Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Son zamanlarda topluma LGBT’yi soktular, aile yapımızı dejenere etmenin gayreti içine girdiler. Öyleyse biz olması gereken ne ise onu yapacağız" sözlerine CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Aile filan hepsi bu işin içinde. Öyle bir şey yapıyoruz ki ne kadar samimisin, değilsin; bunu burada göreceğiz" diye cevap verdi.

Çekya dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüyle ilgili yasal düzenleme çağrısına "Aslında Kılıçdaroğlu'nun ortaya attığı bu tez, siyaseti ne kadar bilmediğini, kendisinin bir siyaset fukarası olduğunu gösteriyor. Bir defa ortada şu anda yasal bir düzenlemeyi gerektirecek bir durum yok ki. Şu anda bu haliyle kızlarımız üniversiteye, ortaöğretime gidebiliyor mu, polis olabiliyor mu, asker olabiliyor mu? Evet. Bütün bunlar şu anda var mı? Var" açıklamasında bulunmuştu.

"BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL, BU İŞ NEREDEN ÇIKTI?"

"Şimdi böyle bir durum ortadayken, bayram değil seyran değil, nereden çıktı bu iş?" diyerek, Kılıçdaroğlu'na "Sen dürüstsen o zaman gel bunu Anayasa'ya alalım ki bundan sonra kimse bu işin üzerinde oynayamasın" şeklinde tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:

"Hemen ne yaptılar? Onun malum bir adamı var. “Desteklemeyeceğiz” dedi. Öyle de olsa şu anda ben çalışmayı başlattım. Adalet Bakanımın riyasetinde şu an itibarıyla gerek Bekir Bey gerek Anayasa Komisyonu Başkanım, Adalet Komisyonu Başkanım, onlar şu anda bu çalışmayı yapıyorlar. “Yanınıza milletvekili arkadaşlarımızı, MYK'den arkadaşlarımızı da alın çalışmayı hazırlayın” dedim. Devlet Bey'le de görüştüm bu konuyu. İnşallah bu işi hemen Meclis'e sunalım. Tabii ne olacak sunacağız? Anayasa değişikliği olarak. İnşallah arkadaşlar güzel bir hazırlık yapacaklar ve bu hazırlığı da Meclis'e sunacağız."

Kılıçdaroğlu, vizyon belgesini açıkladı Kılıçdaroğlu, vizyon belgesini açıkladı

BİZE PAS VERDİ, GOLÜ ATMAMIZ LAZIM

Başörtüsüyle ilgili bir problemleri olmadığını, "Niye? Çünkü çözmüşüz bunu. Şimdi biz bunu çözdüğümüze göre bu bizim gündemimizde niye olsun" diyen Erdoğan, "Bu beyefendi getirdi bunu gündeme koydu. Bu da ne oldu? Bu pek pas vermekten de anlamaz ama farkında olmadan bize bir pas verdi. Bizim de golü atmamız lazım. Bilmiyor benim ömrümüm santrforlukla geçtiğini. Artık Allah'ın izniyle Sayın Kılıçdaroğlu gibileri bu ülkenin başına gelemeyeceğine göre bu millet bunları derdest etti, bitti. Bundan sonra artık benim milletim çok daha özgür bir hayatın tadını yaşayacak" ifadelerini kullandı.

"AİLE YAPIMIZI DEJENERE ETMENİN GAYRETİNDELER"

Topluma LGBT'yi soktuklarını ileri sürerek, LGBT ile birlikte aile yapısının da bozulduğunu savunan Erdoğan, şöyle devam etti: Aile kavramı bizim olmazsa olmazımız zaten. Çünkü güçlü bir millet, güçlü aileden olur. Şimdi bizim bunun çalışmasını da yapmamız lazım. Çünkü son zamanlarda topluma LGBT'yi soktular. LGBT'yle birlikte de bizim aile yapımızı bunlar dejenere etmenin gayreti içerisine girdiler. Öyleyse biz olması gereken ne ise onu yapacağız. Biz kimlerin LGBT'ci olduğunu biliyoruz zaten. Ama bunu da aile olarak gelip oraya koyalım. Burada da çıksın bakalım neresinden savunacak onu da görelim."

KILIÇDAROĞLU: "SAMİMİ DEĞİLSİN, ZORBASIN"

Erdoğan'ın açıklamalarına Twitter'dan yaptığı paylaşımlarla cevap veren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Beklediğim gibi Erdoğan, başörtülü kadınları rehine olarak elinde tutabilmek için, konuyu alakasız yerlere taşıdın. Samimi değilsin. Zorbasın. Milletimiz görsün istedim ve sen gösterdin. Sen kim, "Özgürlükçü Anayasa" yapmak kim. Sen yasakçısın, sen gaddarsın. Asla şaşırtmazsın" dedi.

Kılıçdaroğlu paylaşımının devamında şu ifadelere yer verdi:

"Buradan genç muhafazakâr kadınlara sesleniyorum: Bu eril Erdoğan ve Bahçeli siyasetine ilk seçimde siyasal rehine olmadığınızı göstereceksiniz. Ben de söz veriyorum, iktidarımızın ilk haftasında hem İstanbul Sözleşmesi'ni hem de bu önerdiğimiz kanunu Anayasa'ya da geçireceğim.

"BU RİSKİ ALMAK ZORUNDAYIM"

"Özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde kadınlar herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz" dedik. Teklifimizden görüleceği üzere, kadınların giyimi kuşamı erkeklerin iki dudağından sonsuza kadar kurtulacak.

Ayrıca beni eleştirenlere gelecek olursam, tabii ki bekliyordum eleştirilerinizi. Ve tabii ki eleştirilerin tümü başımın üstündedir. Ancak inancım şudur ki, adalet ve ekonomi birbiriyle çok bağlıdır. Kardeştir. Birbirinin ikizidir. Biri olmadan diğeri olmaz.

"Benimle misiniz?" diye seslendiğimde, elbette bu kanun teklifimin sadece başlangıç olduğunu bilerek seslendim. Daha büyük meseleler de var ve yürekli bir şekilde çözümler getireceğiz hepsine. Tekrar ediyorum, yürekli bir şekilde çözeceğiz.

Ben siyasi ikbal düşünecek değilim. Ben siyasal hayatımın sonunda, miras olarak ardımda barışık bir Türkiye bırakacağım. Enerjisini dünya ile rekabet için harcayan bir Türkiye bırakacağım. Bu riski almak zorundayım. Başarılı olur muyum bilmiyorum… Ama deneyeceğim.”