DP Genel Başkanı Gültekin Uysal “ABD’nin PKK liderlerinin başına ödül koyması zaytung haberi gibi!”

Demokrat Parti Genel Başkanı Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, ABD’nin PKK’lı teröristlerin başına ödül koyması hakkında bir açıklama yaparak bunu samimiyetsiz buldu.

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal “ABD’nin  PKK liderlerinin  başına ödül koyması  zaytung haberi gibi!”

Uysal “ABD’nin bir yandan PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’ye binlerce tır silah yardımı yapıp bir yandan PKK liderlerinin başına ödül koyması zaytung haberi gibi!“ABD’nin aldığı bu karara göreceli olarak olumlu diyebilsek de, ikircikli bir tavrın ve muhtemelen daha büyük bir plan ya da gizli bir mutabakatın ürünüdür”dedi.

Genel Başkan Gültekin Uysal, yaptığı yazılı açıklamada “Rahip Brunson meselesi ve ısrarla devam eden PYD’ye yardım meseleleri ile gerilen bir dönemin ardından bu kararın alınması düşündürücüdür” diyerek daha büyük bir plan veya gizli bir mutabakatın ürünü olduğunu ifade etti.

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Zamanlama çok manidar”

“ABD Dışişleri Bakanlığı, “Rewards for Justice (Adalet için Ödül)” programı kapsamında PKK’nın lider kadrosundan üç teröristin, kimlik ya da yer tespitini mümkün kılacak bilgiler karşılığında para ödülü vereceğini açıkladı. Bakanlık, Murat Karayılan için 5 milyon dolar, Cemil Bayık için 4 milyon dolar ve Duran Kalkan için 3 milyon dolar ödül koydu.

PKK'yı 1997 yılında yabancı terör örgütü olarak kabul eden ABD hükümetinin 2001 yılında da PKK’yı "Küresel Terör Unsurları" listesine aldığını bilinmekteyiz.

21 yıl sonra, Reza Zarrab ve Hakan Atilla davaları, yani Halkbank üzerinden İran ambargolarının delinmesini konu eden davalar, akabinde iktidara göre ajan olduğu tescillenen ancak ne hikmetse salıverilen Rahip Brunson meselesi ve ısrarla devam eden PYD’ye yardım meseleleri ile gerilen bir dönemin ardından bu kararın alınması düşündürücüdür.

“İkircikli bir tavır”

Bir taraftan sınırımızda PYD’nin silahlı kanadı YPG ve YPJ ile devriye gezen, fütursuzca PYD ile işbirliğinin devam edeceğini söyleyen ABD, bir taraftan da sanki ayrı iki örgütmüş gibi PKK’nın sözde liderleri hakkında “kelle avı” başlatmıştır.

ABD’nin aldığı bu karara göreceli olarak olumlu diyebilsek de, ikircikli bir tavrın ve muhtemelen daha büyük bir plan ya da gizli bir mutabakatın ürünüdür.

“PYD, PKK ile yalnız ismen farklılık göstermektedir”

Öncelikle bilinmesi gereken; “PYD’nin PKK ile bağının yalnız ortak hakim sahalarda iş tutmaları olmadığı, parti olarak lanse edilen bu örgütün tüzüğünde bebek katilinin felsefesinden gurur duymak ve bu felsefeye bağlı olmak, onun esaretten kurtarılması için milli, ahlaki ve insani bir görev olarak mücadele etmek” şartlarının bulunduğu gerçeğidir.

2013 yılında Çözüm Süreci adı verilen süreçte bugünkü iktidar sahiplerinin “ellerini kollarını sallayarak” silahları ile sınırların dışına çıkmasına müsaade ettiği PKK’lı teröristlerin desteği ile bugünkü halini alan PYD, PKK ile yalnız ismen farklılık göstermektedir.

“Bayram değil seyran değil!”

ABD, PKK’ya uslu ol demekte, güya bir ödül avı düzenlemekte, İran’a yönelik ambargodan küstahça bizleri muaf bırakmakta, muhtemelen bu yolla sürekli ismini değiştirdiği ancak PYD çatısı altında faaliyet gösteren terörist unsurların Suriye’deki varlığını bizlere kabul ettirmeye çalışmaktadır.

Dileğimiz, yetkililerin bu zokayı yutmamasıdır. Çok bilinen bir şekilde “Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü” diye sormak gerekir!

ABD’nin aldığı kararda samimi olduğunu ispatının bir yolu, kendi ülke sınırlarında bulunan başta FETÖ elebaşı olmak üzere ülkemiz aleyhine çalışmış tüm teröristlerin iade edilmesi, PYD’nin PKK’nın bir kolu olduğunun kabul edilmesi, sınırımızda kendi destekleri ile ortaya çıkan terör bölgesinin temizlenmesi ve bir ülke düsturu haline getirdikleri “terörizmle mücadele”de “senin teröristin/benim teröristim” anlayışından vazgeçilmesidir.

ABD, İran’a yönelik aldığı ambargo kararını durdurma şartlarında saydığı “terör örgütlerine desteğin geri çekilmesi” konusunda kendisi de samimi davranmalı, PYD’ye ve bölgedeki diğer terör unsurlarına yardım etmeyi bırakmalıdır.

ABD “dostu yoktur çıkarları vardır” sözünü geçersiz kılacak bir fırsata erişmiştir.”

YORUM EKLE