Değerli okuyucularım geçtiğimiz günlerde Uygur Türkü soydaşımız olan bir hanımefendiye Eminönü İskelesinde hemcinsi olan birisi tarafından saldırıldı.

Bugünkü yazımda bu konuyu analiz edip, saldırının gerçek nedenini değerlendireceğim.

***

Hepimizin izlediği haber videosunda kadın o kadar sinirlenmiş ki, Uygur Türkü soydaşımız hanımefendiye gişelerden zıplayıp saldırıyor.

Videoda yok ama Uygur Türkü soydaşımız hanımefendinin anlattığına göre, kadın saldırırken ülkene defol demiş.

Kadının saldırma gerekçesi de sırada beklemek. Sabırsızlık resmen diz boyu. Bu İstanbul’daki sabırsızlık konusu başlı başına bir yazı konusudur.

***

Uygur Türkü soydaşımıza ülkene defol demiş. Sanırım saldırgan kadın soydaşımızı Suriyeli sanmış.

Velev ki Suriyeli olsun. İnsanlara saldırılmaz.

Yani sadece Müslüman ve Türk olması önemli değil, insan olması önemlidir.

***

Uygur Türkü soydaşımıza ülkene defol diyecek bir zihniyet nasıl olur da Türk yurdunda söyleniyor.

“Türkiye Cumhuriyeti yüksek Türk kültürü üzerine kurduk” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ü biliyoruz.

Türk’ün öz yurdundan soydaşımıza bir hanımefendiye defol ülkene diyecek seviyeye nasıl olduk da geldik?

Sorunun cevabı elbette basittir: Türklüğümüzü kaybediyoruz!

Basit soru basit cevap ama derinlemesine analiz edilmesi gerek bir konudur.

Evet yazımın başlığındaki suçluyu açıklıyorum: Hepimiz!

Türklüğü doğru düzgün anlatamamışız.

Bozkurt paralar bastıran Başbuğ Atatürk, “Bir gün Çin seddinde birleşeceğiz” dediği Turanı Kızıl elmayı doğru düzgün anlattık mı?

Anlatacak medyayı kurduk mu? Kurduysak bu medyayı ne denli destekledik?

Elbette sıfır destekledik.

***

Yazımda suçlu aramıyorum. Ama hataların nedeni bilinmezse hatalar ikide bir tekrar eder.

***

Bir kadını hem cinsine saldırtacak hale ne getirdi?

Ve tabiyi ki Uygur Türkü soydaşımıza sen ülkene defol diyecek kafaya nasıl gelindi?

***

Saldırgan kadına, Uygur Türkü soydaşımızın da ülkesinin Türkiye’dir öğretilmemiş ki.

Elbette eğitim sistemi yanlıştır. Ama önce çuvaldızı kendimize batıralım ve iğneyi de başkasına değil kendimize batıralım…

Neden mi bu kadar ağır yazdın dediniz?

Önce Milliyetçi camia bu tip Türklüğünü yitirmişlere yönelik güçlü bir medya ağı kursun. Kurmakla iş bitmez. O medyaya sahip çıksın.

Medya demek bu tip konuları Türklüğünü yitirmiş bu tip kadınlara veya erkeklere öğretmektir.

***

Eğitim sistemi ise Milliyetçiler iktidar olunca düzeltilecek konudur.

***

Öz Türk yurdunda parya Türk yurdunda garip…

Bu Uygur Türkü soydaşımız hanımefendinin yaşadığı durum da tam da budur.

***

Yazımın sonun büyük Türkçü Ziya Gökalp’ın şu şiiriyle bitireyim:

“Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'piçtir', Türk değil!”

(Önemli not: Bu paylaştığım şiir kimseye özel ima değildir”