ABD yönetimi Erdoğan'a neden öfkeli?

Yeniçağ yazarı Arslan Bulut’tan dikkat çeken bir yazı geldi.

ABD yönetimi Erdoğan'a neden öfkeli?

Yeniçağ yazarı Arslan Bulut, “ABD yönetimi Erdoğan'a neden öfkeli?” Başlığıyla önemli bir yazı kaleme aldı.

Bulut’un yazısı şu şekilde:

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Erdoğan-Biden görüşmesi yakınlaşırken, Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nda soruları cevaplandırdı. Amerika'nın Sesi'nde yayınlanan habere göre komisyonun başkanı Demokrat Senatör Robert Menendez, "Türkiye, Kıbrıs'ı ve münhasır ekonomik bölgesini tehdit ettiğinde, Libya ile giderek kimse tarafından tanınmayan ama Yunanistan'ın münhasır ekonomik bölgesine müdahale eden bir ekonomik bölge ilan ettiğinde, Azerbaycan üzerinden Ermenistan'a karşı saldırgan davranışlara karıştığında, uluslararası hukuku sürekli ihlal ediyor... O zaman Erdoğan idaresi altındaki Türkiye'ye karşı neler yapıyoruz? 'Erdoğan idaresi altındaki Türkiye' diyorum çünkü bu Türkiye halkıyla ilgili bir şey değil ama kesinlikle lideriyle ilgili.." şeklinde bir soru yöneltti.

***

Blinken, bu kaygıları paylaştıklarını Biden-Erdoğan görüşmesinde bu konuların gündemin en üst sırasında yer alacağını söyledi ve "Birçok bakımdan Türkiye bir NATO müttefikinin davranması gerektiği şekilde davranmıyor. Sadece Rusya'dan S-400 alımı değil, bunun de ötesinde, Doğu Akdeniz'da atılan adımlar derinden rahatsız edici" diye konuştu.

Blinken, Ankara'nın "Kıbrıs"ın münhasır ekonomik bölgesi olarak gördüğü sulardan gemilerini çekmesi ve sondaj faaliyetlerine son vermesini ise olumlu bulduklarını belirtti. Tabii "Kıbrıs" derken adayı bir Rum adası olarak gördüklerini de açıklamış oluyor!

Blinken bunun yanında Türkiye'yi "Batı'ya çapalanmış şekilde" kalmasını ve diğer bazı kritik meselelerde aynı safta olmasını sağlamanın da çıkarlarına olduğunu vurguladı.

***

Bu konuşmalardan anlaşılan şudur: ABD de tıpkı AB gibi "Batı'ya çapalanmış" ve Batı'nın her dediğini yapan bir Türkiye istiyor. Türkiye kendi millî çıkarlarını korursa, Batı, yani ABD ve AB rahatsız oluyor.

Türkiye adına Blinken ve Menendez'e verilecek cevap, "ABD neden Türkiye'ye NATO müttefiki gibi değil de düşman gibi davranıyor? Mesela, ABD, Irak'ın kuzeyinden sonra Suriye'nin kuzeyinde de neden kukla devlet kurmaya çalışıyor? ABD, neden Türkiye'ye yönelik saldırılar düzenleyen PKK terör örgütüne ve Suriye'deki uzantısı olan PYD'ye fiilen destek veriyor? ABD, neden, Türkiye'yi üslerle kuşatma altına alıyor? ABD, Türkiye'nin güvenliği için hayati derecede önemli olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni ortadan kaldırmak için neden baskı yapıyor?" tarzında olabilirdi... Fakat daha görüşmeye giderken Amerikan şirketi Cargill'in Türkiye'de ürettiği tatlandırıcı kotasını yüzde yüz artırabilme yetkisi almak, ABD'yi bu tür pazarlıklarla ikna etmeyi düşünmek Türkiye'ye yakışmaz!

ABD, bu tür tavizleri her zaman istemiş ve almıştır ama buna rağmen Türkiye politikasını hiç değiştirmemiştir.

ABD'nin devlet politikası haline getirdiği Büyük Orta Doğu projesi, yani Büyük İsrail projesi, 22 İslam ülkesi ile birlikte Türkiye'nin da parçalanarak küçültülmesini ve kukla bir devlet haline getirilmesini öngörüyor!

***

Tayyip Erdoğan ise ABD ile birlikte uyguladığı, Arap Baharı, Suriye ve Ege politikalarıyla bu projeye önemli katkılarda bulunmakla birlikte, Doğu Akdeniz, Libya ve Azerbaycan'da devlet kararlarını uygulamaya çalışmıştır. Mısır konusunda da ABD ile ayrı düşmüştür.

Şimdi, "Erdoğan, neden ABD'nin bütün isteklerini yerine getirmiyor?" dercesine Türkiye'nin çıkarlarını korumaktan vaz geçmesini istemeleri, akıl ve mantıkla izah edilebilir bir durum değildir! ABD'yi yöneten zihniyet, Türkiye'nin intiharı demek olan kararları, Türkiye'yi yöneten insanlardan bekliyor!

Türkiye'de kim iktidar olursa olsun, ABD'nin bu saçma beklentilerini karşılayamaz. AKP iktidarı, Büyük Orta Doğu Projesi'ne uygun adımlarını, "Büyük Osmanlı geliyor" diye anlatarak AKP'ye oy veren kitleleri oyaladı ama şimdi bütün veriler gösteriyor ki artık oyun bitti!

YORUM EKLE