Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?

Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?

Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?

Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?

Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?

Ve siz onu hiç kokladınız mı?

Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?

Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?

Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?

Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?

Çimlere uzandığınız oldu mu?

Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?

Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?

Kaç kez kuşlara yem attınız?

Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?

Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?

Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?

Kaç kez mektup aldınız bu yıl?

Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?

Kimseyle barıştınız mı bu yıl?

Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?

İyi bir yılın, bunlar gibi birçok küçük şeye bağlı olduğunu

Hiç düşündünüz mü bu yıl?

Yeni yılda düşünün!

Baharda hemen yayılın çimenlerin üzerine...

Acele edin, er veya geç; çimenler yayılacak üzerinize...

Yıl bitiyor uzatma aylarındayız

Öyleyse. KİM DEMİŞ

Unumuzu elemiş,

Eleğimizi asmış iken,

İki yirmi beşi devirip,

Ellisini aşmışken,

Feleğin çemberinden

Yüz akıyla geçmiş, derdi kederi,

Tam ardımıza atmışken,

Nereden çıktı bu yaşlılık?

Oysa biz emek verip, hesap verip,

Bin bir zorlukla hayattan yaş aldık.

Kim demiş yaşlandık?

Gönlümüze girip baksalar,

Ruhumuza hâl-hatır sorsalar,

Saçımızdaki akları

Yaşanmışlıktan saysalar,

İçimizdeki çocuğu görseler,

Ahhh bunları bir bilseler.

Çocuklar büyümüş,

İşler görülmüş,

Bitmiş çoluk-çocuk,

İş-güç kaygısı,

Geriye yaşamak kalmış,

Sahi kim demiş?

Bizler yaşlanmışız!

Bedelini ödeyip,

Hayattan yaş almışız… Yaş ilerledikçe sadeleşmek ister insan...

Fatih Altaylı'dan, Ali Koç'a açık mektup Fatih Altaylı'dan, Ali Koç'a açık mektup

Doğaya doğru çekilir, betondan yapılmış lüks binalar yerine orman ve deniz kıyısında küçük bir ev daha cazip gelir.

Yaş ilerledikçe doğalını seversin her şeyin

Yediğin her şeyin sadesini doğalını istersin...

Yaş ilerledikçe insan ne istediğinde netleşir

O yüzden oradan oraya daha az savrulur

Yaş ilerledikçe insan iteleyerek, uğraşarak giden ilişkilerde değil, kendiliğinden akışında yürüyen ilişkiler içinde bulmak ister kendini.

Yaş ilerleyince zaman öyle bir değerlenir ki her anın keyfini çıkarmak istersin

O ne der bu ne der diye yaşamazsın, çünkü umursamamayı öğrenmişsindir...

Yaş ilerleyince insan sevginin değerini daha iyi bilir

Elindekilerin ve kendisinin değerinin farkındadır.

Sevmeye sevilmeye daha çok değer verir.

Aslında en önemlisi yaşı ilerledikçe insan, ihtiyacı olan tek şeyin sevgi ve yüzünü güldüren güzellikler olduğunun farkına varmıştır.                                             Yaşadığınız olumsuz deneyimler için pişman olmayın,

Oldu bitti, geçti gitti.

Sizi kalbinde taşımayanları da boşuna aklınızda taşıyıp hamallık etmeyin...

Geçmişte yaşadıklarınıza geçmiş olsun, gidenlere de güle güle deyip bırakın...

Çünkü geçmişi silemezsiniz, değiştiremezsiniz, unutamazsınız.

Sadece olduğu gibi kabul edebilirsiniz.

Şifa bulmak istiyorsanız arkanıza bakmaktan vazgeçin

Böylece önünüzdekileri daha iyi görebileceksiniz...                                                

Yeni yılda iyi düşünün!                                       

Baharda yayılın hemen çimenlerin üstüne.  Acele edin, er veya geç; çinenler yayılacak üzerinize ...                                                              

Sağlıcakla Kalın .

Editör: Alp Kılıç