İnsanoğlu dünyaya nereden geldi?

İnsanlığın doğuşunun nasıl meydana geldiği hepimiz için bir sır olmaya devam ediyor. Dr. Michael Callahan'ın yayınladığı yeni bir makale bu sırra biraz da olsun ışık tutmayı çabalıyor.

İnsanoğlu dünyaya nereden geldi?

NASA'da bilim adamı olarak çalışan Callahan ve ekibinin araştırmasıyla incelenen 12 ayrı meteoritte DNA izlerine rastlandı. Bir meteoritte DNA izlerine rastlamak çok da zor değil aslında, ancak bu DNA'ların kökeninin nereden geldiğini bilmek adına yapılan araştırmada, meteoritler kütle spektrum ölçer ve sıvı kromatografi kullanılarak incelendi. Meteoritlerin üzerinde Dünya üzerinde çok az rastlanan adenin, guanin ve çeşitli moleküllere rastlandı.

Meteoritlerin üzerindeki bu moleküller, Callahan ve ekibine göre meteoritlerin üzerindeki DNA'ların uzaydan geldiğine dair bir işaret. Bu bulgu da insanoğlu gerçekten de uzaydan mı geldi sorusunu, bir kez daha biraz daha kuvvetli bir şekilde akıllara getiriyor.

PANSPERMİ TEORİSİ NEDİR?

Panspermi teorisini savunan Robert Zubrin, başka yıldızlardan gelen kuyrukluyıldızların Dünya’yı uzaylı bakteriler ile döllediğini öne sürdü. Peki mikroplar bir yana, Dünya dışı organik bileşikler ve yaşamın yapıtaşı olan aminoasitlerin kuyrukluyıldız çarpışmalarıyla bize ulaşıp gezegenimizi dölleme şansı nedir?

YAŞAMIN KÖKENİ UZAYDA OLABİLİR

Herkes Nerede yazısında, uzayda gelişmiş Dünya dışı uygarlıklar varsa neden Taksim meydanına inip merhaba Dünyalı demediler? En azından radyo sinyalleriyle neden mesaj gönderip robot sonda yollamadılar diye sordum. Ancak, panspermi teorisine göre uzaylılar zaten aramızda olabilir.

Nasıl derseniz: Güneş Sistemi’nin 4,5 milyar yıllık tarihi boyunca en az 200 yıldız çok yakınımızdan geçti. Her defasında komşu yıldızların yerçekimi, Güneş Sistemi’nin dış sınırındaki küresel Oort Bulutu’nda yer alan 4 trilyon kuyrukluyıldızdan binlercesini iç gezegenlere doğru savurdu. Bunların birkaçı da 1 ila 25 milyon yıllık aralıklarla Dünya gezegenine çarptı.

Dahası 2014 yılında 67/p kuyrukluyıldızını ziyaret eden Rosetta sondası, bu cisimde Dünya’daki hayatın yapıtaşları olan organik bileşikler ve basit aminoasitler buldu. Kısacası yaşam Dünya’da ortaya çıkmış olsa bile, yaşamın kaynağı olan organik bileşiklerin en azından bir kısmı uzaydan gelmiş olabilir. Ne de olsa son 4,5 milyar yılda Dünya’ya binlerce kuyrukluyıldız çarptı.

Panspermi teorisi daha ileri gidip diyor ki tarih boyunca Dünya’ya çarpan kuyrukluyıldızlardan bir kısmı da başka yıldız sistemlerinden gelmiş olabilir. Komşu yıldızlar bize yaklaştığı zaman, onların yörüngesindeki en uzak kuyrukluyıldızlar da Güneş’in yerçekimine kapılıp bizim yıldız sistemimize geçiş yapmış ve ardından iç güneş sistemine göçüp Dünya’ya çarpmış olabilirler. Peki bu doğru mu?

YORUM EKLE