İYİ Parti'li Taylan Yıldız "İnternet Okyanus Gibidir.. Havuz Medyasına Dönüştürülemez !"

Uzun yıllar Google merkezde yöneticilik yapmış olan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Taylan Yıldız, hükumetin 'İnternette Sansür" hazırlığına dair bir basın toplantısı düzenledi.

İYİ Parti'li Taylan Yıldız "İnternet Okyanus Gibidir.. Havuz Medyasına Dönüştürülemez !"

Yıldız açıklamasında " İnternet OKYANUS gibidir... HAVUZ medyasına dönüştürülemez. İYİ PARTİ olarak buna izin vermeyeceğiz."dedi

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Taylan Yıldız şöyel devam etti "İYİ Parti olarak, hazırlıkları süren Torba Yasanın, internetten yayın yapan kuruluşların denetlenmesini öngören 73. maddesini değerlendirmek istiyoruz.

Milletimizin hür bir şekilde haber almasından ve düşüncelerini ifade etmesinden korkan bir yönetimle karşı karşıyayız.

Düşünce ve ifade özgürlüğü, Anayasa’nın 26. maddesiyle ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış en temel insan haklarındandır.

Dolayısıyla, modern çağın en önemli iletişim platformu olan internetin engellenmesi de bir insan hakları ihlalidir. OHAL döneminde, seçim arifelerinde hükümetin artık alışılagelmiş torba yasa maddeleriyle internete sansür girişimleri, zamanlama bakımından da dikkat çekicidir.

Bu maddenin, internet üzerinden yapılan yayınları vergilendirerek, kötü ekonomi yönetimi ve müsrif yatırım politikaları neticesinde 47,4 milyar TL açık veren bütçeye, ek bir kaynak üretmek için hazırlanmadığı açıktır.

Türkiye teknolojide icat eden, üreten değil, yasaklayan bir konuma gelmiştir. İnternet üzerinden haber alma özgürlüğünün her geçen gün daha da kısıtlanması, darbe dönemlerindeki uygulamaları bile aşmıştır.

İNTERNET OKYANUS GİBİDİR

Ama, İnternet OKYANUS gibidir... HAVUZ medyasına dönüştürülemez. İYİ PARTİ olarak buna izin vermeyeceğiz.

YouTube, Twitter gibi mecraları denetleyip kontrol etmeye çalışmak abesle iştigaldir. Çağın gerisinde kalmaktır. Sadece Youtube’a bile her dakika 300 saatlik video yüklendiği bir dünyada ön görülen denetim imkansızdır.

İnternet yayınları ve suçları ile ilgili olarak, yürürlükte olan 5651 sayılı kanunun 8. Maddesi yeterlidir. Bunun ötesinde, bireysel hak ve özgürlükler, haber alma ve ifade özgürlüğünü zedeleyecek yeni kısıtlamalara gidilmesini doğru bulmuyoruz.

Üstelik aynı hükumet, iktidarları döneminde yapılan hukuki düzenlemeleri “Sessiz Devrim” olarak nitelemekte. Ve bu düzenlemeleri aynı adlı kitapla, kendi internet sitelerinden kamuoyu ile paylaşmaktadır.

Bu kitapta ifade özgürlüğünün önemi ve AK Partinin özgürlüklerin teminatı olduğu sayfalarca anlatılmıştır.

Bu kanun tasarısından anlaşılıyor ki kamuoyuyla paylaştıkları değerler bir reklamdan öteye gitmemiş ve uygulamalarına yansıtılmamıştır.

İfade özgürlüğünün önemini bizden duymak kendilerine ağrı geliyorsa, yazdıklar kitabın 69, 101, 167, 168, 170, 178, 213 ve 252’inci sayfalarını okumalarını tavsiye ederiz.

Bunları sadece biz söylemiyoruz. Freedom House tarafından Kasım 2017’de yayımlanan “İnternette Özgürlük: 2017” raporunda Türkiye, internetin özgür olmadığı 21 ülke arasında yer almaktadır. Sudan, Libya, ve Suudi Arabistan gibi baskıcı ülkelerle aynı seviyeye düşeceğimize, Türkiye, geçmişte olduğu gibi bu ülkelere örnek olmalı, demokrasi dersi vermelidir.

Dünya’da, basın özgürlüğü konusunda da son sıralarda yer alan ülkemizi, daha da kötü bir konuma getirecek bu madde gözden geçirilmelidir.

Ayrıca, Özgürlüklerin kısıtlanması Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu nitelikli beyinlerin dışarıya kaçmasına neden olur. Özgürlükleri kısıtlayarak genç beyinlerin yurtdışına göçünü teşvik etmek, Türkiye’nin geleceğine, kalkınmasına ve refahına darbe vurmaktır.

İYİ PARTİ OLARAK SORUYORUZ

AK Parti, küresel bir iletişim ağı olan interneti, sadece ülke içerisinde kullanılan bir intranete mi çevirmeye çalışmaktadır?

Bu yasal düzenleme ile, Türkiye’de yerleşik olmayan kuruluşların yayınları nasıl denetim altına alınacak?

Bireysel ve YouTube, bloglar, twitter, instagram gibi sosyal medya araçlarıyla yapılan yayınların kontrol edilmek istendiği açıktır. Daha önce, sızdığı kurumlarda, internet üzerinden insanlarımızı fişleyen FETÖ’nün yöntemlerini kullanmak, FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bir hükumetin yapacağı iş midir?

Hükümet kendi vatandaşlarını tehdit olarak mı görmektedir?

İnterneti kısıtlamaya çalışan hükümet, yurt dışından yayınlanan televizyonların izlenmesini önlemek için çatılardan uydu anteni toplamaya da başlayacak mıdır?

Yaklaşan seçimler öncesinde, bu yasa ile muhalif ve eleştirel seslerin kesilmesi mi amaçlanmaktadır?

HÜKUMETİ 21. YÜZYILA DAVET EDİYORUZ !

Son olarak, Dünya’daki tüm interneti kontrol altına almaya çalışmaya varacak kadar anlamsız bir çabaya girişmeye neden ihtiyaç duyulmuştur?

Belki farkında değiller ama internet, 21. yüzyılın en etkili ve vazgeçilmez iletişim platformudur. Dolayısıyla İYİ Parti olarak, hükümeti, 21. Yüzyıla davet ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2018, 14:10
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selcuk
Selcuk - 6 ay Önce

bravo..cok dogru ve guzel konusmuş arkadas..tebrikler..