AK Parti parçalanma sürecine girdi! AK Parti- CHP koalisyonu mu geliyor?

Ali Tarakçı Onuncu Köy'de Çağlar Cilara'nın sorularını yanıtladı.

Akit Tv programcısı Ali Tarakçı şu açıklamayı yaptı "  Türkiye ekonomisi ve Türkiye yönetilemez hale gidiyor.

Türkiye eninde sonunda IMF ile masaya oturacak ve aynı zamanda bir erken seçim olacak.

Merkez Bankası geçen gün bir veri yayınladı.  Merkez Bankası'ndaki rezervler ile ilgili 12 Nisan tarihli dolar rezervi 12 milyar dolar bu 12 milyar doların yanında da 65 milyar dolar bankalarda bulunuyor.

IMF ile masaya oturacağı ve erken seçimin gerekçelerinden bir tanesi de 2019 yılında Türkiye'nin ödediği toplam dış borcu 173 milyar dolar civarında olduğunu bunun Türkiye'nin ve ithalat ihracat dengesi açısından ekonomi kötü bir sürece doğru gitmesi açısından kendi iç kaynaklarıyla ödeyemeyeceğini ve bugün itibarıyla hukuktan ve demokrasiden uzak kutuplaşma ile beraber dışarıdan kaynak bulamıyoruz.

Para bulamıyoruz yabancı sermaye fırsatını bulduğu anda kaçıyor ve en önemlisi de uzun vadeli borçlar bulamıyoruz.

IMF'den başka bir çare ve seçeneğinin de olmadığı açıkça gözüküyor.

Şimdi böyle bir noktada sayın Erdoğan yerel seçimler sonucunda bir partiye gidiyor ama şöyle de bir gerçeği var Cumhur ittifakının aldığı toplam oy %50 2. Sayın Bahçeli'nin hesabını da devreye sokacak olursak AK Parti'nin oy oranı 33.5 civarında.

Şimdi hem ülke ekonomisinin geldiği nokta hukuksuzluk da adaletsizlik de geldiğimiz nokta yerel seçimler üzerine İstanbul'da yapılan itirazlar kimi kesimlerce AK Parti'nin iktidara seçimle devre etmeyeceği konusunda kaygının kuvvetlenmesine sebep oldu.  Bunların hepsini bir bütün olarak baktığımızda

Türkiye'nin Erdoğan'ın MHP'nin ve ekonomi ile birlikte küçüldüğünü görüyoruz, bu küçülmeye yönelik olarak da MHP ile olan koalisyonun ya da işbirliğinin ya da Cumhur İttifakının sorunları çözmek den uzak olduğunu aynı zamanda, Türkiye'deki ortamı gerginleştirdiği, aynı zamanda uluslararası sermaye ve çevrelere güven vermediğini çok net bir şekilde gördüğünü düşünüyorum.

Buradaki en büyük olay 7 haziran 2015 seçimlerinden sonra Ahmet Davutoğlu'nun yapmak istediği gerçekleştirmek istediği ama Erdoğan'ın son anda müdahale ettiği CHP- AK parti koalisyonu bugün itibariyle koşulları yoktur.

AK Parti'nin MHP dışında bir parti ile ittifak yapması mümkün değildir, ancak bu ittifak yeni bir erken seçimle bozulabilir. Erken seçim kararının bile problemi çözeceğini düşünmüyorum, çünkü mevcut sistem buna müsait değil erken seçim kararını da sorunları çözeceğini düşünmüyorum." dedi

PROGRAMIN TAMAMI

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2019, 23:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
Türkiye'nin Halleri
Türkiye'nin Halleri - 3 ay Önce

Bir habere göre, bazı Akp lilerin yeni "kahraman"ı, Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Sarıgün, inek hırsızlığından da hapis yatmış!

IYI parti Çubuk
IYI parti Çubuk - 3 ay Önce

Akp dagilma surecine girmistir Milleti ayaga kaldiracak care Millet ittifakıdır

Gidişat
Gidişat - 3 ay Önce

Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, bugünkü "Türkiye ittifakı'na ne oldu?" başlıklı köşe yazısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye siyasetini denetim altında tuttuğunu ifade ederek "Ak Parti her gün biraz daha "Başka bir parti" olmaya doğru gidiyor." diye yazdı.

Taşgetiren, "Ak Parti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerken stratejik bir hata yaptı ve kendisini önce yüzde 50 artı 1’e, oradan da MHP’ye mahkum hale getirdi" dedi.

"İşin içinde olanlar "Mecburiyet" psikolojisi ile kendilerine yüzde 50 artı 1 imkanı sunan herkese yaklaşabilirler, ama Ak Parti’yi, "Türkiye siyasetinde demokratik açılımın ana omurgası olmak üzere" kodlayanlar, içten içe yanarlar." diye yazan Taşgetiren'in yazısının ilgili kısmı şöyle:

Şunu yazmam lazım:

- Bu ülke hep birilerinin gidemeyeceği, gittiğinde linç ile karşılaşacağı köyler, kentler, bölgeler haline gelirse işte asıl vatana yönelik cinayet budur. Asıl “Beka”ya karşı ihanet budur.

Kim kimi işaretleyip, yok edilmesi için karar verebilir bir hukuk devletinde?

Şu an, "Kılıçdaroğlu gitmeseydi oraya" çığlıkları atanlar, yatıp kalkıp, Kılıçdaroğlu’nun oradan sağ kurtulduğuna şükretsinler. Değil canına bir şey olması, yüzünde yumruğun morartısı ile dünya medyasına fotoğraf verilseydi bile, ülkemizin ve iktidarda bulunan kadroların savunması için bu medya yetmezdi…

Şunu bir yere yazalım: Ak Parti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerken stratejik bir hata yaptı ve kendisini önce yüzde 50 artı 1’e, oradan da MHP’ye mahkum hale getirdi.

"Bahçeli, Türkiye siyasetini denetim altında tutuyor."

Bunu MHP’liler "Liderlerinin siyaset ustalığı" gibi, siyasi yorumcular da "Ak Parti için derin kırılma anı" olarak okuyabilirler.

Ak Parti her gün biraz daha "Başka bir parti" olmaya doğru gidiyor.

İşin içinde olanlar "Mecburiyet" psikolojisi ile kendilerine yüzde 50 artı 1 imkanı sunan herkese yaklaşabilirler, ama Ak Parti’yi, "Türkiye siyasetinde demokratik açılımın ana omurgası olmak üzere" kodlayanlar, içten içe yanarlar.


Bakın bir, Mustafa Şentop başka konuşuyor Meclis’te, Naci Bostancı başka konuşuyor, Ömer Turan başka konuşuyor, merhum şehit Erol Olçok’un eşi Nihal Olçok başka konuşuyor… Bir de Bahçeli, Soylu konuşmalarına bakın… Bu söylemle paralel üretilen sosyali, yazılısı, görseli ile iktidar eksenindeki medya diline bakın…

Aklı selim. Lütfen aklı selim… Gidiş iyi gidiş değil.

SIRADAKİ HABER