AY-YILDIZ Hareketi Kurucular Kurulu Üyesin Ayla Ülük'ten dikkat çeken öneri!

AY-YILDIZ Hareketi Kurucular Kurulu Üyesinden Ayla Ülük'ten dikkat çeken öneri geldi.

AY-YILDIZ Hareketi Kurucular Kurulu Üyesin Ayla Ülük'ten dikkat çeken öneri!

Ay-Yıldız HAREKETİ’nin kuracağı Atatürkçü Çizgide Türk Milliyetçisi Partinin Kurucular Kurulu Üyesi Av.Ayla ÜLÜK’ün “Zümrüdü Anka Eylem PLANI” önerisini açıkladı.

İŞTE O EYLEM PLANI:

ZÜMRÜDÜ ANKA ACİL EYLEM PLANI ÖNERİSİ:
06.08.2021
Av.Ayla Ergüven ÜLÜK

“ZÜMRÜDÜ ANKA” ACİL EYLEM PLANI, Küllerinden Doğacak Büyük Türkiye için;  TÜRKİYEMİZİN  DERHAL Bu Planlamayı yaparak,  İLAN ETMESİ ve  UYGULAMASINI Fetö-PKK ve gayrı milli siyaset ihaneti dayatmalarına karşılık önermekteyiz!!!

Genel bşr şikayet şudur; YANGIN FELAKETİNDE ASKER NİÇİN ETKİN GÖREV ALMADI ? Cevabı hukuken nettir.EMASYA PROTOKOLÜ İPTAL EDİLDİĞİ İÇİN...

EMASYA NEDİR?
EMASYA PROTOKOLÜ NİÇİN KALDIRILDI?
KALDIRILMASI YERİNE SİVİL OTERİTEYİ GÜÇLENDİRECEK YASAL DÜZENLEME YAPILARAK GÜÇLENDİRİLMELİYDİ!

SEFERBERLİK TETKİK KURULLARIDA GÜNCELLENEREK ÖDEVLENDİRİLMELİDİR!

STRATEJİK GÖÇ MÜHENDİSLİĞİNE KARŞI ETKİN TEDBİRLER ALINMALIDIR!

Türkiye yaşadığı Yangın ve sel felaketlerinde koordinasyonu kaybetmiş,gerekli tedbirleri zamanında alamamış bir Devlet görüntüsü verdi.

Doğrusu İktidarı temsil eden Cumhur İttifakı ve muhalefeti temsil eden Millet İttifakı(Sarı muhalefet) iç siyasal polemik ve kayıkçı kavgasına girişmiştir.Bu nedenle Türkiye’nin karşısında duran  sorunlara doğru teşhisi koyamadıkları gibi çözümü bu konuda da üretememişlerdir...

Oysa FETÖ ihaneti ile geçmişte EMASYA Protokolleri İptal edildi,Seferberlik Tetkik Kurulları kaldırıldı,Stratejik Göç mühendisliği ile ülke işgalci sözde sığınmacılara açıldı.

Bu yangınların hedefi de bu kapsamda değerlendirilerek, bu konu milli bir seferberlik içinde bizim küllerinden yeniden doğmaya işaret ettiğimiz üzere “ZÜMRÜDÜ ANKA EYLEM PLANI” ivedi yapılmalı ve uygulanmalıdır.

ZÜMRÜDÜ ANKA EYLEM PLANI Önerimiz şöyledir:

1-  Sivil otoritenin güçlendirildiği EMASYA PROTOKOLÜNÜN yeniden yasallık kazandırılmasını öneriyoruz(İzahı aşağıda kapsamlı yapılmıştır).

2- İlaveten Arınç’a suikast yalan haberi ile ifşa edilen ve ortadan kaldırılan  Seferberlik Tetkik Kurulları da olası doğal ve fiili iç-dış tehditlere karşı da Devlet içinde eşgüdümü sağlayacak ve hazırlığı yapacak şekilde güncellenmelidir.

3- Türk soylular hariç olmak üzere Türkiye’de ki bütün sığınmacıların öncelikle serbest dolaşımları iptal edilmeli.Sığınmacı kamplarına alınarak geldikleri yerlere geri gönderilmeleri sağlanmalıdır.

4- Sığınmacılara AB’nin gönderdiği yardımlar dışında verilen bütün yardımlar derhal ve koşulsuz kesilmelidir.

