CHP’li 48 vekilden ortak açıklama

CHP’li 48 milletvekili, 9-10 Mart’ta yapılacak Tüzük Kurultayı öncesinde “Demokratik Tüzük, Demokratik CHP, Demokratik Türkiye” başlığıyla ortak bir açıklama yaptı.

CHP’li 48 vekilden ortak açıklama

Ortak açıklamada, demokratik bir Türkiye'yi var etmek için tek yolun demokratik bir CHP olduğuna vurgu yapılarak, “Demokratik bir CHP'nin var olmasının ön şartı da ‘sözün ve kararın' üyenin olduğu bir tüzüktür. Biz bu bildiride imzası olan milletvekilleri ve PM üyeleri olarak bu çerçevede, örgütümüzün sesi olmaya, demokratik tüzük, demokratik CHP, demokratik Türkiye mücadelesini vermeye devam edeceğiz” denildi.

CHP’li vekillerin “DEMOKRATİK TÜZÜK, DEMOKRATİK CHP, DEMOKRATİK TÜRKİYE İSTİYORUZ” başlıklı ortak tüzük açıklaması şöyle:

Partimiz 9-10 Mart tarihlerinde Tüzük Kurultayı'nı gerçekleştirecektir. Ülkemiz Saray Rejimi'nin baskıcı, faşizan, Cumhuriyetin tüm değerlerine saldıran siyaseti sonucunda bir demokrasi yıkımıyla karşı karşıyadır. Buna karşı toplumun katılımıyla, Cumhuriyet değerlerine yapılan saldırıya cepheden karşı çıkan bir siyasi anlayışla, katılımcı demokrasiyi yüceltmek, tarihsel olarak bu değerlerin öncüsü Cumhuriyet Halk Parti'sinin sorumluluğudur. Bu tarihsel sorumluluk ışığında Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu demokrasi mücadelesinin daha etkin verilebilmesi, geçmişte yapılmış olan hataların tekrarına engel olabilmek için partimizin yapacağı herhangi bir tüzük değişikliğinin bu hususları mutlaka göz önüne alması gerekmektedir.

Ancak, maalesef Tüzük Kurultayı'na giderken süreç de önerilen taslak da ülkemizin demokrasi mücadelesinin ihtiyaç duyduğu adımları da örgütümüzün demokratikleşme beklentilerini de dikkate almamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi, kendisine oy veren milyonların ve üyelerinin partisidir, tüm Türkiye'nin umududur. Partinin tüzüğü de dahil olmak üzere, bütün temel karar süreçlerinde etkin olmak, parti üyelerimizin sorumluluğu ve demokratik hakkıdır.

Değerli üyelerimiz ve örgütümüz,
Bu parti hepimizin! Bu partiye ve onun demokrasi geleneğine sahip çıkma sorumluluğu da hepimize ait.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, sizlerin temsilcileri olarak üyesine ve örgütüne inanmayan, onun iradesini yadsıyan bir anlayışın partimize dayatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Tüzüğümüzün demokratik bir şekilde oluşması için mücadele vermek, Cumhuriyet Halk Partililer'in iradesine ve söz hakkına sahip çıkmak konusunda kararlıyız.

Bu çerçevede, demokratik bir Türkiye için ihtiyaç duyulan demokratik CHP'nin demokratik tüzüğünün aşağıdaki ilkelere dayandırılması gerekliliğini tüm üyelerimizle, örgütümüzle ve parti yetkililerimizle paylaşıyoruz:

1. Partinin asıl sahibinin üyeleri olduğu gerçeği ışığında, üyeleri arasında ayrım yapmaksızın tüzüğün tüm üyelerimizin hak ve hukukunu mutlaka koruması sağlanmalıdır.

2. Tüzük değişikliği ile üyelerimiz partinin her düzeyde adaylarını belirleme konusunda söz sahibi kılınmalıdır.

3. Partimizin yürütme organı olan Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) tamamı örgüt iradesinin yansıması olan ve partinin Kurultaydan sonraki en yüksek karar organı olan Parti Meclisi tarafından seçilmelidir.

4. Üyelerimizin ve örgütümüzün Parti Meclisi'nde gerçek ve etkin temsilini sağlamak için Parti Meclisi üye sayısı 80'e çıkartılmalı; il Başkanlarımız veya il kongrelerinden seçilerek gelecek örgüt temsilcilerinin Parti Meclisi'ne doğal üye olarak katılması ile bütün il örgütlerimizin temsilde adalet ilkesi doğrultusunda Partimizin karar organında söz sahibi olması sağlanmalıdır.

5. Partimizin adayları, Siyasi Partiler Yasası'nın yüzde 5 kontenjan sınırlaması dışında, genel ve yerel seçimlerde üyelerin katılımıyla gerçekleşecek önseçimle belirlenmelidir.

6. Kadınların ve gençlerin siyasette etkin temsili ve katılımını sağlayacak ilerici düzenlemeler yapılmalı, gençlik kotası yaş sınırı 30 olarak kalmalıdır.

7. Kurultayımız yalnızca Parti Meclisi ve Genel Başkan seçimine indirgenmemeli; partimizin programının, siyasetinin belirlendiği en yüksek organ olarak işletilmelidir.

Tüzük Kurultayı sürecinde, partililerimize dayatılan, üyelerimizi ve örgütümüzü hiçe sayan anti-demokratik anlayışa karşı biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak üyelerimizi, örgütlerimizi, parti emekçilerini, yani partimizin asıl sahiplerini partimizin kuruluş felsefesinden ve tarihsel köklerinden koparılmasına izin vermeden, tüm tarihsel birikimine, demokratik geleneğine ve kendi söz haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki;
Demokratik bir Türkiye'yi var etmek için tek yol demokratik bir CHP'dir.
Demokratik bir CHP'nin var olmasının ön şartı da “sözün ve kararın” üyenin olduğu bir tüzüktür.

Biz bu bildiride imzası olan milletvekilleri ve PM üyeleri olarak bu çerçevede, örgütümüzün sesi olmaya, DEMOKRATİK TÜZÜK, DEMOKRATİK CHP, DEMOKRATİK TÜRKİYE mücadelesini vermeye devam edeceğiz.

YORUM EKLE