EKREM DUMANLI'NIN "ADAM DEĞİLMİŞSİNZ" DEDİĞİ GYY KİM?

Ekrem Dumanlı, hangi gazetenin genel yayın yönetmenine "adam değilmişsin" dedi? İşte Dumanlı'dan çok konuşulacak açıklamalar...

EKREM DUMANLI'NIN "ADAM DEĞİLMİŞSİNZ" DEDİĞİ GYY KİM?

~~
Bugün TV'de Erkan Akkuş'un sorularını cevaplandıran Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, başta tokat iftirası olmak üzere gündeme ilişkin konularda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Takvim Gazetesi'nin "17 Aralık öncesi Brüksel'e gitti" iftirasına sert çıkan Ekrem Dumanlı, o gazetenin Genel Yayın Yönetmeninin zamanında etrafında "Abi abi" diye gezdiğini hatırlatıp "ADAM DEĞİLMİŞSİN" diye konuştu.

Dumanlı, Brüksel'e gidip gitmediğimi THY'den 2 dakikada öğrenirler, gitsem pasaportumda damga olur diyen Dumanlı şunları kaydetti:

"Uzun saçlı bir arkadaş var Takvim Gazetesi'nin başında, zamanında bize abi abi diye ortalarda geziyordu. Adam değilmiş, insan değilmiş... Öyle manşetler atıyorlarki. Bile bile yalan yazıyorlar.

Dumanlı sözleri şöyle devam etti:

"Ben bunlardan umudumu kestim. Benimle ilgili Sabah manşet yaptı. Takvim diye bir gazete uzun saçlı arkadaşlara da yazıklar olsun. Adam değilmişsin. İnsan değilmişsin kardeşim. Madem bu kadar abi abi dersin. Elimize Ekrem Dumanlı ile ilgili bir haber sıkıştırdılar. Hadi beni aramıyorsun THY'yi ararsın. THY'yi arasa bilir. Gümrük işlerinden 2 saniyede öğrenir. Zaten ne varsa bunlara açmışlar. Beni ağır bir ithamla karşı karşıya bırakıyorlar. İspat etsinler Türkiye'yi terk edeyim."

İşte Ekrem Dumanlı'nın açıklamaları;

- Aslında uzun zamandan beri devam eden bazı medya grupları özellikle  yandaş medya denilen her şeyi bulanıklaştırmaya çalışan bir medya anlayışı zuhur etti.

-2-3 yıldır Brüksel'e adım atmadım. Brüksel'e gitti diye yazdılar.

-Akşam gazetesi Mehmet Ocaktan diye bir adam var başında. Eski şair güya. Zaman Gazetesi evraklarını kaçırıyordu polis maliye geldi diye yüzde yüz yalan haber yazdı. Eğer insansan çık bunu ispat et. Edemiyorsan şerefin haysiyetin onurun... Bana muhabirim yanlış bilgi getirdi yanlış bir haber yaptık de özür dile. Bitti benim için.

- Serhat Albayrak, Berat Albayrak hatta Sadık Albayrak'a söylüyorum. Evlatlarının yaptığı ile gurur duyamaz. Her gün onlarca karalamayı şeytanlaştırmayı yapanın Allah korkusu da gider.

- Olay olur olmaz polisler geldi bu gazeteci kılıflı arkadaşın en az 5 tane olayı var. Bana münafık dedi diyor. Karakolda şahsın ifadesi bu. Ben ona münafık demişim o yüzden şikâyetçi olmuş.

- Bu tokat meselesinin yaygarası pazar günü değil pazartesi günü oldu. Bir kitap fuarı var ve bin imza atıyorum. 3.5'ta bitmesi gereken program izdiham nedeniyle 6.30'da sarktı. İlk defa bu kadar izdiham görüyoruz dediler. Biraz daha bekleyip imza atabilir misin dediler. Ben imzalarken belli ki hır gür çıkarmaya görevlendirilmiş birisi geliyor. Siz birden araya dalıyorsunuz. Hangi televizyon gazeteden geldiğinizi söylemiyorsunuz. Orada Show TV diye söylemiş. İnsanları yararak giriyor. Hangi televizyon diyor anladım mevzuyu ama yine de cevap verdim. Ahmet Hakan'a söylediğim şeyi eleştiriyorlar.

