Muhsin Yazıcıoğlu

Türk siyasi hayatında iz bırakan önemli isimlerden Muhsin Yazıcıoğlu gençlik dönemimizin rol modellerinden biriydi. Rahmetli ile 1979 yılında Ankara Bahçelievler 3. Caddede Misk binasına bitişik MHP Genel merkezinde tanıştım.

 Mahir Damatlar, Mehmet Güçlü, Cabbar başkan, Yaşar Yıldırım , Hasan Çaglayan, İsmail Saka, Erdem Şenocak, Ahmet Yıldız, Zekı Okunakul , Hasan Basri Coşkun, lokman Abbasoğlu, Yılma Durak daha ismini hatırlayamadığım bir avuç cengaver, Türkiye’nin dört bir tarafını kurtarılmış bölge ilan edip, orak çekiçli Sovyet bayrağıyla donatmaya çalışanlara karşı şanlı bir mücadele verdiler..

18 yaşında genç biri olarak dönem bu ekibin sekretaryasını çaycılığını hizmetçiliğini yapma şerefinde bulundum, son nefesime kadarda şerefle bu gururu inşallah taşıyacağım. O gün yorgan altına saklanıp camiye gitmekten korkanlar bu gün maalesef bedel ödemeden bol keseden mücahitlik taslıyorlar.

 Rahmetli Yazıcıoğlu ile Bahçelievler’de 3. ve 7.caddede birkaç defada aynı evde kaldık. Beraber gece geç saatlere kadar sohbet ettiğimiz oluyordu, rahmetli yüksek ahlaka sahipti, konuşurken tane tane konuşur, muhatabının yaşını bilgisini ayırmadan herkese değer verir dinler sohbetlerde ses tonu karşısındakinden yüksek olmazdı.

 Beraber yemek menusu olarak birkaç defa bahçeli karakolunun bitişiğindeki bakkaldan zeytin ekmek, domates salata alıp yediğimiz oldu. Aç kalsa açlığını hissettirmez eline geçeni muhtaca ulaştırmaya çalışır, mümin kardeşini nefsine tercih eder, fedakâr saygılı pırıl pırıl bir Anadolu çocuğuydu.

12 Eylül bizleri etrafa savurmuştu, yedi yıl Mamak zindanlarında işkence ile geçmiş yıllar sonrası 1987 yılında Muhsin Yazıcıoğlu da tahliye olmuştu, o yıl yasaklı siyasilerin durumu referanduma götürülmüş, siyasi yasaklarda nihayet kalkmıştı.

Siyasi yasaklar kalkınca Alpaslan Türkeş’in MÇP de genel başkan olması 4 Ekim 1987 de Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kurultayı yapılarak sağlandı, o kurultayı Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile salonunun geri tarafında beraber yan yana izleyerek katıldık. Salonda yeni genel idare kurulu listesi anons edildi, Bilge EROL isminde bir hanım birkaç tanımadığımız camia dışında isimde yetkili kurullarda yer alınca rahmetli başını sağa sola sallayıp üzüntüsünü ifade etti.

O gün kurultayda Genel başkanlığa Alpaslan Türkeş’in seçilmesini gururla izlemiştik fakat Muhsin Yazıcıoğlu listede camia dışından bazı isimlere sıcak bakmamıştı ve kendisi zamanla haklı çıktı o isimler kısa sürede rüzgârın yönüne göre bir bir uçup gittiler.

Ankara’ya gidişlerimde kendisini her zaman ziyaret etmeye çalıştım, benim gazeteci olarak birikimlerimden yararlanmak istediğini söylerdi,  fakat ben Ankara’ya gitmeye üşendim kısmet olmadı.,

Rahmetliyi bir iki defa Adıyaman’a davet ettim geldi, misafirim oldu. Vefatından 10 gün önce Adıyaman’a geldi beni ziyaret edeceğini telefon edip söylemesine rağmen, o gün beni ziyaret etmesin diye özel gayret edip başarı gösterenlere de hakkımı helal etmiyorum, rahmetli o gün o duvarı aşıp ziyaretime gelemediği için içi buruktu, giderken beni Gaziantep havaalanından arayıp hakkımı helal etmemi  istedi ve rahmetli ile öyle helalleştik.

Rahmetlinin kazaya kurban gittiğine Türkiye’de inanan bir vatandaş yok, yakın arkadaşlarından bir kısmı camiaya ‘bu bir kazadır’ diye ısrar

YORUM EKLE