Milli Savunma Bakanı Akar "Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 15 bin 166"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "24 Temmuz 2015’te başlayan operasyonlarla birlikte bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 15 bin 166 oldu" dedi.

Milli Savunma Bakanı Akar "Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 15 bin 166"

Milli Savunma BakanAkar, yazılı ve görsel basının Ankara temsilcileri ile Milli Savunma Bakanlığı’nda düzenlenen iftarda bir araya geldi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bakan Akar, Türkiye’nin çevresinde önemli gelişmelerin, çatışmaların, belirsizlik ve istikrarsızlıkların olduğuna dikkat çekti. Birlik ve beraberliğin önemine değinen Bakan Akar, "Ülkemiz, milletimiz için ne yapmamız gerekiyorsa, görevimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.

ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORUZ" DİYE KONUŞTU.

780 bin kilometrekare vatan toprağı, 462 bin kilometrekare "Mavi Vatan" ile bunların hava sahalarının korunması ve kollanması için faaliyetlerini aralıksız sürdürdüklerini kaydeden Bakan Akar şunları kaydetti:

"82 milyonluk asil milletimizin güvenliğini, rahatını, huzurunu sağlamak için gece-gündüz, dağ-bayır demeden çalışmalarımız devam ediyor. Mehmetçik her türlü gayreti göstererek yeri geldiği zaman ter, yeri geldiği zaman kan dökerek kendisine verilen görevi ciddiyet ve samimiyetle yerine getirmeye çalışıyor."

Türkiye’nin hudutlarına ve halkına karşı ciddi risk, tehdit ve tehlikelerin olduğunu söyleyen Bakan Akar, şöyle devam etti:

"Bunlara karşı mücadelemizi aralıksız sürdürüyoruz. Bunun birincisi FETÖ. Çünkü en tehlikeli düşman, en yakın düşmandır. FETÖ’nün içimizden temizlenmesi için elimizden gelen gayreti gösterdik, göstermeye devam ediyoruz. FETÖ ile ilgili 15 Temmuz’dan itibaren bugüne kadar 16 bin 677 ihraç var. 7 bin 335 personel hakkında adli, idari işlem devam ediyor. Ayrıca Bakan onayı ile 1567 personel de idari sebeplerle Silahlı Kuvvetlerle ilişiği kesildi. Bu mücadele bitti mi? Hayır, bitmedi, devam ediyor. Nasıl devam ediyor? Tamamen içinde bulunduğumuz kurallar çerçevesinde. Kurallar da, yeni bilgi, belge veri çıktığı takdirde yargı ile koordineli, ilgili komutanlıklarla koordineli bir şekilde bunların gereği aksaksız, eksiksiz, aynı tempo, şiddetle yapılıyor. Bakanlık olarak olayları yakınen takip ediyoruz, yasal yönden, idari yönden yapılması gereken ne varsa bunların aksaksız ve eksiksiz Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki bütün kurum, kuruluş ve birliklerde aynı şekilde, şiddetle, tempoda yapılması için her türlü tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz. Burada bir farklılık, bizim buna müsaade etmemiz söz konusu değil."

Bakan Akar, diğer tehdidin terör örgütü PKK/YPG’nin olduğunu vurgulayarak "PKK’nın YPG’den hiçbir farkı yok. Kandil sözde bir karargah. Orada sözde liderleri var. Bu sözde liderler bulundukları sözde karargahtan YPG,PKK adı altında ne kadar terörist varsa bunların hepsini yönetiyorlar. Bunun manası YPG eşittir PKK" şeklinde konuştu.

DEAŞ’a karşı da mücadelenin devam ettiğini de kaydeden Bakan Akar, "Coğrafya ne kadar milletlerin kaderiyse Türkiye de bu coğrafyanın kaderidir. Bunu herkes kabul edecek. Bunun dışında yaklaşım sağlıklı bir yaklaşım değildir, barışı, huzuru, getirmez" ifadesini kullandı.