Cemaat BBP, AKP, BDP oy verdi. Bu bir belediye seçimidir. Adaylarını sevdiler BDP'ye de oy veren olmuştur. Bunlara oy verin diye talimata gerek yok. Ahmet Türk'ü beğenen gitmiş oy vermiştir. Bu belediye başkanına verilen oydur. Çok dert olmuş bunlara bunun arkasından sürekli yayın yapıyorlardı. Benim söylediğim çok basitti. BBP, SP, oy verdiler. Cümlenin yarısını alarak insanlara zulmetmek ayıp değil mi diyorum. Ama arkadaş orada baskın üzerine gelmiş. Bir yayın evi basmaya gelmiş.

Yanlış bir şey de yapabilirdim. Ama yapmadım. Kardeşim böyle bir provokatif plan yapmışlar. Bizim vurmamız üzerine plan yapmışlar. Neden pazar günü Twitter'da kampanya yapılmıyor. Oturmuşlar karargâhlarında plan yapmışlar bir saatten sonra Ekrem Dumanlı tokat attı diye. Niye gidip 'münafık dedi' diye şikâyette bulundu da sonradan tokat attı dedi.

İHSAN YILMAZ'LA İLGİLİ DE LİNÇ KAMPANYASI BAŞLATTILAR

10 gün önce İhsan Yılmaz hakkında böyle bir linç kampanyası vardı. Biz Türkiye kötü gidiyoruz diyoruz. Cemaat ülkeyi terk etse ülke iyi mi gidecek. Ekonomi, siyasette kötü şeyler yapılıyor. Bırakın birbirlerini yesinler diyenler yanlış yapıyor. İhsan Yılmaz'a yabancılara şöyle dedi diye kötülüyorlar. Hepimiz söylemekle mükellefiz. Kötü giden işe iyi demek doğru mu?

Tokat atmadığım halde tokat attı diye beni hedef yapmaya çalışıyorlar. İhsan, Emre Uslu, Baransu'yu hedef yaptıkları gibi. Pazartesi günü köşemde yazacağım. Bu eski Türkiye'nin kirli bir oyunudur.

- Sabah yöneticilerinin ve bunların arkasındakilerin alınlarına katil yazılır. Kıyamete kadar bunu kimse silemez.

"HAKAN FİDAN HER GÜN CEM KÜÇÜK'ÜN KULAĞINA BİRŞEY Mİ FISILDIYOR"

- Ahmet Hakan, Cem Küçük diye birisinden bahsediyor. Hakan Fidan her gün bunun kulağına birşey mi sesleniyor? Eskiten MİT gazetecisi deyince utanırdı. Şimdi masanın üstüne çıkıp oynayan insanlar türedi. İster MİT, ister Emniyet, ister TSK arkasına birilerini alarak konuşmak ateşle oynamaktır. Yayıncılığın sonu budur. Bu yanlış bir metottur. Eski Türkiye'de bunu yapanlar kıyısından köşesinde yapanlar 20 seneden beri hesabını veremiyor. Siz siddin sene hesabını veremezsiniz. Brüksel’e gitti geldi 17 Aralık böyle başladı demek haysiyetsizliktir, onursuzluktur.

- Milli duygularına yenik düştü. Şimdi dini duygularına yenik düştü. Bir ailenin burnu kanarsa bunun sorumluları bu yayınları yapanlardır. Başta Hocaefendi olmak üzere hedef tahtasına oturtuyorlar.

Ben açık söylüyorum adamlar dün parti kurmuşlar parti toplantısı için otel bulamıyorlar. Bir cemaatin önde gelen kişisi feryat ediyor 'bir tek salon kiralayamıyoruz' diyor. Neredeyse parti devletine döndük. O partiye oy verdiysen bütün kapılar açılacak. Uyarılarım var dediyseniz linç edecekler. Korkunç olayları çağrıştırıyor. Bu kötü gidişat birilerinin alınlarına katil yazdırır.

