HABER: SELİM ÇORAKLI

Bugün bütün dünya bir kaos içinde yüzüyor. Bütün milletler Komünizmin, Faşizmin, Kapitalizmin ve buna benzer izmlerin insanlığın başına açtığı dertlerle boğuşuyor. İnsanlığın içinde bulunduğu kaostan çıkmasının tek yolu hak ve adaletin tesis edilmesidir. Tarih boyunca hak ve adaleti tesis eden milletlerin başında da şüphesiz Türkler gelir. Türkler yaşadıkları ve hakim oldukları coğrafyalarda yaşayan halklara karşı daima hakkaniyetli v adaleli davranmış, sömürü mantığı ile yaklaşmamış ve bu sebeple gittiği yerlerde yüzlerce yıl kalmasını becermiştir. Çünkü Türkler fethettikleri yerlerdeki halkı ezmemiş, emperyalistçe davranmamış ve oralara insanlık ve medeniyet götürmüştür.

“Siz iyiliği emreyler, kötülükten nehyeder, Allah’a inanır olduğunuzdan, insanların hayrı için meydana çıkarılmış en hayırlı bir milletsiniz.” (Âl-i İmrân, 110)

Müfessirler bu ayetin Türklere işaret ettiğini söylemişlerdir.

Büyük Akif de bu gerçeği bir şiirinde şöyle dile getirmiştir:

“Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:

Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Kapkaranlıkken bütün âfâkı insaniyetin,

Nur olup fışkırmışız tâ sinesinden zulmetin.”

Ülkücü Delikanlılar Vuslat Kervanı bu haftaki toplantısında konu olarak Türk dünyasının içinde bulunduğu durum ve dünyanın Türklere nasıl muhtaç oldukları konusunu seçti.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Ülkü Ocakları İstanbul eski başkanı Erdem Karakoç, bu tür toplantıların yapılmasının önemi üzerinde durdu ve sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkücü Delikanlılar Vuslat Kervanı adını verdiğimiz bu tür toplantılarda bir araya gelişiminin en önemli unsuru birbirimizi fiziken görmemizdir. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur derler. Gönülleri birleşen ülkücüler olarak bir araya gelerek eksikliklerimizi tamamlıyoruz. Toplantılarda uzun konuşmaların olması kimseyi bıktırmamalıdır. Birbirimizi ifade etmemiz yeterlidir. Bizler yaşanan adaletsizliklere, zulümlere karşı olduğumuz için ülkücü olduk. Yolumuz, yöntemimiz birbirimize danışarak devam edecektir. Yönetimden çok yöntem değişikliğine ihtiyacımız var. Ülkücüler olarak altından kalkamayacağımız bir şey yoktur. Yeter ki bizler bir ve beraber olarak aynı hedefe doğru ilerleyelim.”

İkinci olarak söz alan MHP eski milletvekili ve İstanbul Ülkü Ocakları eski başkanı Mustafa Verkaya ise ülkücü hareketin dünyanın sayılı teşkilatlarından biri olduğunu dile getirdi ve sözlerine şöyle devam etti: “Biz ülkücülerin geçmişi ortadadır. Şanlı bir mazimiz var. Çilesini çektiğimiz ve her şeyi belli olan şanlı bir mücadelenin içinden geliyoruz. Bu hareket zamanla devasa bir yapıya bürünmüştür. Bu duruma gelmemize liderinden en alttaki ferdine kadar herkes canıyla kanıyla emek verdi. Bu açıdan biz kolektif bir hareketiz.”

Daha sonra söz alan Sakarya Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü hocası Prof. Dr. Hacı Musa Taşdelen, Türklerin bugün bütün dünyada çok kalabalık olduğunu ve bunların hepsinin gözlerinin Türkiye’den kendilerine uzanacak bir eli beklediklerinin altını çizdi.