5- Bu sığınmacılara oy ve siyasal rant uğruna verilen vatandaşlık,çalışma,serbest dolaşım vb bütün haklar Türkiye’nin yaşadığı olağanüstü durum,mücbir sebep gerekçe gösterilerek derhal iptal edilmelidir.

6- Hertürlü Sosyal Devlet yardımları salt Türk milletine özgüllenmeli ve sığınmacılara verilen bütün hibe yardımlar kesilerek, yangından zarar gören Türk vatandaşlarına verilmelidir.

7- Maliye ve Hazine,Sağlık,Tarım ve Ormancılık,Turizm,Çevre ve Şehircilik,Milli Eğitim,Milli Savunma ve İç İşleri Bakanlıkları arasında ZÜMRÜDÜ ANKA ACİL EYLEM PLANI eşgüdüm esasları planlanıp,uygulamaya sokulmalıdır.

8- Bir taraftan felaketin yaraları kamusal yarar ön planda tutularak sarılmalı ve tazmin edilmelidir.Diğer yandan bir daha aynı felaketlerin yaşanma olasılığına göre alınacak tedbirler uygulamaya sokulmalıdır.

9- Ege ve Akdeniz Adacıkları ve Adalar derhal silahlandırılmalı olası iç-dış tehditlere karşı Mavi Vatan doktrini ile Zümrüdü Anka Eylem PLANI eşgüdümlü hale getirilmelidir.

10- Orman yangınları ve felaketler ile ilgili ilgisi olan kişilerin Fiili cezalarına ilaveten mali cezalar için de gerekirse yasal düzenleme yapılarak,malları müsadere edilerek Hazineye irat kaydedilmelidir. ve MÖHUK kapsamında ki yasal soruşturma ve davaların sorumlusu Devletlerin ekonomik yaptırıma tabi tutulması İle ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

11- Türk vatandaşlık yasası yeniden düzenlenerek Türk soylular hariç,  vatandaşlık verilmesi koşulları fiilen ve madden ilave Kamusal yarar koşullarına  bağlanmalıdır.

12- Verilen vatandaşlık,çalışma ve seyahat hakları Türkiye’nin geçirdiği doğal afetler gerekçe gösterilerek yeniden gözden geçirilerek,karar ihdas edilene kadar süresiz iptal edildiği duyurulmalıdır.

13- Felaketlerden etkilenen bölgelerde Zümrüdü Anka Eylem PLANI Uygulama sahası içinde olduğu tespiti ile Hibe krediler ve sosyal yardımlar külliyen bu bölgelere ve Türk milleti faydasına kullandırılmalıdır.

14- Kıbrıs ve Mavi Vatan da ki Türk milletinin hakları BEKA sorunu kabul edilmeli ve Zümrüdü Anka Eylem Planının Balarıya ulaşması için Kıbrıs Türkiye’ye derhal ilhak edilmelidir.

15- Girit üzerindeki yasal haklarımız derhal Yunanistan’dan talep edilmelidir.

16- Kuzey Suriye ve Kuzey Irakta Federatif bir Türkmen Devleti kurulmasının tarihi,coğrafi,demografik gerekçeleri izah edilerek, bu Devletin kurulması gerekiyorsa TC Devleti tarafından  fonlanmalıdır.

Ana hatları İle önerilerimiz bu şekildedir.

Aşağıda EMASYA PROTOKOLLERİ ile ilgili alıntı bir yazıdan paylaştığımız Bilgilendirme ve önerilerimizi sunuyoruz...

Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu 11/d maddesi gereğince alınması gereken müşterek tedbirlere ilişkin protokole kısaca "EMASYA" denilmektedir.

EMASYA Protokolü, "Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma" ifadelerinin kısaltılmış halidir. 

İş bu Protokol 27 maddeden oluşarak, askere şehirlerde toplumsal olaylara müdahale imkanı tanımaktadır. Böylece teröre ilişkin şüphe olduğu durumlarda olaylara asker müdahale edebilmektedir.

Fakat söz konusu Protokol sadece terör olaylarına ilişkin toplumsal olaylarda askerden yardım alınmasını düzenlememiştir.

İlaveten sel, yangın ve doğal afet gibi durumlarda ilçe veya illerde yeterli müdahale kuvvetinin bulunmadığı durumlarda keza askerden sivil bir kontrol ile yardım alınmasını düzenlemiştir.

İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında 07 Temmuz 1997 tarihinde imzalanmıştır. İl İdare Kanunu’nda yapılan değişiklik ile askerin, polisin yetersiz kaldığı durumlarda toplumsal olaylara müdahalesine yönelik zorunlu bir düzenlemedir.

