Gültekin Uysal “Bu devletin 1 liralık sembolik özelleştirmeleri de oldu

Uysal, kabul sırasında yaptığı konuşmada şunları kaydetti

Gültekin Uysal “Bu devletin 1 liralık sembolik özelleştirmeleri de oldu

“Bu devletin 1 liralık sembolik özelleştirmeleri de oldu”

“Ziyaretiniz için şahsınızda mücadele veren tüm Şeker-İş mensuplarına teşekkür ederim. Dün Tokat Turhal’daydık, orada da mücadeleyi yakından görme fırsatı bulduk. Şeker fabrikalarının bu tarz özelleştirilmesinde aklın istikametinin tersinde bir durum var ortada. Rahmetli Aydın Menderes, “Türkiye’de iktidarlar arkasına milleti alarak AB’nin ve ABD’nin karşısına çıkacak” derdi. Bu iktidar ise tam tersini yapıp, onları arkasına alarak milletin karşısına çıkıyor. Her geçen gün tarımın, gıda güvenliği başta olmak üzere bütünüyle milli güvenlik sorunu haline geldiği noktada, bütün bu sorunları bugün sosyal güvenliğimizin en önemli yüklerinden ve katlanarak artan bir şekilde kronik hastalıklardan başlayarak sağlık sorunları gibi bütün bu cephelerde değerlendirme mecburiyeti var.

Bu özelleştirmelerden gelecek olan gelir, Türkiye’nin bütçesi içerisinde dişinin kovuğunu doldurmaz. Ancak mesele özelleştirmekse; bu devlet, yeri geldiğinde sembolik, 1 liraya da özelleştirmeler yaptı. Bu tür sembolik özelleştirmelerin amacı hem kurulu kapasite artsın hem istihdam artsın hem de katma değer artsın amaçlıydı.

“Türkiye’de esas eksiğimiz; demokrasi açığımız”

Bulundukları coğrafyada sosyo ekonomik manada gelişmişlik, gelir adaletsizliği, bölgeler arası kalkınmışlık farkının olduğu bir ülkede, doğuda güneydoğuda terör meselesi başta olmak üzere bütün bu ekonomik veriler birbirleriyle ilintili konulardır.

Bugün Türkiye’de esas eksiğimiz; demokrasi açığımızdır. Bu kadar tepki çeken, çalışanlarıyla onun dışında sivil toplum örgütleriyle, siyasi partileriyle bu kadar itiraz gelişen bir meselede normal şartlarda temsilcileri milletin kürsüsünden milletin sesini seslendiriyor olsa TBMM’de zaten ciddi bir farkındalık olur. Meseleye bir dur denilir. Öyle bir kritik dönemdeyiz ki sadece bir ses duyduk o da Salim beyin, eski Hak-İş Genel Başkanı hüviyetiyle. Bu da önemlidir.

Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamalara bakarsak bu özelleştirmenin yapılacağı hususunda bir inat, irade var. İşçisiyle, çalışanıyla meseleyi bütün cepheleriyle değerlendirip yapılandırma yapmak gerekir.”

Şeker –İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök ise sadece işçilerin hak ve menfaatlerini değil, toplumun menfaatinin de kendileri için önemli olduğunu söyleyerek “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili çözüm yollarını her platformda söylüyoruz” dedi. Genel Başkan İsa Gök, şunları söyledi:

 “Toplumun menfaatleri bizim için daha önemli”

“Geçtiğimiz hafta bizleri ziyaret ederek şeker konusuna olan hassasiyetinizi gösterdiniz. Bizler de iadeyi ziyaret yaparak hem teşekkür etmek hem de şeker ilgili politikamızı bir kez daha arz etmek istedik. Ülkemiz için şeker fabrikalarının satılmamasının ne kadar önem arz ettiğini şeker sektörünün sorunlarının da mutlaka aktörleri tarafından masaya yatırılması gerektiği bilinciyle, sadece işçilerin hak ve menfaatleri değil, toplumun menfaatinin bizim için daha önemli olduğu düşüncesiyle hareket ediyoruz.

Bunun için de şeker sektöründe çözüm yolları üreterek, her platformda anlatıyoruz. İşçileri, üreticileri, çalışanlarıyla, yöre halkının bu meselede belirleyici olduğu bilincindeyiz. Dünyaya uygun bir sistemle, ülke coğrafyamızın avantajını da kullanarak sektörde ithalatçı bir ülke olabilmemiz için projelerimiz var. Siyasetçilere bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bugünkü şartlarda böyle bir özelleştirmenin Türkiye’yi Pazar haline getireceğine inanıyoruz.”

İmza kampanyasına destek

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, daha sonra Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’a fabrikaların olduğu yerdeki 1180 sivil toplum örgütü, muhtar ve çeşitli siyasi temsilcilerinin görüşlerini içeren iki ciltlik bir kitabı takdim etti.

YORUM EKLE