İnsanlığın ve bahusus Türk milletinin bütün dünyaya yayılmış fertlerinin Türkleri beklediğini belirten Taşdelen sözlerine şöyle devam etti:

“Avrupa ülkeleri içinde bize en yakın millet Macarlardır. Bir Macar’ın bana söylediği şu söz, “Türkler bizi 140 yıl idare etti, onları hayırla arıyoruz. Ruslar ise 50 yıl idare etti, şimdi hep birden Rusları lanetliyoruz. Türkler adalet duygusuna sahiptiler.Türklerin Avrupa'daki bağlantıları çok önemlidir. Balkanların İslamlaşmasında büyük rol oynayan Ahmet Yesevi dervişlerinden Sarı Saltık Babayı herkes seviyor. Sarı Saltuk Balkanlarda ilk Müslüman Türk diasporasını gerçekleştiren kişidir. O zamandan ferasetiyle denizlerde hâkimiyeti dikkat çekmiştir. Bugün bizler Balkanlardan, Kafkaslara, Hindistan’dan Türkistan’a kadar dünyadaki Türklerin bulunduğu yerlerle irtibatımızı artırmalıyız.  Bunu Türk dilinin yaygınlaşmasıyla sağlayabiliriz. Bunun için Türkiye'de üniversitelerin bölümleri yurt dışında Türkçe öğretecek şekilde yeniden yapılanmalıdır.”

Çerkezköy’de günlük gazete çıkaran, TV ve radyo yayını yapan Ülkücü gazeteci Şaban Kardeş ise toplantılarda yapılabilecek önemli bir projeyi katılanlara anlattı ve sözlerine şöyle devam etti: “Ülkücülüğü tanıdığım gün kendimi tanıdım. Başbuğu tanıdım, ülkücülüğü anladım. Gazete çıkardım, başbuğun Tekirdağ’da tanıtılmasında rol oynadım. Elimizde çok imkânlar var. Bu toplantılara katılan ve davamızın çilesini çekmiş ülkücü abilerimizin videolarını çekerek veya buradan canlı yayın yaparak gençlere tanıtabiliriz. Elimizdeki teknik imkânları davamız yolunda kullanmalıyız. Ülkücü abilerimizi gelecek nesillere tanıtmalıyız. Davayı gelecek nesillere aktarmalıyız.”

Başbuğum atadığı İstanbul MHP son İl başkanı Osman Ceylan ise dilin bir millet için önemi üzerinde durdu ve şunları söyledi: “Dil bir milletin hayatında önemlidir. Dil olmadan milletler devam edemez. Türkler bin yıl İslam’ın bayraktarlığını yapmıştır. Türkün İslam yorumu Kur’an’a çok daha yakındır. Türk dilini bütün dünyaya yaymalıyız.”

Devletimizin önemli bir dönemeçten geçtiğini söyleyen İhsan Zomp ise, “Devletin sıkıntıları var. Milletin de var. 31 Mart seçimleriyle gelişen zor bir durum var. Ülkemize sahip çıkmalıyız. 1 Mayıs devlet tarafından tanınırken 3 Mayıs görmezden geliniyor. Ülkücüler uyanık olmalı. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları görmeli ve tedbirlerimizi almalıyız.” Dedi.

Ülkücü seçilmiş insandır Ülkücü seçilmiş insandır

Daha sonra söz alan Yücel Calbaz ve Ahmet İlhan ise toplanmayı öğrendiğimiz gibi dağılmamayı da öğrenmenin önemi üzerinde durdular ve bu tür toplantıların bizi birliğe götürmesini dilediler.

Son olarak söz alan Hayrettin Alp ise, toplantıların yaz döneminde 15 günde bir yapılacağını duyurdu ve gelecek toplantılara hanımların da katılmasının önemine değindi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Davamızı hanımlarımıza, çocuklarımıza da sahiplendirmeliyiz. Bunun için toplantılara hanımları da katalım. Toplantıya gelenler gelmeden önce ülke meseleleri hakkında araştırma yapsın ve yararlı bilgileri burada paylaşsın.”

Toplantıya ayrıca ülkücü hareketin önemli isimlerinden Kahraman Dervişoğlu, Mustafa Seyhan, Selim Çoraklı, Muradi Güler, Fahrettin Budak, İsmail Türk, Ahmet Tat, Abdullah Sapan, Mustafa Yaşar Onur,

Toplantı hep birlikte Kürşat marşının okunmasıyla sona erdi.

56-5

Editör: Habererk Haber Merkezi