Fakat darbeye zemin hazırladığı ileri sürülerek GETÖ propagandasına uyum gösteren iktidarın kararı İle , 2010 yılında terörle mücadelede etkinlik gerekçesiyle iptal edilmiştir.

14 Temmuz 2016 tarihinde 6722 sayılı yasa ile tekrar yürürlüğe giren Emasya Protokolü Türk Silahlı Kuvvetlerine, mülkü amirlere bilgi vermeden operasyon yapma yetkisi vermiştir. Bu yetki 15 Temmuz 2016 hain darbesinde kötü niyetle yorumlanarak kullanıldığından etkisini amacına aykırılıktan yitirmiştir.

Diğer bir ifadeyle 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbeden sonra protokol, asıl amacına uygun kullanılmadığı ve milli güvenlik bakımından, sorun teşkil ettiği gerekçesiyle yeniden yürürlükten kaldırılmıştır.

EMASYA Protokolünün amacı askere, Valiliğin izni ile şehirlerdeki toplumsal olaylara müdahale etmektir. Şehir merkezlerinde yaşanan toplumsal olaylarda gerekli istihbaratın asker ile paylaşılmasını gerekli olduğunu dile getiren bu protokol, daha sonrasında askeri darbelere zemin hazırladığı iddiası protokolü diğer amaçlar hiçe sayılarak kaldırılmasına sebep olmuştur.

Fakat Protokolün 4. maddesinde her türlü terör ve toplumsal olayları tanımlarken yalnızca bu protokolün terör ve benzeri durumlarda uygulanma alanı olduğuna ilişkin bir zorunluluğun olmadığı aksine son dönemlerde Ülkemizde yaşanan yangın, sel ve doğal felaket gibi durumlarda da ilçe ve illerde gerekli kuvvetin bulunmamasından ve iş birliği ile koordinasyonun kurulmamasından kaynaklı kamu düzenin sağlanamadığı ve bu afetlerin önüne geçilemediği aşikardır.

Kanaatimizce hukuk standartları çerçevesinde düzenleme revize edilerek yangın, sel ve doğal afet gibi durumlarda İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın kamu düzeninin sağlanabilmesi için koordineli halde iş birliği faaliyetlerinde bulunmaları ve kuvvet kullanmakla birlikte kuvvetin kaydırılmasıyla emir-komuta ilişkini özenle uygulamaları gerekmekte ve tedbirlerin ortaya konulması gerekmektedir.

Böylece bu birliktelik ile  görev ve yetki alanları oluşturulduğu takdir de sorumluluğun  müşterek halde uygulanacak tedbir ile ortadan kaldırılacağı dikkate alınmalıdır.

Sel, yangın veya doğal afetin yaşandığı bölgede Valiliğin kontrolünde kalmak kaydıyla sivil bir hakimiyet ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünden yararlanılması askeri kontrolü gündeme getirmeyecektir.

Çünkü hakimiyet sivil bir kontrol olduğundan milletimize aittir.

 Aksine bu yönde bir koordinasyon ile birlikte iş birliği sağlanmış olup kamu düzeni tesis edilecektir ve sorun yaşanan mahalde sel, yangın veya doğal afet birlikte kullanılan kuvvet ile bertaraf edilerek kamu düzeni yeniden sağlanmış olunacaktır.

Türk milletinin şefkati ile birlikte olaylara böylece müdahale edilebilecektir. Sonuç olarak Protokolün amaç dışı düzenleme dışında uygulanmaması ile birlikte hedefe ulaşılabilecektir.

Demek ki EMASYA Protokolü bir takım cuntacının kötü niyetli emelleri dahilinde kullanılmaz ise Ülkemizde yaşanan sel, yangın ve doğal afet gibi durumlarda zaman veya yer bakımından sınıflandırılmaya tabii tutulmaksızın vazifesini ve görevini sivil bir hakimiyete teslim eden milletimiz bu gibi toplumsal yıpranmaya sebep olan durumlarda, tedbirleri alarak müdahalenin yapılması mümkün olacaktır.

Kaynakça
Genelkurmay Başkanlığı İle İçişleri Bakanlığı Arasında 5442 Sayılı İl İdare Kanunu ‘11/D Maddesi’ Gereğince Alınması Gereken Müşterek Tedbirlere İlişkin Protokol

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2021, 16:10
YORUM EKLE