Akar sözlerini şöyle sürdürdü:

"Peygamber ocağı olarak da bilinen ordumuz aklın ve bilimin ışığında, anayasa çerçevesinde, yasalar doğrultusunda, gece-gündüz demeden ’Ölürsem şehit kayırsam gazi’ anlayışı içinde ciddiyet ve samimiyetle ülkemizin birliğini, bütünlüğünü, güvenliğini asil devletimizin egemenlik ve bağımsızlığını korumak ve kollamak için elinden ne gelirse yapmaya devam ediyor. Milletinin emrinde görevinin başında. Bundan kimsenin tereddütü olmasın."

PENÇE OPERASYONU

Bakan Akar, terörle mücadeledeki son durum ile ilgili ise şu bilgileri paylaştı:

"750- 1000 yurt içinde terörist olduğundan bahsediyoruz. 3 bin Irak’ın kuzeyinde, 13 bin de YPG’yi PKK kabul ettiğimiz için Suriye’de olmak üzere toplam 17 bin teröristten bahsediyoruz bize risk, tehdit ve tehlike teşkil eden. 24 Temmuz 2015’te başlayan operasyonlarla birlikte bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 15 bin 166 oldu. Bu teröristlerin 7 bin 903’ü sınır ötesinde, Irak’ın kuzeyinde etkisiz hale getirildi. Bu da etkisiz hale getirilenlerin yüzde 52’sini oluşturuyor. Dolayısıyla dışarıda daha çok terörist olduğunu görüyoruz. İçeridekilerin Türkiye’yi terk ettiğini görüyoruz. Biz başta Irak olmak üzere tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Fakat kimsenin de toprağından ülkemize, halkımıza karşı tehdit, tehlike gelmesine müsaade etmeyeceğimizi söylüyoruz. Kandil, Karacak orada durduğu, Sincar’da teröristler olduğu sürece Iraklı dostlarımızın bize anlayış göstermesini bekliyoruz. Bizim tek amacımız teröristlerin etkisiz hale getirilmesi. Bazılarının bizim Suriye’nin, Irak’ın kuzeyindeki teröristlerle alakalı açıklamalarımızı çarpıttıklarını görüyoruz. Bunlar kesinlikle doğruyu yansıtmıyor. Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz olmadığını, Kürtler ve Türklerin et ve tırnak gibi olduğunu, aynı coğrafyayı ekmeği paylaştığını, bizim hiçbir şekilde hedefimizde böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, tek amacımızın teröristleri etkisiz hale getirmek olduğunu her zaman söylüyoruz. Aynı yerdeyiz. Dolayısıyla Irak’ın, Suriye’nin kuzeyindeki teröristlerin etkisiz hale getirilmesine çalışılıyor."

Bakan Akar, Iraklı muhatabıyla verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini aktararak "Önümüzdeki günlerde bunun devamının gelmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Bakan Akar, yapılan başarılı operasyonlar sonucu terör örgütünün sözde elebaşlarının büyük sıkıntı yaşadığını vurgulayarak, "Başlattığımız Pençe Operasyonu ile TSK, Özel Kuvvetleri Komutanlığı, MİT ve diğer kurum ve kuruluşlar müthiş bir takip harekatı sürdürüyor. Bunlar burunlarını dahi çıkaramıyorlar. Bütün harekat kabiliyetlerini kaybettiler. Dolayısıyla mağaralara, inlere, çukurlara kendilerini mahkum ettiler. Bunun sonunun olmadığını yukarıdakiler anladı. Bizim temennimiz alttakilerin de bunu bir an önce anlayıp gereğini yapmaları. Başarı şanslarının olmadığını her vesileyle söylüyoruz" diye konuştu.

