Erdoğan Konya'da Kobani olayları soruşturması hakkında konuşuyor

Erdoğan Konya'da Kobani hakkında canlı yayında açıklama yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konya'da AKP İl Teşkilatıyla buluşmasında konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;

Bizi büyük bir coşku ile bağrına basan Konyalı kardeşlerimi bağrıma basıyorum. Her zaman olduğu gibi Konya’ya elimiz boş gelmedik. Sağlıkta, ulaşımda, konutta hepsi birbirinden özel eserleri, Konyalı kardeşlerimizin hizmetine sunduk.

Toplamda 1250 yatak kapasitesine ulaşacak şehir hastanemizin ilk bölümünün açılışını gerçekleştirdik. 81 vilayetimizin tamamında olduğu gibi hiçbir insanımız sahipsiz bırakılmamıştır.

Sosyal Güvenlik Sistemimizin kapsayıcılığı sayesinde, maddi durumu ne olursa olsun 83 milyona hizmet sağlanmıştır. Bu süreci en az sıkıntı ile atlatmaya çalışıyoruz. Dünya’nın en ileri ülkelerinde maske, ilaç, tutulum bulamayanlar kapımızı çaldı. Biz tam 153 ülkeye bunları gönderdik. Bunları yaparken de asla kibir taşımadık.

Bu vesile ile tüm Konyalı kardeşlerimize, TAMAM diyerek sloganlaştırdığımız maske, mesafe tedbirlerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Tüm hemşerilerimizin sağlığını korumak için bu tedbirlere dikkat etmemiz gerekiyor.

En ufak tedbirsizliğin kul hakkı olduğunu unutmamız gerekiyor. Bu salgının üstesinden ancak 83 milyon olarak gelebiliriz.

Ak Parti teşkilatlarının bu konuda da toplum diğer kesimlerine örnek olduğuna inanıyorum. Konya Şehir Hastanesi’nin bir kez daha milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Kritik gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Sadece ekonomi ve dış politika alanında değil, sağlıktan teröre kadar birçok gelişmeye şahit oluyoruz.

Gezi olayları ile fitili ateşlenen salgınlar zincirinin hiçbiri tesadüf değildir. Gezi’nin çevre ile 17-25 Aralık olaylarının yolsuzluklarla herhangi bir bağı yoktur. Bunların hepsi, belli bir silsile ve plan içerisinde hayata geçirilmiş eylemlerdir.

FETÖ, yarı emniyet darbe girişimi ile gerçekleştiremediğini, 15 Temmuz ihaneti ile başarmak istemiştir. Bölücü terör örgütü de 6-8 ekim olaylarında gerçekleştiremediğini, çukur eylemleri ile başarmayı sağlamıştır.

6-8 Ekim olaylarında, insanımızı sokağa çağıran ile çukur eylemlerinde belediyelerin kepçesini, kamyonunu teröriste verenler aynı kişilerdir. Yasin Börü’nün katileri ile okulları yakanlar, aynı zihniyetin insanıdır.

Yine bu kalleş saldırılarda, asker, polis, güvenlik korucusu güvenlik güçlerimiz şehit düştü. Burada da vatanımız için canını veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Camilerimiz, Kur’an kurslarımız, okullarımız, yaralı taşıyan ambulanslarımız bile teröristlerin hedefi oldu.

Vatandaşlarımıza ait binlerce işyeri, teröristlerce yağmalandı. Bunların zararı 15 milyar lirada fazladır. Terörün bizden kopardığı canları zaten dünyevi olarak ifade edemeyiz.

Katillerden ve azmettiricilerinden hesap sormazsanız, vicdanlarda kanayan yaraları asla iyileştiremezsiniz. Babasının tabutuna sarılıp ağlayan çocuğun acısını, adaletten başka ne dindirebilir.

Unutulmamalıdır ki, cezasız kalan her suç faili daha da azgınlaştırır. Maalesef ki bu ülkede geçmişte işlenen suçların hesabının görülemediği dönemler oldu.

Yargımız nasıl FETÖ’cü alçaklardan 15 Temmuz’un hesabını soruyorsa, çukur eylemlerinin de hesabını soruyor. Bölücü terör örgütün siyasi ayaklarına koltuk değnekliği yapılmaktansa, adaletin yerine gelmesine yardımcı olunması gerekiyor.

Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim mesuliyetimiz daha da ağırlaşıyor. Kendimiz ve bizden sonraki nesiller için en doğru kararları vermemiz gerekiyor. Aynı şekilde bugün yapacağımız isabetli tercihler de ülkemizi yarım yüzyıl ileri taşıyabilir. Türkiye’nin geleceği, bizlerin, sizlerin değer, hizmet üretmesine bağlıdır.

Ak Parti ne kadar geniş kitleye ulaşırsa, milletimizin birlik ve beraberliği de o derece güçlenecektir. Bu nedenle bir taraftan kendi bünyemizi güçlendirirken, milletimiz ile bağımızı da tahkim etmemiz gerekiyor.

Kongrelerimizi sadece kendi içimizde gerçekleştiriyoruz ancak bu durum, vatandaşlarımızla kucaklaşmamıza engel değil. Üye sayısı 10,5 milyonu aşan Türkiye’nin en büyük siyasi partisi olan Ak Parti’de, önce millet, önce memleket diyen herkese ihtiyaç var.

Ak Parti’den küçük parçalar kopartarak, bu yapıyı boşa çıkarmak isteyenlere karşı teşkilat yapımızı daha da güçlendireceğiz. Bu yıl, salgın şartlarına rağmen partimize 600 bin yeni üye kazandırmayı başardık. Kadın kollarımızın üye sayısı 4 milyona yaklaştı. Bayrak yarışı olarak tanıladığımız ilçe kongrelerimizdeki heyecan sevindiricidir.

Hem yeni insanlar kazanmalı, hem de mevcut arkadaşlarımızla aramızı güçlendirmemiz gerekiyor. Atalet hastalığını ne kadar uzak tutarsak, 2023 hedefine de daha güçlü yürürüz. Zaferin de kaderin de zamanın da sahibi alemlerim rabbi olan Allah’ındır.

Ayrıntılar geliyor...

Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2020, 17:30
YORUM EKLE