- Ben adama tokat atmadım. Atmadığım halde 24 saat sonra tokat attı propagandası başlattılar. Bugün gazetesinin Washington temsilcisine, kendisini politik korunaklara sığınarak tekme atanlara da tepki gösterselerdi. Hani gazetecilik duyarlılığı yok. Bugün yaygara kopartanlar neden o olaylara sessiz.

- Dönemin başbakanı markette vatandaşı sıkıştırıp tokat attı neden sustunuz.

- Tokat atmam istenmiş. Mizacım da dayak atmaya müsait. Yeter kardeşim burada insanlar kuyrukta bekliyor. Ben burada açıklama mı yapıyorum. Ha şu olabilir. İmza töreni bitti sen soru sorndun ben cevap verdim yada vermedim. Sen başka bir toplantıyı basıyorsun. Sen orada yayınevinin ayarladığı yüzlerce okurun davet edildiği deliyor orayı tahrik ediyor insanlara saldırıyorsun.

- Benim hissiyatım büyütmeyelimdi. Bunu yapanları Allah'a havale ediyorum. Benim aileme eşime ne kadar hakaret ediyorlar. Ben vurmadım.

"ABİ ABİ DİYE ETRAFIMIZDA DOLAŞIRDI"

- Ben bunlardan umudumu kestim. Benimle ilgili Sabah manşet yaptı. Takvim diye bir gazete uzun saçlı arkadaşlara da yazıklar olsun. Adam değilmişsin. İnsan değilmişsin kardeşim. Madem bu kadar abi abi dersin. Elimize Ekrem Dumanlı ile ilgili bir haber sıkıştırdılar. Hadi beni aramıyorsun THY'yi ararsın. THY'yi arasa bilir. Gümrük işlerinden 2 saniyede öğrenir. Zaten ne varsa bunlara açmışlar. Beni ağır bir ithamla karşı karşıya bırakıyorlar. İspat etsinler Türkiye'yi terk edeyim.

- Mehmet Ocaktan neden özür dilemiyor. Tamam arkadaş bizi yanıltmış de.

- Bugün siz Cumhuriyet gazetesinin ifadesiyle Gülen Çalışma Grubu diye bir şey kurup bunu da MİT, TSK ve medya eliyle yapıyorsanız bunun hesabını Çevik Bir gibi hesabını verirsiniz.

- Dünyada bu kadar aşırı yalan söyleyen bir medya görülmemiştir. Eski Türkiye'de biraz daha estetize edilerek yapılırdı. Türkiye'de bir yobazlaşma süreci var.

- Çamurlaşmış insanlar particilik yapıyorlar, davacılık yapıyorlar.

- Bu işin burada bitmeyeceğini ahirete uzayacağını niye hesaba katmıyorlar.

- Twitter'da insanların ailesine, eşine dil uzatıyorlar. Twitter çıktığından beri tuvalet kapılarına yazılar azaldı. Onlar bunlar olsa gerek.

BU CEMAAT-AKP KAVGASI DEĞİL

- Ben başta Türkiye'de yaşananlar Cemaat AKP kavgası değil. Ben AKP'nin 30 yıllık bir arkadaşı ile bunu tartışıyorum. Bize akıl veriyor. Bize akıl vermeyi birinci derecede vazife biliyorlar teşekkür ediyorum. 30-40 yıldır bunlarla oturuyorsunuz. Cemaat alın başınıza çalın istediğiniz gücü istediğiniz yerde kullanın dese. Ne olur. Yolsuzluk, haksızlık, zulüm... Türkiye' iyiye mi gider? ABD mi İsviçre mi olur? Eğer memleket kötüye doğru gidiyorsa size bir görev düşmüyor  mu? En kötü cemaat en iyi partiden daha uzun yaşar. ANAP, DYP, DP geldi ama nice cemaatler vardı 30 kişilik 40 kişilik hala ayakta. Sen kimsenin gönlüne müdahale edemezsin. Adnan Hoca'ya eleştiriyorlar. Ama bu adam ANAP'ın doğuşunu batışını gördü ama hala ayakta.

- Solcuları bir dönem bu adamları asacaksın dediler hatta astılar. Ne oldu sol bitti mi bitmedi. Solcular Moskowa'ya da gitmez, adamlar da bitmez.

