Çin yönetimi işgalindeki  Doğu Türkistan’ın Lop Nor bölgesinde kurduğu  nükleer deneme tesislerinde  1964 yılında  başladığı nükleer silah denemelerine 1996 yılında son vermişti. Ancak Çin, bölgedeki nükleer faaliyetlerine yeniden başladı.

New York Times Gazetesinde William J. Broad, Chris Buckley ve Jonathan Corum tarafından ortaklaşa kaleme alınan analizde dikkat çeken değerlendirmelerde bulunuldu. Mepaneews.com’un Türkçe’ye çevirdiği analizi uyghur.net sitesi aktardı.

Carnegie Endowment for International Peace Teşkilatı’nde nükleer uzman olan Tong Zhao, “Lop Nor bölgesindeki tüm kanıtlar Çin’in nükleer testlere yeniden başlamasına olanak sağlayacak hazırlıklar yaptığına işaret ediyor” dedi.

New Mexico’daki Los Alamos silah Laboratuarının eski müdürü Siegfried S. Hecker, Çin’in Lop Nur’daki nükleer deneme Tesislerini  yeniden inşa etmesini  olağan dışı bir durum  olarak nitelendirdi ve  “Ruslar ve Amerikalılar test sahalarında faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ama bunun Çin’in yaptığı ile bir ilgisi yoktur.” şeklinde değerlendirdi.

Doğu Türkistan’in Lop Nur bölgesinde ulaşılan  yeni kanıtlar, Pentagon’un bir kolu olan Ulusal Jeo-uzamsal-İstihbarat Ajansı’nda eski bir analist olan Renny Babiarz tarafından ortaya çıkarıldı. Pekin’in nükleer programının yanı sıra uydu keşifleri konusunda da uzman olan Dr. Babiarz, derin kuyulardaki patlamaların ülkenin hızla büyüyen cephaneliği için yeni nükleer silah türlerini mükemmelleştirme çabalarını hızlandırabileceğini söylüyor. Uydu görüntülerini ve Dr. Babiarz’ın analizlerini inceleyen bağımsız uzmanlar da Babiarz’ın endişelerini paylaşıyor.

Lop Nur’daki hareketlilik ABD-Çin ilişkilerindeki en hassas anlardan birine denk geliyor.  ABD Başkanı Joe  Biden, giderek daha çekişmeli hale gelen ilişkileri “istikrara kavuşturmaya” çalıştığını söylüyor.  Geçen ay ABD’de yapılan Xi Jingping ve Biden  zirvesi görüşmelerinde  Çin’in bu yeni nükleer test girişimleri konusunda da  uzlaşma arayışları sürdürüldü.

Pazartesi günü Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin’in Lop Nur’daki nükleer deneme tesislerindeki  iyileştirmeleriyle ilgili sorulara yanıt verdi ve  bu iddiaları “olmayacak duaya amin demek, asılsız bir şekilde ‘Çin nükleer tehdidi’ söylemini körüklemek” olarak niteleyerek reddetti. Bakanlık bu tür iddiaların “tamamen sorumsuzca” olarak nitelendirdi. Bakanlık ayrıca Pekin’in nükleer deneme yasağına uyma konusundaki kararlılığını da vurguladı ve bu tutumun “uluslararası toplumdan büyük övgü aldığını” ekledi. Açıklamada Çin’in “nükleer silahların kapsamlı bir şekilde yasaklanması ve tamamen ortadan kaldırılması yönündeki asil arzusunu gerçekleştirmek için hiçbir çabadan kaçınmayacağı” belirtildi.

Nükleer uzmanlar Çin’in yakın zamanda bir deneme yapacağına dair bir işaret görmediklerini söylüyor ve Pekin’in hiçbir şey yapmayabileceğini savunuyorlar. Askeri üssün yeniden inşasının Batı’ya yönelik bir uyarı olabileceğini söylüyorlar. Çinli uzmanlar da bu iddiaları tekrarlıyorlar.

Çin’in bir nükleer deneme yapıp yapmayacağı rakiplerinin ne yapacağına da bağlı olabilir. Yakın zamanda Rusya ve daha önce de Amerikan yönetimleri tarafından gönderilen sinyaller Pekin’i endişelendirebilir.

Aliyev'den Erdoğan'a 15 Temmuz mektubu Aliyev'den Erdoğan'a 15 Temmuz mektubu

Çin’i sık sık ziyaret eden ve üst düzey bilim adamlarıyla bir araya gelen önde gelen nükleer fizikçi Richard L. Garwin, Lop Nur’un yeniden inşasının teknolojik bir önlem olduğunu söyledi. “Bir başkası önce davranırsa hazırlıksız yakalanmak istemiyorlar” dedi.

Carnegie Endowment’tan Dr. Zhao da aynı fikirde: “Çin en kötü senaryoya hazırlanmak zorunda olduğunu hissediyor.”

Sandia Ulusal Laboratuarlarının eski direktörlerinden Stephen M. Younger, Çin’in bir açıklama yapmak için tek taraflı olarak bir test yapmasının akıl almaz bir şey olmadığını ifade etti.

Bazı analistler Çin’in büyük patlamalar planlamadığını, bunun yerine kendi kendine devam eden zincirleme reaksiyonlar üretmekten uzak duran kritik altı deneyler programını hızlandırdığını savunuyor. Hem Rusya hem de Amerika Birleşik Devletleri bu deneyleri mevcut silahlarını değerlendirmek için kullanıyor.

Diğer analistler ise bu görüşe katılmıyor ve Çin’in yeni bombardıman uçakları, denizaltılar ve füze silolarından oluşan filolarının yeni silahlanmanın habercisi olduğunu savunuyor.

Pentagon, Çin’in mevcut güç artırma hızıyla 2035 yılına kadar 1500 nükleer savaş başlığına sahip olabileceğini öngörüyor. Bu seviye, Çin’in yarım yüzyıldan fazla bir süredir sahip olduğu “asgari caydırıcı güç”ten beş kat daha fazla olacaktır.

Amerikalı uzmanlar Çinli bilim adamlarının şu anda bu silahlanma için en uygun gördükleri silahları planladıklarını ve Soğuk Savaş sırasında çok daha fazla patlama gerçekleştiren Moskova ve Washington’un aksine test patlamalarından çok şey öğrenebileceklerini söylüyorlar.

Çin’in nükleer deney programını uzun süredir inceleyen eski Los Alamos yöneticisi Terry C. Wallace, “Geride kaldıklarına inandıklarını biliyorum.” dedi ve ekledi: “Test bilgisinde o kadar geride olduklarını düşünüyor olabilirler ki egzotik bir şeyler yapmak istiyorlar.”

Editör: Habererk Haber Merkezi