ATİNA’YA GİDEN HEYET

Ege Denizi’nde Güven Artırıcı Önlemler ve Davranış Kuralları başta olmak üzere işbirliğini geliştirmek amacıyla bir heyetin Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gittiğini belirterek Bakan Akar, heyetin temasları ile ilgili şu bilgileri Verdi:

"Çok güzel hüsnükabul gördüler, güzel karşılandılar. Görüşmeler devam ediyor ve görüşmeler cuma günü dahi devam edecek. Eğer gerekirse uzatacağız bunları. Bugüne kadar Türkiye ve Yunanistan arasında Ege’de, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta ne sorunlar varsa hepsini masaya koyun dedik. Herkes kendi argümanını, savunmasını ortaya koysun. Biz barıştan, dostluktan, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Kimseyi tehdit etmiyor, kimseye saldırı içinde değiliz. Sadece ve sadece bu asil milletin hakkını, hukukunu korumaya çalışıyoruz. Bu heyet bir ilki yapıyor, inşallah başarılı olurlar, inşallah objektif davranırlar, aklıselimle bakarlar olaya, dolayısıyla sonuç iki taraf için de iyi olur."

BAKAN AKAR, BU KONUDAKİ KARARLILIKLARINI HER YERDE DİLE GETİRDİKLERİNİ DE KAYDETTİ.

Bakan Akar, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin FETÖ’nün darbe girişiminin ardından özellikle denizlerde güç kaybettiğine" yönelik bazı iddiaları hatırlatarak şunladı dedi: "Bu kesinlikle doğru değil. Çünkü yaptığımız operasyonlar ortada. FETÖ olayından takriben 40 gün sonra Fırat Kalkanı, arkasından Zeytin Dalı Harekatı, sonrasında NATO’ya karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyor, tatbikatlara katılıyoruz."

Mavi Vatan Tatbikatı’nın başarıyla tamamlandığını, Denizkurdu- 2019 Tatbikatı’nın ise 130 geminin katılımıyla devam ettiğine dikkat çeken Akar, "Hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetlerini test etmeye kalkmasın, caydırıcılığı konusunda herhangi bir tartışmaya girmesin. TSK etkin, caydırıcı, saygın ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı içinde vatanımızın, milletimizin hakkını hukukunu korumaya yönelik çalışmaya devam edecek" diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "S-400 için Rusya’ya personelimiz giderek eğitim almaya başladı" dedi. 

Milli Savunma Bakanı Akar, yazılı ve görsel basının Ankara temsilcileri ile Milli Savunma Bakanlığı’nda düzenlenen iftarda bir araya geldi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Akar, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bakan Akar, İdlib’deki son gelişmelere ilişkin bilgi vererekek, 3,5 - 4 milyon insanın yaşadığı bölgede istikrarı ve ateşkesi sağlamak için yoğun çaba gösterdiklerini, bunu büyük ölçüde yerine getirdiklerini vurgulayarak, "Rejim güneyden başlayan dört yerden üçüne varil bombaları, uçaklardan atılan bombalarla hakim oldu. Benzer şekilde İdlib’de de birşeyler yapmaya kalktılar. 17 Eylül mutabakatı ile bu engellendikten sonra bu Rejim’in hoşuna gitmedi. Rejim bu statükoyu bozmak için elinden gelen her türlü gayreti gösteriyor, varil bombaları, havadan, karadan bombalama dahil. Orada son bir ay içinde ciddi bir nüfus hareketi oldu. 243 bin diye başladı 350 bine varacak şekilde güneyden kuzeye doğru nüfus yer değiştirdi. Bu ürkütücü bir yer değiştirmeydi. BM’de buna duyarlılık gösterdi. Hemen açıklamalarda bulundular, ateşkesin sağlanması ve idamesini istediler. Eğer bu devam etseydi oradan çıkacak 3,5- 4 milyon yeni trajedinin başlangıcı olacaktı. Türkiye yetmez Avrupa, Avrupa yetmez belki de ABD’ye kadar bu göç devam edecek, bu sefalet, dram sürecekti. Çok şükür şu anda bu engellenmiş görünüyor" diye konuştu.

