'Hababam Sınıfı'nın yakışıklısı Damat Ferit rolüyle ünlenen Türk sinemasının unutulmaz jönü Tarık Akan'ın vefatının 6. yıldönümünde unutulmadı

Türk sinemasının unutulmaz jönü Tarık Akan, ölümünün 6. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Akan'ın Bakırköy Zuhuratbaba Mezarlığı'nda bulunan kabri başında düzenlenen törene katılan sevenleri, karanfiller bırakarak, dualar etti.

Tarık Akan'ın tarih öğretmeni Tamay Erdoğan, "Tarık bey herkesin bildiği gibi önemli bir sanatçı, eğitime iyi destek veren, iyi bir iş veren ve çalışanlarıyla mutlu biriydi. Onu çok özlüyoruz. Yeri kolay doldurulacak gibi değil. Onu özlemle saygıyla anıyoruz nur içinde yatsın. 22 yıl beraber çalıştık arıyoruz onu" dedi. 

Akan'ın arkadaşı Cemal Altın, "Kendisinin burada çay bahçesi vardı, ona giderdik.  Filmleriyle beraber bu halka hizmet etti. Gençliğimizde hepimiz ona benzedik, hep saçımızı uzattık onu gibi taradık. Güzel şeyler bıraktı" diye konuştu.

Tarık Akan'ın arkadaşı Ziynet Dinçer de "Tarık Akan'ın okulunda çalışıyorum, bir boşluğum vardı ve ziyaret için geldim. Farklı bir yönünü söylemek istiyorum. Tarık Akan'ın eğitimci yönünden bahsetmek istiyorum. Bir okulu var Taş Mektep. Taş Mektep'i Tarık Akan'ın bize bıraktığı bir miras, onu sonuna kadar yaşatacağız" dedi.  

Asıl adı Tahsin Tarık Üregül olan sanatçı, Hüseyin Yaşar Üregül ile Yaşar Üregül çiftinin üçüncü çocuğu olarak 13 Aralık 1949'da dünyaya geldi.

Akan, subay olan babasının görevi dolayısıyla Erzurum Dumlupınar İlkokulu'nda başladığı eğitimini Kayseri'de tamamladı.

Tarık Akan ölüm yıl dönümünde anılıyor! 'Yeşilçam'ın Ferit'i Tarık Akan kimdir? İşte hayatı... - Takvim

Babasının emekliliğinin ardından ailesiyle Bakırköy'de yaşamaya başlayan sanatçı, bir yandan akşamları Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde okurken, gündüz ise cankurtaranlık ve işportacılık gibi geçici işler yaptı.

Tarık Akan, 1970'te arkadaşlarının ısrarıyla girdiği "Ses" dergisinin "Sinema Artist Yarışması"nda birinci olunca, Makine Mühendisliği bölümünden ayrıldı ve Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi.

Sinemaya geçmeden önce bir süre düğün salonlarında müdürlük, sandal kiralama gibi işlerle uğraşan Akan, yönetmen Mehmet Dinler'in "Solan Bir Yaprak Gibi" adlı filmiyle 1971'de sinemaya adım attı ve bu filmin ardından Tarık Akan adını kullanmaya başladı.

Uzun boyu, yeşil gözleri ve sempatik tarzıyla izleyenlerin beğenisini kazanan sanatçı, aynı yıl Sadık Şendil'in kaleme aldığı, Orhan Aksoy'un yönettiği "Emine" filminde, Filiz Akın ile başrolü paylaştı.

Bir dönem "Kartpostal Çocuk" olarak anılan Akan, yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in yaptığı ve Türk sinemasının unutulmaz eserlerinden olan 1973 yapımı "Canım Kardeşim" ile 1974 yapımı "Hababam Sınıfı"nda başrol oynadı.

İlk kez göreceksiniz! Ölümsüz mezarlar Türkiye’de İlk kez göreceksiniz! Ölümsüz mezarlar Türkiye’de

hfghghdf.jpg

Sanatçı, 1970-1975 arasında, yılda 12 filmde rol alarak Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden biri haline geldi.

