Vazgeçmeyen Bandırma

13 KASIM 1918

Mirliva Mustafa Kemal’in Adana’dan bindiği tren Haydarpaşa Garının peronlarından birine yanaşır. 

Paşa, bir manga asker ve yakınları tarafından küçük bir törenle karşılanır. Harbiye Nezaretine gitmek için kendisini iskelede bekleyen istimbota biner. O esnada ecdat yadigarı İstanbulun incisi Boğazımızı, gırtlağımızı sıkan bir el gibi nefessiz bırakmış 55 parçalık düşman donanmasını görür. Kasım ayazı yanaklarını allaştırmış, mavi gözlerini denizi kıskandıracak kadar ortaya çıkartmıştır.

Cebindeki tabakasından bir sigara alır. O an çakmağın ateşlediği tütün değil, Türk Milletinin bağımsızlık ateşidir. Mustafa Kemal gemilere bakarak derin bir nefes çeker ve “GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER” der.

Türk Milletini 19 Mayıs 1919 a götüren sürecin başlangıcıdır 13 Kasım. İnanmışlığın nişanesi, işgali mavi suların çırpınışları üzerindeki kabullenmeyişi, başkaldırısıdır. 

BANDIRMA VAPURU

9.Ordu Müfettişliği göreviyle Samsun’a gidecek olan “Mustafa Kemal Paşa” ve karargah heyetini taşıyacak Bandırma Vapuru Türk Milletinin bizatihi kendisi gibidir. 

Direnişin sembolü, umutsuzluğu def etmenin feriştahıdır.

Kayalara çarparak büyük bir yara aldığında tam batmak üzereyken küllerinden yeniden doğmuş, İngiliz denizaltısı tarafından torpillendiğinde umudun bittiği anda İyi bir güneş gibi doğarak yüzmeye devam edip limana ulaşmayı başarmıştır.

Belki tarihin cilvelerinden biri, belki inanılmaz bir tevafuk olarak“vazgeçmeyen” Bandırma, “vazgeçmeyen” Mavi Gözlü Sarışın Kurt’u Samsun’a ulaştırmıştır.

Yorulmuştur, yıpranmıştır, hırpalanmıştır ama hiç yıkılmamıştır. Aynen biz “Çılgın Türkler” gibi...

19 MAYIS 1919

Türk’ün şanlı tarihinin altın yaldızlı sayfalarındandır 19 Mayıs 1919. Özgür ruhlu, vatan bedenli, bayrak tenli, bağımsızlık yumruklu, çelik namlulu Türklerin zamanın muktedir devletlerine atacağı kocaman tokadın besmelesi, sonu Türkiye Cumhuriyeti Devletine çıkacak koridorun ilk resmi adımıdır.

O gün Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki koca yürekli insanlar, muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kanda olan Türk Milleti’ni ateşleyerek zafere inandırmışlardır.

Cümlesinin ruhları şad mekanları Cennet olsun.

YORUM EKLE
YORUMLAR
serdar
serdar - 1 ay Önce

Atatürk, niye türk milleti adı altında birleştirdi milleti , çünkü osmanlı bir çok ırktan oluşuyordu ve birlik sağlanamıyordu, her kafadan bir ses çıkıyordu, hainlik diz boyuydu, mecburiyet hasıl olmuştu.Bakın ırak dörde bölündü her ırk kendi çıkarını düşünüyor.