Sıkıyönetim bu kez Antalya'da!

Başbakan’ın gittiği illerde uygulanan “adı konmamış sıkıyönetim” bu kez Antalya’da ilan edildi. Valilik, Erdoğan’ın açılışlar yapacağını, bu nedenle maçların iptalini istedi.

Sıkıyönetim bu kez Antalya'da!

Antalya’da yarın yapılacak tüm yerel spor faaliyetlerinin, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kente yapacağı ziyaret nedeniyle ertelenmesi tepkiyle karşılandı. Antalya Valiliği’nin başta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü olmak üzere, Spor İl Temsilcileri’ne gönderdiği yazıda, Erdoğan’ın kente geleceği ve açılışlar yapacağı, bu nedenle yarın yapılacak resmi müsabakaların tatil edilmesi istendi.
 

Sporcular açılışta

Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Kurdoğlu, maçların tatil edildiğini doğrularken, Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Başbakan’ın yarın 5 ayrı noktaya gideceğini, bu nedenle personelin tamamının buralarda görev yapacağını söylediler. Spor İl Müdürlüğü yetkilileri ise sporcuların yeni yapılacak spor salonunun açılışına götürüleceğini, bu nedenle maçların oynatılmayacağını belirtti. Futbol İl Temsilcisi İsmail Şener, Açık Öğretim Sınavları ve Başbakan’ın gelmesi dolayısıyla maçlarda güvenlik tedbiri alınamayacağını, bu nedenle yarın oynayacak maçları ertelediklerini açıkladı.
Erdoğan’ın daha önce de Muğla’daki programı için kentteki toplantı ve gösteri yürüyüşlere yasaklama getirilmişti. “Kamu güvenliği” için getirilen bu yasaklar bunlarla sınırlı kalmamış, bazı reklam panoları kaldırılırken Muğlaspor maçı da ertelenmişti. 
 

“Başbakan’a yakışır” 
Gezi Parkı eylemlerinden sonra gittiği her yerde vatandaşların bireysel ve toplu tepkileri ile karşılaşan Başbakan Erdoğan, çareyi gayri resmi sıkıyönetim ilan etmekte buldu. Başbakan Erdoğan’ın Muğla’nın ardından Antalya’ya yapacağı ziyaret yüzünden spor karşılaşmalarının iptal edilmesine muhalefet milletvekillerinden tepki yağdı. CHP Antalya Milletvekili Arif Bulut, olağanüstü uygulamanın yasada karşılığı olmadığını belirterek, “Şehirlerdeki sıkıyönetim hali çok daha önceden basın üzerinde ilan edildi” dedi. Başbakan Erdoğan için şehirlerde yapılan uygulamaların olağan olmadığını söyleyen Bulut, “Bu normal bir durum değil. Hukuk ve kanun devletinde olmayan şeyler. Bu da Erdoğan’a yakışır” dedi.
 

Meclis’e taşındı
Bu arada, Erdoğan’ın ziyaret edeceği illerde alınan güvenlik önlemleri Meclis’e taşındı. CHP’li Bülent Tezcan, Başbakan’ın şu soruların yanıtını istedi: “Adı konulmamış sıkıyönetim uygulamalarının gerekçesi nedir. Bu uygulamalar, dünyanın hangi demokratik ülkesinde var. Bu uygulamaların Gezi direnişinin ardından artması tesadüf mü. Demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasının engellenmesi suç değil mi. Uygulamaların yasal dayanağı var mı.”
 
Yine “tek dil” demedi!
Başbakan Tayyip Erdoğan, PKK türkücüsü Şivan Perver’in, Diyarbakır’daki Kürt buluşmasında “Kürtçe resmi dil olsun” talebine “Vakti var” sözlerini İzmir’deki konuşmasında tasdik etti. Erdoğan, İzmir’de, İzmir Büyükşehir, Aydın, Manisa, Uşak ve Denizli belediye başkan adaylarını açıklarken yaptığı konuşmada, “tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak” derken “tek dil” demeyerek Kürtçe’nin “resmi dil” olmasına yeşil ışık yaktı.
 

