Zafer Partili Bartu Soral’dan tweet bombardımanı geldi. Soral’dan Rusya Ukrayna savaşına ekonomik açından dikkat çeken yorumlar geldi.

Zafer Partili Bartu Soral’ın tweet bombardımanı şu şekilde:

Rusya’nın dolar, avro, pound kullanımın yasaklanması ve SWIFT sisteminden çıkartılması mümkün mü? Bu konuda bir bilgi seli yapıp inceleyelim.

1)Dünyada toplam dış ticaret hacmi 74 trilyon dolar, buna karşılık yıllık döviz işlemleri toplamı 1,27 katrilyon.

Bunun 1.11 katrilyonunu banka kredileri dışındaki finansal oyunlar için yapılan işlemler. Bu işlemlerde ABD dolarının ağırlığı yüzde 88. Ve bu işlemlerin yaklaşık yüzde 48’i İngiltere’de, yüzde 25’i ABD’de yapılıyor.

2) Doların yaygınlığı konusunda ikinci çarpıcı veri

forex piyasalarında görülüyor. Burada ülkelerin gayri safi yurt içi hasıla ve ithalat ihracat büyüklüklerinden çok farklı bir manzara çıkıyor. Bilindiği üzere forex piyasası, döviz ticaretinin yapıldığı uluslararası piyasalar. 2019 yılında doların forex piyasalarında günlük işlem hacmi 5.82 trilyon dolar. İkinci sırada 19 ülkenin kullandığı avro var; günlük 2.13 trilyon dolar. Üçüncü sırada ise 1.11 trilyon dolar ile Japon Yeni bulunuyor. Dördüncü sırada İngiliz Poundu, günlük 844 milyar dolar. Beşinci sırada Avustralya Doları, günlük 447 milyar dolar.

LAİKLİĞİ HEDEF ALAN VALİYE SUÇ DUYURUSU LAİKLİĞİ HEDEF ALAN VALİYE SUÇ DUYURUSU

Ve altıncı sırada Çin Yuan’ı, günlük 285 milyar dolar. 3) Oysa, Çin’in 2019 yılı toplam dış ticaret hacmi 4.63 trilyon dolar ve dünyada birinci sırada. ABD 4.28 trilyon dolar dış ticaret hacmi ile ikinci sırada ama forex piyasalarında dolar ile günlük işlem, Yuan ile günlük 20 katından fazla. Örneğin İngiltere’nin 2019 yılı toplam dış ticaret hacmi 1.16 trilyon dolar ile Çin’in dörtte biri oranında ama foreks piyasalarında İngiliz Poundu Çin Yuan’ından üç misli fazla işlem hacmine sahip. Ayrıca ekonomik büyüklük olarak bakıldığında Çin 2019

yılında 13.6 trilyon dolar gayri safi yurt içi hasılaya sahipken İngiltere 2.86 trilyon dolar gayri safi yurt içi hasılaya sahip. 4) Çin dünya dış ticaretinin yaklaşık % 13’ünü gerçekleştiriyor. Buna karşılık Çin’in para birimi Yuan ile SWIFT sistemindeki ödemeler sadece % 2. Yani Çin ithalat yapıyor ama bu ithalatın ödemesi dolar ile gerçekleştiriliyor (Çin ve Rusya dış ticarette kendi para birimlerini kullanmak üzere anlaşma imzaladılar). Dünya dış ticaretinde ABD’nin payı da % 13 civarında. Buna karşılık ABD’nin para birimi dolar ile SWIFT sistemindeki ödemeler toplamın yüzde 41. Aynı dış ticaret payına karşı Yuan kullanımı % 2 dolar kullanımı ise % 41. 5) SWIFT’e alternatif bir ödeme sistemi Çin tarafından 2015 Ekim ayında kullanılmaya başlayan Cross-border Interbank Payment System (CIPS) oldu.

2018’de 26 trilyon Yuan değerinde (3.95 trilyon dolar) ödeme işlemi yapılan sistem için bu rakam 2017’ye göre yüzde 80’lik bir artışa işaret ediyor. 6)Sonuç olarak; Çin ile Rusya geçen günlerde dev bir stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Rusya dış ticarette bu derece yaygın olan dolar, avro, pound ve yen kullanmaz ise onun doğalgaz, petrol, yeraltı zenginlikleri satışı durur. Bu ürünlere muhtaç olan ülkelerde ise hem ekonomi hem hayat durur. Hele stratejik anlaşma gereği işin içine Çin de girerse, bütün dünya ekonomisi durur.

Bunu hiçbir ülke göze alamaz. Bu durumda mecburen alıcılar ruble ve yuan gibi tedariki sağlayan ülke para birimlerini kullanmak zorunda kalır. Bu da Çin ve Rusya’nın ekmeğine yağ sürerken, Amerika ve AB kendi ayaklarına ateş etmiş olurlar.

Rusya SWIFT’ten çıkartılırsa devreye CIPS girer. Bu da yine Rusya ve Çin’in hedefine uygun bir durum olur. Bu ikiliden mal almak isteyen ülkeler mecburen CIPS ve bu ülkelerin para birimleri yuan ve ruble’yi kullanmak zorunda kalır. Bu durum doların tahtını sallamaya başlar.

Dolar rezerv para pozisyonunu kaybederse hegemonya yıkılır. Kaldı ki daha henüz iç içe geçmiş finansal piyasalardan ve bankalar arası kredi borçları ile işlemlerden bahsetmedim bile. Mesela Rusya; “madem dolar, avro, pound ve yen kullanamıyorum, bu para birimlerinden olan bütün dış borç ve kredi ödemelerimi de yapamıyorum” derse :) Ezcümle; Amerika’nın NATO üyeliği, silah ve maddi destek vaatlerine kanarak tehlikeli girişimlere kalkışan Ukrayna Cumhurbaşkanı ve onu seçen Ukrayna halkı Rusya karşısında yalnız bırakılmıştır ve yalnız bırakılmaya devam edecektir. Bol keseden kınamak, lanetlemek, "göreceksiniz gününüzü" tarzında tehditler ise bedavadır; istenildiği kadar kullanılabilir! Ülkemizde de Amerika’nın vaatlerine kanmaya, ondan iktidar dilenmeye, hizmet etmeye hazır bütün kişi ve kuruluşları bilgilendirmiş olayım.