Corona sonrası nasıl bir düzenleme gelecek? Toplu ulaşım araçları eskisi gibi tıklım tıklım kullanılacak mı?

Öncelikle İBB olarak çok önemli bir projemiz var. Ve bu projenin acil hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir kentin bu nüfusla bu otobüs sayısıyla sosyal mesafeyi koruması mümkün değil.

Metrobüslerdeki sayı belli, geçen araç belli, şehir içi otobüsler belli, bunların kapasitelerini en az yarıya indirmek sosyal mesafeyi korumak amaçlı otobüs sayısının yetmesi mümkün değil.

Pek çok Avrupa ülkesinde ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çalışan kesimlerin gruplara ayrılarak iş başı ve iş sonu saatlerinin belirlenmesi gerekiyor. İBB olarak bürokratlarımızla beraber bilim danışma kurulu oluşturduk. O toplantılardan çıkardığımız sonuçlar şöyle:

Fabrikalar: Sabah 06.00'da işe başlanmalı 15.00'te iş sonu olmalı.

Özel sektör, ofisler ve beyaz yakalılar: Sabah 07.00'de iş başı yapılmalı mesai 16.00'da sonlanmalı.

Kamu sektörü: Sabah 08.00'den 17.00'a kadar mesaisi olmalı.

Üniversite, lise ve ilkokullar: Sabah 09.00'da başlamalı 17.00 veya 18.00 de sonlanmalı.

Dükkan AVM ve Marketler: Bunların da saat 10.30 da başlaması lazım 20.00 -21.00 de iş sonu olmalı.

Kentlerimizde her şey aynı anda aynı saatte başlıyor. Dolayısıyla toplu taşımalarda çok yüksek miktarda kişi seyahat ediyor. Bu sistemi homojenize etmemiz lazım. Bunu yaparsak hem sosyal mesafeyi korumak adına bir yol almış oluruz hem de trafikteki sıkışıklıkları gideririz.

İBB bunu tek başına yapamaz burada bakanlıkların devreye girmesi gerekli. Öncelikli olarak bu projeyi mutlaka valilikle koordineli yapmak lazım. Valiliğin bu projeye destek olması çok önemli. İBB bürokratları teklifi hazırlayıp valiliğe sunacak. Umarım valilik de gereğini yapacaktır.

İlk duraklarda yoğunluk sebebiyle binemeyen insanlar için yeni otobüs ilave edilmesi şu an düşünülüyor. Metrobüs hattında da önümüzdeki yılbaşı itibariyle yeni farklı tip otobüsler gelecek. Şu an da 15-17 metre araçlar yerine 22-25 metre araçlar getirilerek metrobüs yoğunluğunun daha da azaltılması planlanıyor.

Gerekli tedbirler alındı alınmaya da devam ediyor. Mesela otobüsler içinde tutacakların kaldırılması, bazı koltukların sökülmesi bazı koltuklara oturmayınız ibaresi konması gündemde.

Bunlarla beraber her akşam araçlarda dezenfektan işlemlerinin yapılması ki yapılıyor, bundan sonrasında da devam edecek.

Klimaların iyi hava haricinde bir de dezenfeksiyon vermesi için bazı operasyonlar yapılıyor. Sürücülerin izole edilmesi de çoğu otobüslerde yapıldı yapılmaya da devam edecek.

Ayrıca yaya kavşaklarındaki dokunmatik yaya butonları sensörlü hale getirildi. Artık dokunmadan sensörlerle geçiş hakkı elde edebiliyorsunuz.

Ama tabi endişemiz yolcu kapasitesinin artması. Ki şimdiden yüzde elli artışla bir talep var. Özellikle göz ardı edilmemesi gereken en önemli bir konu bu.

Sadece İBB araçlarında değil minibüs gibi özel toplu ulaşım araçlarında da sosyal mesafe gereği gerekli yolcu sayısına ulaşılamıyor.

Dolayısıyla bu sefer sadece yakıt parasına ya da maliyetinin de altına çalışmak zorunda olunuyor. İETT'nin maliyeti 3 lira iken 25 liraya çıktı. Burada çözüm şu:

Özellikle Amerika, Latin Amerika ülkeleri ve AB ülkelerinin çoğunda devlet tarafından toplu taşımadaki bu maliyet unsurunu minimize etmek adına ulaşımın devamlılığını sağlamak amacıyla 25 milyon dolarla 100 milyon dolar arası yerel yönetimlere bir hibe yapıldı.

Sonuç da belediyeler devletten gelen bazı yardımlarla ayakta duruyor. Bu yardımın yerel yönetimlere yapılması gerekiyor.

Şu an şehrin ana arterlerinin boş olması sebebiyle bisiklet yolu çalışmaları yapıyoruz. Bisiklet yoluna uygun olan bazı arterleri düzenlemeye başladık.

Hatta sahillerdeki bisiklet platformlarından uygun olanların bu sisteme entegre edilmesi söz konusu. Belli noktalarda emniyetle bisiklet yolculuğunu başlatacağız. Mayıs ayının sonuna kadar bisiklet yolları hazır olacak.