Engin Ardıç’tan Atatürk’ün kimlik verme çabalarına karşı Türklerle ilgili iğrenç yazı!

 'Çözüm Süreci'destekçisi Engin Ardıç bugünkü yazısında Konya'nın Emirgazi ilçesinin Karaören köyünde bu yılın en büyük arkeoloji keşfi olan ve bir köy evinin kapısında bulunan Luvi dilinde yazılmış taş yazıtı konu ederek şunları yazdı:

Engin Ardıç’tan Atatürk’ün kimlik verme çabalarına karşı Türklerle ilgili iğrenç yazı!

"Yazıt, 3 bin 300 yıllık. Hitit kralı Dördüncü Tudhaliya devrinden kalma. Evin sahibi bunu 45 yıl önce bulmuş ama çok büyük olduğu için kırmış, yarısını kapısının eşiğine yarısını da üstüne döşemiş... Luviler, pek fazla tanımadığımız bir kavim... Hitit İmparatorluğu'nun, merkeze gevşek bağlarla bağlı bir uçbeyliği... Troyalılar. Çanakkale dolaylarında yaşadıkları biliniyordu ama Konya'ya kadar da gelmişler demek ki. İlyada destanında geçen Troyalılar bunlardır. Efsane olarak düşünülüyorlardı, sonra bir Hitit yazıtı bulundu. Burada, 'Tarawa' kralı 'Alaksandu'nun ismi geçiyordu... Bunların Troya ve Aleksandros olduğunu çıkarmak zor olmasa gerek.

"Eğer Alaksandu, Ali İhsan isminde bir Türk değilse tabii! Gülüyorsunuz ama bunu ciddi ciddi iddia edecek dıngıl da çoktur. Ahayalılar'ı 'Aka Türkleri',  Mikene kralı Agamemnon'u da 'Ağa Memnun' yapan, bunu da yapar. Bu çılgınlık bize otuzlu yıllardan armağandır. Tamam anladık, on yıl süren bir savaşta harap ve bitap düşmüştük, tamam memleket baştan sona dökülüyordu, tamam milletimizin morale ihtiyacı vardı ama... Bunun safsatalara dayanması gerekmezdi.

"Bütün dünyayı kendimize güldürdük. "Bütün dünyanın aslında Türk" olduğunu ileri sürerek. Benim çocukluğumda, Adnan Menderes devrinde bile, sınıfın duvarında "Orta Asya'dan göç yolları haritası" asılıydı... Menderes CHP gayrımenkullerine el koymuştu ama CHP safsatalarını zihinlerden silememişti. Otuzlu yıllarda zırva tavan yaptı. İngilizce "okay" kelimesi bile Türkçe'den geliyordu... Türk aya bakmış, ona atmak için okuna davranmış, böylece "ok-ay" ortaya çıkmıştı! Hitit Türkleri... Buna Eti Türkleri de deniyordu... Zırva, Etiler semti, Etibank gibi zorlamalarla sürdürüldü. (Bir de Akatlar var ya.) Gerisini, Troyalı Hayriye Hanım düşünsün..."

YORUM EKLE