye yerimden fırlayacaktım ki...Fazla Amerikan filmi izlemenin etkisi altında olduğumu fark edip sustum.Ancak sona doğru hâkimin ’Bir diyeceğiniz var mı?’ sorusu üzerine...‘Evet, var’ diyebildim.Ve şunları söyledim:‘Ben kimseye dinimizi anlattı diye hakaret etmedim. Ben dini anlatma kisvesi altında pantolon giyen genç kızlara ve onların babalarına yönelik hayâsızlık suçlamasının bir hayâsızlık ve bir onursuzluk olduğunu söyledim. Söylediklerim şahsa yönelik değil, şahsın yaptığı işe yöneliktir.’Hepimizde maske vardı.Bu nedenle...Sözlerimin salonda bulunanlar tarafından nasıl karşılandığını anlayabilmem mümkün olamadı.Kendimi boşluğa konuşuyormuş gibi hissettim.Mahkeme salonunda her şey sistemin öngördüğü biçimde işlerken...Bir ara Şenocak’ın avukatı ile mahkeme başkanı arasında bir ihtilaf çıktı.Bu ihtilaf nedeniyle...Uzun uzun tartıştılar.Sırf bu nedenle duruşma uzadıkça uzadı.Ben de sanıklara ayrılmış bölümde ve tabii ki ayakta durarak bu tartışmayı izledim.Polemik öyle büyüdü ki...‘Bu tartışma Tarafsız Bölge’de yaşansa... Bayağı reyting alırız’ diye içimden geçirdim.Hadi itiraf edeyim:Bir ara ’Size sonra geleceğiz avukat bey, şimdi söz hâkim beyde’ falan diye moderatörlük yapmayı bile düşündüm.‘Profesyonel deformasyon’ dedikleri bu olsa gerek."

YORUM EKLE