Bakan açıkladı 'Bölgede ciddi bir hareketlilik var'

Milli Savunma Bakanı Firki Işık : Bölgede ciddi bir hareketlilik başladı. Türkiye'nin önceliği şu anda Münbiç'tir.

Bakan açıkladı 'Bölgede ciddi bir hareketlilik var'

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık : El Bab'dan sonra önceliğimizin Münbiç olduğunu ifade etmiştik. Bölgede ciddi bir hareketlilik başladı. Önce DEAŞ bazı yerleri rejime bıraktı . Şimdi de PYD/YPG bazı yerleri rejime bıraktı. Bu DEAŞ'ın, PYD/YPG'nin ve rejimin zaman zaman birlikte hareket ettiği iddiamızı doğrulayan bir gelişme. Birbirine düşman gibi gözüken bir çok yapının kolaylıkla bir araya geldiğini şu birkaç gündür süren hareketlilikten gördük. Bu noktada Türkiye'nin önceliği şu anda Münbiç'tir. Baştan beri ABD başta olmak üzere koalisyon güçlerinden bu konuda Türkiye'ye verilen sözlerin tutmasını bekliyoruz. Fırat'ın batısındaki PKK/PYD unsurlarının kesinlikle Fırat'ın batısından yani Münbiç'ten çelimkesini istiyoruz ve bunu da istiyoruz. Bu ABD'nin Türkiye'ye taahhütüdür. Bunun en kısa sürede yerine getirilmesini bekliyoruz. Bu konuda da çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" dedi.

GEMİDE İKİ KAPTAN OLURSA, O GEMİ MUHAKKAK BATAR'
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Balıkesir'de Valilik ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Salih Tozan Kültür Merkezi'ndeki toplantıya Ak Parti Balıkesir milletvekilleri Mahmut Poyrazlı, Ali Aydınlıoğlu, Kasım Bostan, Sema Kırcı, Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Ahmet Edip Uğur, çeşitli dernek, sendika ve kuruluşların başkan ve yöneticileri katıldı.
Toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, 16 Nisan'daki referanduma dikkat çekerek, "Biz, Ak Parti olarak, Türkiye, esası başkanlık sistemi olan, ama ülkemize özgü olduğu için de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmelidir. Bir gövdede iki başın bulunması, bir gemide iki kaptanın olmasıdır. Denizcilerin çok güzel bir sözü vardır. 'İki kaptan gemiyi batırır.' Bir gemide iki kaptan olursa, o gemi muhakkak batar. Aramızda bu geminin batmasını isteyen var mı? 'Kaptan sizdense batsın' anlayışı bu ülkeye hizmet eder mi? Esas olan görev ve yetki ve sorumlulukları net olarak tanımlanmış tek başlı bir yapıdır. 16 Nisan'da halkın iradesinin sandığa birebir yansıyacağına inanıyorum" dedi.
Yeni sistemin diktatörlüğü getireceği iddialarının da gerçeği yansıtmadığını savunan Işık, "Halkımızın hiçbir diktatöryel eğilimi kabul etmeyeceğine yürekten inanıyoruz. Halk bugüne kadar sağdan, soldan bu gibi heveslenenleri sandığa gömdü. Yarın bir başkası böyle bir hevese kapılırsa, yine sandığa gömülür. Bu konudaki spekülasyonların yersiz olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'HAİNLER GİDİNCE ZAYIFLAMADIK, GÜÇLENDİK'
Son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güçsüzleştiği, zayıfladığı şeklinde bir algı operasyonu yapılmak istendiğini belirten Işık, 15 Temmuz darbe girişiminden tam 39 gün sonra 24 Ağustos 2016'da Fırat Kalkanı harekatının başladığını ve başarıyla sürdürüldüğünü hatırlattı. Bakan Işık, şunları söyledi:
"Hani Türk ordusu zayıflamıştı? Türk ordusu şöyle olmuş, Türk ordusu çok kıymetli subaylarını kaybetmiş. Hainin kaybından üzülen bizden değildir. Bu hainlerin içimizden def olup gitmesi bizi nasıl zaafa uğratır? Aksine daha güçlüyüz. Çünkü içimizdeki bilgileri dışarıya sızdıran hainler artık aramızda yok. Artık komutanından değil de ağabeyinden emir alan zavalılar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mensubu değil. Düşünebiliyor musunuz, adam general olmuş, amiral olmuş, bu devlet ona 30-40 sene yatırım yapmış, kalkıyor, gidiyor, 'abi' dediği kişi ona emir veriyor. Bu emir, komutanın emrinden daha kıymetli. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunların gitmesine, TSK'dan tasfiye edilmesine kim üzülür? Bazıları çok üzülüyor? Niye, çünkü onlar varken çok kolay haber alıyorlardı. Onlar varken başka bir şeye gerek kalmıyordu. Şu anda TSK, Fırat Kalkanı'nda başarı üzerine başarı elde ediyor mu? DEAŞ'ın en önem verdiği Dabık'ı kolaylıkla DEAŞ'tan temizledi mi, El Bab'ı kolaylıkla temizledi mi, temizledi. Aynı anda, aynı Türk Silahlı Kuvvetleri yurt içinde PKK'ya 35 senenin en ağır darbelerini üst üste vurdu mu? Nasıl güç kaybı bu? Birileri Türk Ordusu'nu güçsüz göstermekle maalesef kendi siyasi emellerine ulaşmayı hesap ediyor. Ama bu milletin her ferdi gerektiğinde kadınıyla, erkeğiyle askerdir. Millet 15 Temmuz gecesi iradesine, seçtiği Başbakanı'na, Cumhurbaşkanı'na, TBMM'ne, ekonomisine ve kendi bağrından çıkan, 'peygamber ocağı' olarak gördüğü Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de sahip çıkmıştır." 

'TSK ÜZERİNDEN SİYASET YAPILMASINA İZİN VERMEYİZ'
Birilerinin ısrarla Türk Silahlı Kuvvetleri'ni siyasetin içine çekmeye çalıştığını ve TSK üzerinden polemik yapmaya çalıştığını söyleyen Bakan Işık, "Başka bir ülkemiz de, başka bir ordumuz da yok. Bu çabalar beyhude çabalardır. Hiç kimsenin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üzerinden siyaset yapmasına izin veremeyiz. Bunu mahkum edecek olan Türk milletinin ta kendisidir. Bu açıdan bu beyhude çabaların bir an önce son bulmasını istiyoruz. Bırakalım TSK yurdun savunması için bugüne kadar olduğu bundan sonra da en üstün gayreti göstersin. Askerimizin görevi yurdumuzu savunmaktadır. Son günlerde oluşturulmaya oluşan havanın kesinlikle gerçeği yansıtmadığını söylemek zorundayım. TSK'nın zayıfladığı algısının oluşturulması ve TSK'nın siyasi hesaplaşmaların içerisine çekilmesinin bir algı operasyonu olduğunu söylemek zorundayım. Türkiye yoluna devam edecektir." 

Bakan Işık, bu toplantının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na ait İşbir Jenaratör'de ve Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda incelemelerde bulundu.

Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2017, 22:28
YORUM EKLE