İzmir adayı Yıldırım
Erdoğan, aday tanıtım toplantısında sözlerine İzmir’de CHP’li belediyeyi eleştirerek başladı. Başbakan, “İzmir CHP’den çok çekti” dedi ve sonra adayları şöyle açıkladı: 
* İzmir: Binali Yıldırım

* Burdur: Sebahattin Akkaya
*  Isparta: Nuri Uzaktaş
*  Karaman: Ertuğrul Çalışkan
*  Kars: Nevzat Bozkuş 
*  Kilis: Hasan Kara
*  Osmaniye: Mehmet Gürbüz
*  Tunceli: Erkan Eroğlu
*  Uşak: Nurullah Cahan
*  Aydın: Mustafa Savaş
*  Denizli: Osman Zolan
*  Manisa: Hüseyin Tanrıverdi
Başbakan Erdoğan, Manisa adayını açıklamadan önce mesir macunu dağıttı. Bugün Antalya adayını açıklayacağını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: ”İzmir’i şanlı günlerine yeniden kavuşturacak, kenti ayağa kaldıracak süreci başlatacağız. İnanıyorum ki İzmir hala CHP demeyecektir. Hiçbir ilin yaşam tarzlarına karışmadık. Karışanlara da müsaade etmeyiz. Biz özgürlüklerden yanayız. O tek parti zihniyetli CHP’nin işidir. Biz özgürlükleri hep savunduk. Tek millet diyerek sarıldık. 76 milyonu Yaradan’dan dolayı sevdik. Onun için yüzde 50’ye ulaştık. Birileri bir kısmın partisi, birileri birilerinin partisi. Biz herkesin partisiyiz. Tek bayrak dedik. Bayrağımızın dışında ikinci bir bayrağı kimse bu ülkeye dayatamaz. Gençler bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğranda ölen varsa vatandır. Böyle diyerek yürüdük. Rengi şehidimizin kanıdır. Yıldızı şehidimizin sembolüdür. Bu kadar güzel bir tanım olabilir mi. Biz belli bir bölgenin değil her yerin partisiyiz. 
 
“Bütün diktatörler korku içinde yaşar” 
CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gezisi yüzünden Antalya’da adeta “sıkıyönetim” ilan edilmek istendiğini savundu. Erdoğan’ın daha önceki ziyaretlerinde de aynı durumu gördüklerini anımsatan Sapan, “Bunun örneklerini Erdoğan’ın daha önceki gezilerinde de yaşadık. Halkın evlerinden çıkamadığını bir gün önceden yapılan gözaltıları gördük. Dikta rejimlerinde görülen uygulamalarla ilgili Erdoğan’dan tepki gelmedi. Sessiz kalmasından anlaşıldığı üzere, kendisini protesto edebileceklerini düşündüğü muhalif görüştekilerin gözaltına alınmasını destekliyor. Niyet okumaya dayalı bu tavır, antidemokratik, insanlık dışı ve çok tehlikeli bir uygulamadır” dedi.
 

“Halkından korkuyor” 
Erdoğan’ın koruma ordusu olmadan sokağa çıkmaya korktuğunu savunan MHP Antalya Milletvekili Tunca Toskay, Başbakan’ın halkın tepkisinden çekindiğini vurguladı. Toskay, “Bu önlemler demokratik ülkelerde rastlanacak şeyler değil. Her şeyleri kural dışı. Demokratik bir ülkede Başbakan yüzlerce koruma ile dolaşır mı” diye konuştu. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Başbakan’ın bir “diktatör” edasında, “diktatör ruh hali içinde” ve bunun uygulamalarıyla hareket ettiğini ileri sürerek, şöyle konuştu: “Bütün diktatörler o gücü ele geçirdikten sonra bir korku cenderesi içerisine girerler. Toplumdaki herkesi kendilerine karşı potansiyel tehdit görürler. Başbakan’ın eylem ve söylemleri göz önüne alınca onun açısından normal, ama demokrasilerde, Türkiye’nin 90 yıllık demokratik cumhuriyet tarihimizde örneği olduğunu sanmıyorum. Bu aynı zamanda düşüşe geçen bir iktidar partisinin sendromuyla da ilgili. Düşüşü hissedince, ruh halleri de düşüşe geçti. Bütün diktatörler korku içinde yaşar. Başbakan örtülü sıkıyönetim ilan edeceğine, söylem ve eylemlerine dikkat etsin. Zehirli dilini kullanmaktan vazgeçsin. Katlanılmaz üslubundan, tahammül edilmez öfkesinden kurtulsun. O zaman Başbakan tek bir polis olmadan Türkiye’nin her yerinde gezebilir.” 
 

“Saltanat gösterisi” 
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar da, Başbakan Erdoğan’ın gittikçe daha diktatörce tutum içerisine girdiğini vurgularken, “Başbakan geldi diye o ilde spor karşılaşmasının ertelenmesi, yolların kapatılması, olağanüstü hal içinde kent halkının sıkıntı çekmesi doğru değil. Bunlar diktatörlükle yönetilen ülkelerdeki manzaralardır. Diktatörlük göstergesidir. Bu saltanat, koruma ordusu diktatörlükle yönetilen ülkelerde olur” dedi.

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2013, 13:26
YORUM EKLE