İnsanlığın yüz karası Akdamar Adası ve Ermeni Kilisesi. Akdamar Adasındaki Surp Haç Kilisesi veya Kutsal Haç Katedrali (Ermenice: Աղթամարի Սուրբ Խաչ եկեղեցի), Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak maksadıyla Kral I. Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir.

Ermeniler azıcık arka bulunca bakın neler neler yapmışlar Türklere ve Türk hatunlara:

"Akşam oldu mu bizim içimize Ermeniler gelirdi. 150 tane kadar kadın içinden 10-11 tanesini seçip götürürlerdi. Sabaha kadar bu kadınlara tecavüz ederlerdi. Bu kadınlar öyle olurdu ki kan revan içinde kalır, bırakıldıklarında bacaklarını gere gere yatar, oturamayacak durumda kalırlardı" diye anlatan Seher'i...

Defalarca tecavüze uğrayan 7 yaşındaki Fatma ve 9 yaşındaki Güfaz'ı...

Zorla götürülürken kendilerini köprüden Mermit Çayı'na atan iki taze gelin; Zahide ve Fatma'yı...

Derviş Efendi'nin, gözleri önünde tecavüze uğrayan kızları Hayriye ve Şadiye'yi...

Ağzına balta sapı büyüklüğünde bir kazık çakılan, dili koparılıp bu kazığın üstüne çivilenen 70 yaşındaki Gevaş müftüsünü...(tanık ifadelerinden) unutmak mümkün mü? Unutanların da kanı kurusun inşallah!..

AKDAMAR KİLİSESİ YANİ TECAVÜZ ADASI!

Birinci Dünya Savaşı sırasında Van’ın Zeve Köyü’nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, Ermeniler tarafından öldürülmüştü. Bununla yetinmeyen Ermeniler kentte, kadınlara toplu halde ahlaksızca tecavüzde bulunmuş, mallarına ve ziynet eşyalarına el koymuştu. Rusya, savaştan çekilirken, elindeki bütün silah ve cephaneyi Ermenilere bırakmıştı. Silahlanan Ermeni çeteler, Doğu Anadolu’yu adeta kan gölüne çevirmişti. İşte bu katliamlardan Van da nasibini almıştı. Dostum Putin derken iki kere düşünmek gerekmez mi?

GÖL KIRMIZIYA BOYANDI

Kente giren Ermeniler, karşılarına çıkan herkesi kurşuna dizmişti. Can derdine düşen silahsız köylüler, Van Gölü’ne doğru kaçmaya başlamıştı. İşte o anda Van ile Akdamar adası arasında taşımacılık yapan vapurlar imdatlarına yetişmişti. Çaresiz halk, Ermeni zenginlere ait bu vapurlara doluşmuştu. (Osmanlı Torunlarının kulakları çınlasın.) Asıl katliam da burada yaşanmıştı. Vapur, gölün tam ortasına gelince Ermeniler, Türk erkeklerini vahşice katledip cesetlerini suya atmıştı. Kadınlar ise Akdamar’a götürülmüş, ömürlerinin sonuna kadar Ermenilerin tecavüzüne uğramıştı. Kiliseyi tamir ettirirken acaba bunları biliyor muyduk?

İşte bu sebeple Akdamar Adasının adı tarihe TECAVÜZ ADASI olarak geçmiştir.

Ermeni Soykırımı yoktur aksine Ermenilerin yaptığı soykırım, katliamlar ve tecavüzler vardır.

Ermeni zulmü ile katledilen ve tecavüze uğramamak adına namusları uğruna intihar eden; 50 genç kız vardır Van gölünün dibinde ve tarihinde...

Biz ne mi yaptık?

Atatürk’ün kapattığı ve 90 senedir kapalı kiliseleri tek tek acarken, ermeni açılımı diye burasını milyon Dolar harcayarak tamir edip 2010 senesinde övünç ve besmeleyle açtık.

İyi mi yaptık? Siz ne diyorsunuz?

Şimdi azılı ve azgın Ermeniler, bu UTANÇ ADASI’nda huzurla her yıl ayin yapıyorlar.

Ne adına, niçin?

NOT: Bilgiler sosyal medyadan alınmıştır.