Bahçeli ve Kılıçdaroğlu aynı noktada buluştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçim barajının düşürülmesini ve Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesini talep etti. Bu konuda son sözü ise Erdoğan söyleyeceği bildirildi. Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi de yazısında bu konuya değindi.

banner311
Bahçeli ve Kılıçdaroğlu aynı noktada buluştu

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi’nin 20 Mayıs’ta yayınlanan yazısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçim barajının düşürülmesini ve Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesini talep ettiğini yazdı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim barajının düşürülmesini ve Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesi yönündeki çağrısına AKP’den henüz olumlu veya olumsuz bir yanıt gelmedi.

AKP’nin kuruluşu sırasında parti programında yer almasına rağmen daha sonra programdan çıkardığı ve bugüne kadar adım atmadığı anti demokratik seçim barajı konusunda somut bir çalışma yok.

Selvi, 20 Mayıs’ta yayınlanan yazısında Bahçeli’nin çıkışı ve seçim barajı tartışması hakkında şunları yazdı:

"Önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçim barajının düşürülmesini ve Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesini istedi. Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun, Babacan ve Davutoğlu partilerinin seçime girmesi için milletvekili verebileceği yönündeki açıklamasına sert tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu’nu milletvekili pazarı kurmakla suçladı. Daha sert tepki ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Milletvekili pazarı kuranlar, terör örgütleriyle ittifak yapanlar için yolun sonunun geldiğini söyledi.

Bunlar siyaseten söylenmiş bir söz olamazdı. Belli ki bunun bir siyasi sonucu olacaktı. Acaba seçim barajının düşürülmesi ve Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesi yönünde bir çalışma var mı diye kulisleri yokladım.

Henüz başlamamış. Ama bu başlamayacağı anlamına gelmiyor.

Seçimlerde barajı aşamayacaklarını düşünen partiler, ittifak kurup ‘Voltran’ı oluşturuyor. Ayrıca yüzde 1’lik partiler de böylece Meclis’e girme şansını yakalıyor.

Ayrıca seçim barajı bir demokrasi eksikliği. O nedenle düşürülmeli. Ben Bahçeli ve Erdoğan’ın bu çıkışı durup dururken yaptıklarını zannetmiyorum."

KILIÇDAROĞLU "YÜZDE 10 SEÇİM BARAJI DEMOKRASİYE DARBEDİR"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tele 1 televizyonu canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, geçmişte İYİ Parti'nin seçime girmemesi için kumpas kurulduğunu ve bunu vekil transfer ederek kırdıklarını belirterek "Şimdi büyük bir ihtimalle Deva ya da Gelecek Partisi için böyle bir kumpas kurulursa biz demokrasiye kurulan kumpası bozmakla görevliyiz. Bunu bir demokrasi görevi olarak kabul ediyoruz." dedi.

"YÜZDE 10 SEÇİM BARAJI DEMOKRASİYE DARBEDİR"

Gelecek Partisi ve Deva Partisinin yapılacak bir seçime katılamama olasılığı bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, "Darbelere, darbecilere karşı çıkıyorum" diyenlerin darbecilerin getirdiği hukuka da karşı çıkması gerektiğine değindi. Kılıçdaroğlu, "Yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Darbeciler, Kenan Evren ve arkadaşları getirdi. Neden bunun arkasında duruyorsun? Yüzde 10 seçim barajı demokrasiye darbedir aslında. Milletin oyu Parlamento'ya olduğu gibi yansısın istiyoruz, makul bir düzeye çekelim, yüzde 5 mi, yüzde 2 mi yaparsın..." dedi.

Bütün siyasi partilerin TBMM'de temsil edilmesini istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, yüzde 1 oy alan parti genel başkanının bile TBMM'de olması gerektiğine vurgu yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu, bunun için gerekirse TBMM'de "Türkiye milletvekilliği" diye ayrı bir bölüm açılabileceğini, yüzde 1 oy alana 1, yüzde 2 oy alana 2 milletvekili verilebileceği önerisinde bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:"Erdoğan darbe hukukunun arkasına sığındığı için ve darbecilerin getirdiği yasaları ek yasalarla tahkim ettiği için yeni bir siyasi partinin Parlamento'ya gelmesini istemiyor.

İYİ Parti için de kumpas kurdular, seçimlere girmemesi için altyapı oluşturdular ama biz onu kırdık. Şimdi büyük bir ihtimalle Deva ya da Gelecek Partisi için böyle bir kumpas kurulursa biz demokrasiye kurulan kumpası bozmakla görevliyiz. Bunu vicdani, ahlaki ve bir demokrasi görevi olarak kabul ediyoruz. O partilerin tamamı bizim rakibimiz ama demokrasilerde rekabet ahlaki kurallar içinde, eşit kurallar olmalı.

Bir iktidar partisi, muhalefet partilerine, seçime girecek bir partiye kumpas kurup, 'Onu acaba demokrasinin, siyasetin dışına nasıl atabilirim.' arayışına giriyorsa korkudan giriyordur. Biz 'Milletvekili vereceğiz, şunu yapacağız, bunu yapacağız' diye bir taahhütte bulunmadık. Böyle bir şey doğru da değil zaten.

Ben Gelecek Partisinin Genel Başkanıyla da Deva Partisinin Genel Başkanıyla da bu konuları hiç konuşmadım. Sadece sorular üzerine yanıt verdim. Eğer demokrasiye karşı böyle bir kumpas kurulursa bu kumpası çözmek bizim görevimizdir. Bu aynı şekilde İYİ Parti'nin de Saadet Partisinin de Demokrat Partinin de görevidir. Eğer bir siyasal parti halkın oyuna başvurmak istiyorsa en büyük hakem halksa seçmense bırakın seçmen kimi tercih ediyorsa etsin. Bundan niye korkuyorsunuz?

Çünkü iktidardan gideceklerini biliyorlar. Millet İttifakı olarak bunları göndereceğiz."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.