- Bazı insanlar büyük manzaranın küçük parçalarına çok takıyor. Hiç bir dini hareket gönüllüler hareketi hiç bir devlet bitirememişti. Bitse Komünist yönetim Rusya'da Müslümanlığı bitirirdi. Mesele AKP Cemaat meselesi değil. Hedef saptırması var. 2010'dan beri 2012'de tamamen yön değiştirdi. Nerede AB. Neden aldatıldık diyorlar. Reformlar üzerinde yürürken birden tersi yönünde eski devlet modeli yeniden geldi. Polisler bir adamı makul şüpheli diye sokak ortasında dövdüler. Şimdi Türkiye'de bunlar sıçradı.

- Mesele AKP ve cemaat meselesi olarak görür gerçekleri görmezsek Türkiye yanlış yöne gidiyor. Dostlar bugünlerde gerçeği söylemek zorunda. 2 bin 5 bin odalı sarayı konuşmanın ne anlamı var.

- Eskiden yanlışlarını söylemiyor değildik. 2005 yada 2006 yılında terörle mücadele yasası çıkarken öyle bir muhalefet yaptık ki. O dönemde Erdoğan ile görüştük bunu tehlikeli bulduğumuz söyledik. Silahsız terör ne demek? Bireysel terör ne demek? Terör bireysel olamaz, silahsız olamaz. Biz aynen böyle itiraz edeceğiz dediler. Cemil bey Adalet Bakanı'ydı bize sitem etti. 'dosyalı benden aldılar' dedi. Güneydoğu çocuklar taş atıyor bunlar silahsız terör değil mi dedi. Çamlıca camiine itiraz eden çok sayıda yazımız oldu.

- Yolsuzluk meselesi diyorsanız. Şu ihaleyi veririz ama... Sizden gönüllü olarak yardım isteyebilirler. Yaparsanız teşekkür ederler yapmazsanız gideler. Resmi işler için bunu istiyorlarsa bu zulümdür. Kardeşim bizden 10 milyon lira cami için istediler dedi. Kardeşim her yerde bizde olan bir belgenin karşılığı olarak istiyorlar dedi.

FETHULLAH GÜLEN'İN, ERDOĞAN'A GÖNDERDİĞİ O MESAJ?

Cemaat Erdoğandan bir şey istemedi. Ben de bir televizyona çıktım hodri meydan söylesin bakalım ne istedi diye. Biz ne istemişiz Allah aşkına. İlk yıllardaydı Hocaefendi’yi ziyaret ettim. Hayır duasını aldım. Bu insan son bir asırda yetişmiş en kıymetli fikir düşünce insanlarından biridir. Hocaefendi'yi içinize sindireceksiniz. Yazdığıyla, konuştuğuyla, çilesiyle müthiş değerli bir din alimidir. Mütefekkirdir, şairdir, yazardır. İnsanlar bu kadar vahşi kara propaganda yapamaz. Saygısızlık had safhaya ulaşmış. Sayın Gülen, "Selamımı söyle bir cümlemi naklet" dedi. Sayın Erdoğan'a da bunu ilettim. "Kendisine selam söyleyin. Bu ülkeyi siz idare ediyorsunuz. Biz size dua ediyorsunuz. Eğer birisi bize nisbet ederek kendini sizden bir makam talep ederse, bilin ki bizimle bir alakası yoktur. Varsa da artık kalmamıştır. Ancak birilerine de bizim ismimiz nisbet edilerek zulmedilirse kalbimiz burkulur ama duaya da devam ederiz. " dedi.

ERDOĞAN'IN, FETHULLAH GÜLEN'E CEVABI
 
Onun da bana söylediği şey, "Ekrem ben Rabbime söz verdim, hiçbir mümine zarar vermeyeceğim, insanımıza zarar vermeyeceğim." dedi. Ben Tayyip Erdoğan'ı bu yüzden sevdim, destekledim. Parti kapatma davasında yanına gittim, bugün onun yanında olanlar parti kurmuşlardı o zaman. Şimdi elini ayağını öpüyorlar. Ama o zaman parti kurdular. Askerlerle görüştük, Tayyip bu işi yapamıyor, diyorlardı.

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2014, 13:11
YORUM EKLE