Bakan Akar İdlib’de ateşkes ve istikrarı sağlamak için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayarak "Bu durumun sürdürülmesi için evvelsi gün Sayın Şoygu ile bir daha telefonda görüştük. Daha önceki görüşmelerimizin sonucunda heyetler geldi gitti. Görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Rejimin mutlaka kontrol edilmesi, rejimin saldırılarının durdurulması gerektiğini kendilerine ifade ettik. Onlar da çalışacaklarını söylediler. Rusya ile konuşmalarımızı, görüşmelerimizi sürdürmek suretiyle bu mutabakat muhtıralarında belirtildiği şeklinde bu sürecin devam etmesine gayret gösteriyoruz" şeklinde konuştu.

Çatışmaların Türkiye’nin bölgedeki gözlem noktalarına kadar yaklaştığı kaydeden Bakan Akar, "Bizim oradaki gözlem noktalarımızdan çekilmek, oraları boşaltmak gibi bir durumumuz olabilir mi" diye sorulması üzerine "Kesinlikle böyle bir şey yok. Hiçbir yerde yok. Türk Silahlı Kuvvetleri nerede olursa olsun bulunduğu yerden geriye bir tek adım dahi atmayacak" diye cevap verdi.

Akar bölgedeki kritik, hassas durumları yönetmeye çalıştıklarını bildirerek, "Bunları bir şekilde Türkiye-Rusya Federasyonu mutabakatını bozmayacak şekilde götürmeye çalışıyoruz" ifadesini kullandı.

Rejimin bölgedeki alan hakimiyetini artırmak için ciddi gayretinin olduğuna dikkat çeken Bakan Akar, "İdlib’i almaya kendine hak görüyor. Biz de ’Bu sizin toprağınız olabilir fakat buradaki insanlar sizin zulmünüzden kaçan insanlar’ diyoruz. Dolayısıyla anayasa yapılıncaya, seçimler yapılıncaya, hükümet kurulduktan sonra diğer devletlerle birlikte biz de yapılması gereken neyse onu yapacağız diyoruz" değerlendirmesini yaptı.

"KİMSENİN RAHATSIZ OLMAMASI LAZIM"

Türkiye’nin ciddi hava ve füze tehdidi altında olduğunu vurgulayan Akar, "82 milyon insanımızı ve ülkemizi korumak ve kollamak için hava savunma sistemi kurma ihtiyacımız açık. Bunun için tedbirler almak da bizim görevimiz" şeklinde konuştu.

Tedarik edilecek sistemlerin sadece savunma özelliğinin olduğunu vurgulayan Bakan Akar, "Ülkemize eğer hava taaruzu veya füze atılırsa bunlara karşı koruyacak bu sistem. Başka bir işlevi yok, zaten yapamaz. Dolayısıyla bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım" dedi.

Türkiye’nin S-400 tedarikinin F-35 müşterek savaş uçağı projesine bağlanmaya çalışılmasını anlamakta zorlandığını söyleyen Akar, "F-35 ortaklık protokolünün herhangi bir yerinde ’Ortaklardan biri S-400 alırsa ortaklıktan çıkarılır’ diye bir madde var mı? Ortaklığın gerekleri nedir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ortaklıkla ilgili ortaklık paylarını hiç aksatmadan ödeyen ülke. Ortak üretim çerçevesinde bize sipariş verilen malzemeler var. Bu malzemeleri de zamanında aksaksız ve eksiksiz olarak üreten ülke. Bunu da yaptık. ? Peki biz ortak olarak başta ne yapacağız" diye sordu.

F-35 PROJESİNİN DEVAM ETTİĞİNİ DİLE GETİREN AKAR, ŞUNLARI KAYDETTİ:

"4 uçak bize teslim edildi, 4 pilotumuz var şu anda ABD’de, 47 astsubayımız var bakım hizmetlerini yapıyor. Kasım ayında iki uçak gelecek. Bu uçaklar geldiğinde konuşlanacakları yer Malatya hava üssü. Oradaki inşaatlar da planlandığı şekilde devam ediyor. Yani biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bize düşen neyse sorumluluklarımızı ciddiyet ve samimiyetle yerine getiriyoruz. Bundan kimsenin şüphesi yok. Bundan beklentimiz var doğal olarak F-35 programının da planlı bir şekilde yürümesi, yürütülmesi."