Oynadığı filmlerde genellikle "Ferit" adını kullanan Akan, Gülşen Bubikoğlu ile "Ah Nerede", Emel Sayın ile "Mavi Boncuk", Hülya Koçyiğit ile "Sev Kardeşim", Hale Soygazi ile "Gece Kuşu Zehra" filmilerinde rol aldı. Filmler, sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı.

'EN ÇOK PARA KAZANDIĞIM FİLM'

Tarzıyla 1970'li yıllara damgasını vurarak Yeşilçam'ın jönleri arasına giren ve her rolün altından başarıyla kalkan Akan, 1977'de Zeki Ökten'in yönetmen koltuğuna oturduğu "Sürü" filminin ardından politik filmlerde rol almaya başladı.

Büyük değer verdiği tiyatro yönetmeni ve yazarı Vasıf Öngören'in öğrencisi olan Tarık Akan, Cüneyt Arkın ile başrolü paylaştığı 1978 yapımı "Maden" filmine ilişkin verdiği bir röportajda, şu ifadeleri kullanmıştı "O dönem Türkiye'nin en çok seyredilen filmi ve benim de en çok para kazandığım filmdir. O dönemde tüm sendikaların, işçi sendikalarının her yerinde, dağ başlarına kadar çıkartılıp oynatılan bir filmdir. Görevini çok güzel yerine getirmiştir. Sendikacılık, işçilik, işçi olmak, emek, sermaye nedir, açık ve net olarak altı çizilmiş olarak veren filmlerden biridir."

Sanatçı, 1979'da askere gitti, yedek subay olarak Denizli'de vatani görevini tamamladı.

Senaryosunu Yılmaz Güney'in yazdığı, Şerif Gören ile Güney'in yönettiği 1982 yapımı Altın Palmiye ödüllü "Yol" filminde de rol alan Akan, 1990'da ise Rıfat Ilgaz'ın aynı adlı eserinden uyarlanan "Karartma Geceleri"nin başrolünde yer aldı.

7 KEZ ALTIN PORTAKAL ÖDÜLÜ ALAN TEK ERKEK OYUNCU

Tarık Akan, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981'in başlarında, Almanya'da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye'ye dönüşünde tutuklandı. 12 yıl hapis istemiyle yargılanarak 2 buçuk ay hücre hapsi cezası alan sanatçı, hapishane günlerini ve darbe sürecini 2002'de yayımlanan "Anne Kafamda Bit Var" kitabında kaleme aldı.

Libya yapımı "Leyla ile Mecnun" filminde oynayarak uluslararası sinemaya da açılan Akan, 1991'de Bakırköy'deki Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından biri oldu, 1995'te Aziz Nesin'in vefatından sonra "Nesin Vakfı" başkanlığını devraldı.

Usta sanatçı, 1997'de yönetmen Yusuf Kurçenli ile hayata geçirdiği "Antika Talanı" adlı belgeselin seslendirmesini de yaptı.

Sanatçı ayrıca Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına "Atatürk'ün Alev Çiçekleri" ve Nazım Hikmet konulu "Işık Yontucusu" adlı belgesellerle "Anadolu'da Romalıların Ayak İzleri", "Afrodisias" ve "Perge'nin Lahitleri" adlı yapımların yönetmenliğini yaptı.

Usta oyuncu, ilk kez 1973'te "Suçlu" filmindeki rolüyle Altın Portakal'da aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü, 1978'de "Maden", 1980'de "Adak ve Sürü", 1984'te "Pehlivan", 1989'da "Üçüncü Göz", 1990'da "Karartma Geceleri", 2003'te ise "Gülüm" filmindeki rolüyle kazandı. Böylece 7 kez Altın Portakal ödülü alan tek erkek oyuncu oldu.

Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem isimli üç çocuğu bulunan ve bütün servetini yardım vakıf ve kuruluşlarına bağışlayan usta oyuncu, 16 Eylül 2016'da, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede yaşama veda etti.