Milliyetçilik, bir bütünleştirme,milletleştirme doktrinidir. Zarrab olayını merkez alarak milliyetçilik yapılmaz.

Siyaset yapanlar temiz kalmak zorundadırlar. Rüşvete,yolsuzluğa bulaşan siyasetçi bağımsız politika yapamaz. Milliyetçilik rüşveti, hırsızlığı temizleyen bir ideoloji değildir.

ABD bizi yargılayamaz, söylemlerinin bu noktadan sonra hiçbir önemi yoktur. Türkiye, ABD’nin peyki değil,elbette Türkiye’ye mandası gibi davranamaz. Ama bunu diyenler o yargılamaları zamanında yapmış olsalardı bugün bu tür söylemlerin bir anlamı olabilirdi.

Hem açık rüşvetin,yolsuzluğun üstünü kapat, hem de şikayet et.

Eğer gerçekten hedefe Türkiye alınmışsa önce Türkiye’yi kişisel çıkarları için bu işe alet edenlerden hesap sorulmalıdır.

Hem alet edenlerden hem de üstünü örtenlerden.

***

Zarrab olayı ekseninde üzerinde durulması gereken –yargının içine düştüğü/düşürüldüğü- durumdur. O belge ve delillerle Aslan,Çağlayan,Bağış ve Güler mahkum olurdu. İfadelerdeki tutarsızlığa, belgelerdeki somutluğa rağmen haklarında kovuşturmaya gerek olmadığına karar verilmiştir. Ceza kanunumuzda rüşvet,yapması gereken işi yapmak veya yapmaması gereken işi yapmamak karşılığında menfaat temini olarak tarif edilmektedir. Zarrab’la yapılan ticaret bu kişilerin yapması gereken işleri arasında ise de rüşvettir, yapmamaları gerek işler arasında ise de rüşvettir. Dosya kapatılarak bir skandala imza atılmıştır. Zarrab olayı bir milat olmalı siyaset kurumu yargıyı kendine bağımlı hale getirmekten vaz geçmelidir. Bağımsız bir yargı olsa bu iş Ankara’da kapatılır kimse de kem küm edemezdi.

***

17 Aralık kumpastı savunmalarına gelince,evet kumpastı. Sonradan ortaya çıkan bilgi ve belgeler operasyonun beytül mala sahip çıkma kaygısıyla yapılmadığını gösteriyor. Çıkış noktası budur diye bu işe karışanlar aklanamaz. Kumpasçıdan da o kumpasa malzeme veren,ülkemizi uluslararası toplumun önünde küçük düşüren milletini/devletini satan adamlardan da hesap sorulmalıdır. Kumpasın hesabını kumpasçıdan, rüşvetin hesabını rüşvetçiden sormak gerekir.

***

Bütün bu olaylar aslında Türkiye’nin ne kadar kötü yönetildiğini gösteriyor. Türkiye birkaç yıl içinde dünya ile kavgalı hale getirilmiştir.Bunları bağımsız siyaset gibi gerekçelerle perdelemek aklı gözünde veya partisinde olanları ikna etse de olup bitenlerin ülkeyi nereye götüreceğini görenleri ikna etmez. Bugün dünya hiç olmadığı kadar iç içe geçmiştir. Karşılıklı çıkarlar ülkeleri birbirlerine mecbur hale getirmiştir. Her ülke kendinde bulunmayan şeyler bakımından bir başkasına muhtaçtır.Rusya’nın,İran’ın kış ortasında doğalgaz akışını kestiğini düşünün. Hamasetle dış politika bir araya gelmez. Daha doğru bir ifadeyle dış politika konuları böyle iç politikaya malzeme yapılarak toplum içinde tartışılmaz. Oy kaygısı her şeyin önüne geçerse ilgili mekanizmalarda konuşulması gereken konular işte böyle ortalığa saçılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Mahkeme, Savcılık veya Emniyet Müdürlüğü talebiyle, IP no ve diğer bilgiler verilir.
Avatar
Abdullah Arap 2017-12-09 18:26:31

Değerli büyüğüm, yağmacı devlet anlayışıyla gelişen menfaat ilişkileri "ekonomi" olarak adlandırılıyor ve milletimiz zulmün çarkları altında eziliyor. Fevkalade üzüntü verici ki, müslümanım diyen milletimizin ve milliyetçiyim diyen ülkücülerin bir kısmı düzene hizmet ediyor. Yazılarınız ile hakikatleri görmede bizleri aydınlattığınız için çok teşekkür ediyorum. Rabbim sizleri başımızdan eksik etmesin.