Bu düzeni daha ne kadar sürdürebileceksiniz?

Av. Rubil Gökdemir'in "Bu düzeni daha ne kadar sürdürebileceksiniz?" başlıklı yazısı;

Bu düzeni daha ne kadar sürdürebileceksiniz?

Bugün Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı'nca açıklanarak, TBMM'ye gönderilen ve yasama organı tarafından üzerinde hiç bir değişiklik yapılmaksızın kabul edileceğini bildiğimiz 2020 yılı bütçe teklifinin ana başlıklarına bakacak olursak;

2020 BÜTÇESİNİN BAŞLIKLARI

* Bütçe harcamaları 1 Trilyon 95,5 milyar TL

* Bütçe gelirleri 956,6 milyar TL

* Vergi gelirleri 784,6 milyar TL

* Bütçe açığı 138,9 milyar TL

BÜTÇE HARCAMALARI:

* Faiz ödemeleri; 145 milyar TL

* Çalışan maaş ve primleri, SGK transferleri ve emekli maaşları; 700 milyar TL

* Yerel yönetim payları; 97,3 milyar TL

* YİD ve KÖİ projeleri gelir garantisi ödemeleri; 18,9 milyar TL

* Tarıma doğrudan destek ödemeleri; 22 milyar TL

* Sosyal yardım ödemeleri; 71,3 milyar TL

* BİS teşvikleri; 5,1 milyar TL

* Reel sektör teşvik ödemeleri; 54,5 milyar TL

* Yatırımlar; 88,5 milyar TL

NASIL BÜTÇE AMA ?

2020 yılı için 1 TRİLYON 96 MİLYAR TL'lik BÜTÇE HARCAMASI yükünü bu millet taşıyamaz.

2020 yılı BÜTÇESİNDE 784,6 milyar TL vergi toplamayı ve 1 Trilyon 95,5 milyar TL harcama yapmayı düşünüyorsanız, milleti zam ve vergi artışlarıyla çökerteceksiniz demektir.

Bütçenin en büyük harcama kalemini oluşturan personel ve emekli maaşları ve SGK'ya yapılan transferlerin 700 milyar TL'lık toplamına bakarsanız, kamuyu küçültmek için iktidara gelenlerin, yaptıkları özellestirmelere karşın 17 yılda kamu çalışanı sayısını yaklaşık 2,5 milyondan 4 milyon 570 bine çıkardıklarını da maalesef görürsünüz. Eğer ekonomik büyüme sebebiyle kamudaki gibi istihdam artışı olmuş olsaydı, özel sektör istihdam oranlarının da aynı dönemde %80 civarında artmış olması gerekirdi.

Bu sebeple büyümeyen bir ekonomide ve bu haliyle merkezi devlet bütçesinin %70'i maaşlar ve SGK harcamalarına gitmektedir.

Bu vesileyle SGK'ya kayıtlı çalışanların sayısı 20 milyon ve bu rakamın 4.570.000'i kamu çalışanı, 1 milyon 670 bini primlerini devletin ödediği "stajyer, çırak, kursiyer" olmak üzere toplam 6.740.000'i bulmaktadır. Yaklaşık 13 milyon emekliyle birlikte 19 milyon 740 bin kişi kamudan maaş almaktadır.

Anlı şanlı Türk ekonomisi ise ancak 13 milyon 360 kayıtlı işçi çalıştırmaktadır.
(* Kayıtsız çalışan sayısının ise 8 milyon olduğu yönündeki gayri ciddi istatistikler dikkate alınmamıştır.)

Bu hafta 4.596.000 olarak açıklanan ve bizim hesabımıza göre 4.875.000 olan işsiz sayısına, 10 yılda kamuda istihdam edilmiş ve bu şekilde şişirilmiş ilâve çalışan rakamını da, işsiz sayısına eklersek 6.875.000 işsiz sayısına ulaşmış oluruz.

Özetle 17 yıldır yürütülen ve sadece seçim kazanmaya endeksli "borçlanma ve tüketim ekonomisi" yeni İSTİHDAM alanları yaratamıyor.

2020 yılı bütçesi, mevcut haliyle ve hedefleri bakımından gerçekleşmesi mümkün olmayan, sadece iç talebin artırılmasına dayalı bir ekonomik modelle ve önümüzdeki yılda ekonominin %5 büyüyeceği varsayımına dayalı gelir-gider tahminlerinden ibaret bir temenniler paketi olmuş...

Hâlâ gerçek problemlerle yüzleşmek yerine, günü kurtarmak maksadlı hayal tacirliğine maalesef devam ediyoruz.

TÜM YAZILARI

YORUM EKLE