Akar, konuyla ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirterek, "Ciddiyetle, samimiyetle, istikrarlı bir şekilde hakkımızı, hukukumuzu sürekli masaya koymaya devam ediyoruz. Bunun da anlaşılmasın bekliyoruz. Zaman zaman bazı zorluklar olsa da gidişatta şu ana kadar keskin dönüşün olmadığını görmekten memnunuz" ifadesini kullandı.

"DONE DEAL"

Patriot tedarikiyle ilgili de gelişmelerin olduğunu ifade eden Akar, 28-29 Mart’ta yeni bir teklifin geldiğini, bununla fiyat, teknoloji transferi, ortak üretim, teknolojisi güncellemesi bakımlarından bazı şartların yenilendiğini kaydetti.

Bununla ilgili detaylı çalışmaların sürdüğünü aktaran Akar, "ABD, Türkiye’den S-400 alımını ertelemesini talep etti mi" diye sorulması üzerine, "Bunlar birbirinden bağımsız, münferit olaylar değil.Konuşmalar, görüşmeler içinde benzer şeyler oluyor. Bizim cevabımız bu konuda biz anlaşmayı, sözleşmeyi yaptık, Rusya ile gayet iyi ilişkilerimiz var bu çerçevede bu alım işlemleri devam ediyor. Biz diyoruz ki ’S-400 done deal’ (Anlaşma, işlem bitti), onlar ise ’no deal is a done deal’ (Hiçbir anlaşma bitmiş değildir) diyorlar" ifadelerini kullandı.

Hava savunma sistemi SAMP-T tedarikine ilişkin Eurosam ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Akar, "Ekim ayına kadar bu çalışmalar devam eder ve bu konsept çalışmasını başarılı bir şekilde tamamlayabilirsek o günden itibaren nasıl üretim yapacağımızı tartışmaya, konuşmaya, görüşmeye başlayacağız" diye konuştu.

FRANSA’DAN SAMP-T TEKLİFİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile NATO Zirvesi’ndeki görüşmesinin ardından kendisinin de Fransız mevkidaşıyla bir araya geldiğini anımsatan Akar, şunları söyledi:

"Yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bir noktaya gelindi. Onlar bir Samp-T bataryasını Türkiye’de konuşlandırmayı önerdiler. Bununla alakalı biz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Onlar keşif yapacaklar. Şu anda İncirlik’te İspanyolların bir Patriot bataryası, Kahramanmaraş’ta ise İtalyanların Samp-T bataryası var. Bu iki yerde incelemeler yapmayı teklif ettiler. Bu konu üzerinde, onların intikali üzerinde çalışıyoruz. Eğer Cumhurbaşkanımız tarafından da bu uygun görülürse önümüzdeki dönemde en azından bir, iyi niyet göstergesi olarak, Türk-Fransız ilişkileri bakımından sembol olması bakımından da böyle bir konu üzerinde çalışmamızı sürdürüyoruz."

SORU ÜZERİNE AKAR, FRANSIZLARIN BİR BATARYA TEKLİFİ YAPTIĞINI AKTARDI.

"S-400’lerle ilgili bazı TSK personelinin Rusya’ya eğitime gittiği"ne yönelik haberler hatırlatılan Bakan Akar, şu yanıtı verdi:

"Bugünlerden başlamak suretiyle önümüzdeki aylarda S-400 eğitimleri için Rusya’ya bizim personel gönderdiğimiz gerçek. Bu rakamlar sürekli değişiyor. Her birinin ayrı bir özelliği var. Bunlar giderek eğitim almaya başladılar. Önümüzdeki aylarda da bu devam edecek."

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2019, 10:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER