Dolar/TL, faiz ile döviz politikası başta olmak üzere ekonomi tercihlerine yönelik endişeler, yüksek enflasyon ve küresel resesyon korkusuyla neredeyse 18 seviyesine ulaştı.

TL'deki değer kaybı dün gece de devam etti. Dolar, 17,98 seviyesini gördü ve yılın yeni zirvesine ulaştı.  Euro/TL’de ise 18,40 seviyesi görüldü.

Merkez Bankası (TCMB) dün yıl sonu enflasyon orta noktası tahmini bir önceki toplantıdaki yüzde 42,8’den yüzde 60,4’e yükseltti. Sürekli yükselen piyasa tahmini ise yüzde 70 seviyesinde. TCMB cari fazla hedefi ile kalıcı enflasyon düşüşüne kademeli olarak ulaşılmasını hedefleyen politikalara devam edeceği mesajı verdi. Böylece politika faizi düşük tutulurken krediler gibi makro ihtiyati önlemler ile ekonomideki sorunlar çözülmeye çalışılıyor.

Son dönemde ekonomi yönetimi kredilerde yeni sınırlamalara giderken firmalara piyasa şartlarından çok daha ucuz olan kamu destekli krediler için getirilen net ihracatçı tanımı ise firmalardan tepki çekiyor.

Bu eleştiriler “net ihracatçı” olmayan ya da döviz alması nedeniyle neredeyse tek haneye yaklaşan maliyetlerle sağlanan bu kredileri alamayan firmalardan geliyor. Onlara göre finansmana erişim zayıflatılırken bu durum ihracat ve büyümeyi zayıflatacak.

250 bin konut hamlesine başlayan TOKİ, 2019'da başlayıp bitiremediği projelerine cevap veremiyor! 250 bin konut hamlesine başlayan TOKİ, 2019'da başlayıp bitiremediği projelerine cevap veremiyor!

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, ihracatçı sanayicilerin finansmana erişim konusunda ciddi problemler yaşadığını ve bir finans darboğazıyla karşı karşıya olunduğu eleştirisi sonrası ise Kavcıoğlu bugün İSO’da bu konuyu da içerecek bir konuşma yapacak.

Öte yandan dün de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu “Banka kredilerine ulaşmak zorlaştı. Türkiye’nin her il ve ilçesinden bankalara yönelik şikayetler artıyor. Firmaların kredi talepleri karşılanmıyor veya çok yüksek maliyetler çıkarılıyor. Üretim, istihdam, yatırım için bankaları daha duyarlı ve yapıcı olmaya davet ediyorum” şeklinde eleştirilerde bulundu.

Bankacıların kamu kontrollü olarak tanımladıkları döviz politikasının orta vadede sürdürebilirliği, düşük rezervler ve TL’nin sürekli değer kaybı piyasalardaki ana endişe konusu olmayı sürdürüyor.

Geçen yıl da yüzde 40 üzerinde değer kaybeden TL, Nisan sonundan Haziran sonunda BDDK kredi kısıtlama kararına kadar aralıksız değer kaybetmiş ve dolar/TL bu dönemde 14.8’lerden 17.5’e kadar yükselmişti.

BDDK kararıyla kur geçici olarak 16’ya kadar gerilese de TL tekrar değer kaybetmeye başladı. TL son haftalarda günlük yüzde 0.3-0.5 değer kaybı yaşıyor.

Dolar/TL geçen haftayı 17.76 seviyesinden tamamladı. Kur bu sabah saat 09.05’te güne 17.9325/17.9395 seviyesinden başladı. Dolar/TL 20 Aralık’tan beri yeni zirve olan 17.9750’ye dün yükseldi.

Bu verilere göre TL’nin dolar karşısında Nisan başından beri değer kaybı yüzde 17,3, yılbaşından beri kaybı ise yüzde 26,6 oldu.

Piyasalarda ayrıca bugünlerde başlayan ve Ağustos’ta yaklaşık 20 milyar dolar değerinde tahmin edilen, kur korumalı mevduat (KKM) dönüşlerinin yeni döviz talebi yaratıp yaratmayacağı da izleniyor. KKM’nin kurumsalların dövizden TL’ye geçerek açtığı mevduattan oluşan bölümü TCMB’nin sorumluğunda ve rezervlere yılbaşında önemli bir katkı sağladı. Ağustos’ta ilk kez geri dönecek KKM tutarı TCMB’nin sorumluluğunda olan bölümü yaklaşık 18 milyar dolar.