Günümüzde kullanılan Kayı Boyu damgası uydurmadır

Ahmet Sağlam’ın, YouTube’da hazırlayıp sunduğu “Konuşulmayan Tarih” programına katılan Munzur Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aksoy 1996’dan beri akademik anlamda yaptığı saha araştırmalarına göre, yaygın popüler tarih konularında yapılan bazı sorunlar hakkında açıklamalarda bulundu.

Osmanlının kuruşunu anlatan dizilerde kullanılan Kayı bayrağındaki damganın tarihi gerçekliklerle ilgisinin olmadığını vurgulayan Aksoy, Ertuğrul Gazi Türbesi’ndeki eski damganın gerçeğe daha yakın olduğunu, sonradan değiştirilerek bugünkü yanlış damganın kullanıldığını ifade etti. Bugün ülkemizde yaygın bir şekilde kullanılan Kayı damgasının ise Büyük Bulgar Hanı Kubrat Han'ın boy damgası olarak Kubrat Han'ın anıt mezarında kullanıldığının altını çizdi.

Ahmet Sağlam’ın, YouTube’da hazırlayıp sunduğu “Konuşulmayan Tarih” programında dikkat çekici açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Aksoy ayrıca Doğu Türkistan’da bulunan dünyanın bilinen ilk pantolonun her iki dizindeki damgaların benzerlerini Türkistan coğrafyasında ve Anadolu’da yaptığı saha araştırmalarında bizzat gördüğünü ifade ederken, Arizona’daki kaya resimleri hakkında bir kitapta da bu damgalara rastladığını vurguladı.

Bugün Kullanılan Kayı Boyu Damgası Büyük Bulgar Hanı Kubrat Han'ın Boy Damgasına Benzeyen Uydurma Bir Damgadır

Son zamanlarda Osmanlıyı anlatan dizilerde kullanılan Kayı bayrağındaki damganın XV. asırda Yazıcıoğlu Ali’nin çizdiği damgayla bir ilgisi olmadığına söyleyen Prof. Dr. Aksoy, “boy ve aile damgalarında bir çizgi bile onun bir başka boy ya da aileye ait olacağını gösterir” dedi.

Bu nedenle Türk tarihinde çok önemli yeri olan damgaların keyfi kullanılmasının tarihimize ve damga kültürümüze zarar vereceğinin altını çizen Aksoy, Kaşgarlı, Reşidüddin ve Yazıcıoğlu’nun Oğuz boyları için çizdikleri damgalar ve yazdıkları kitaplar herkesin malumu olduğu halde, popüler tarih anlayışından dolayı günümüzde moda olan Kayı damgasını gerçekmiş gibi kabul ederek tarihi gerçekliği görmezden gelmenin tarih ile olan toplumsal bağa zarar vereceğini ifade etti.

“Eğer gerekçeli bir yorum ile Kaşgarlı ve Reşidüddin’in çizdiği Kayı damgaları yerine, Yazıcıoğlu’nun çizdiği damganın Kayı damgası olduğunu öneriliyorsa, o zaman XV. asırdan önceki Kayı damgasının nasıl olduğuna cevap verilmelidir” diyen Aksoy, Yazıcıoğlu’nun çizdiği Kayı damgasının ortasındakinin “Y” değil sancak başlarındaki hilal olduğunu vurguladı. Ayrıca Aksoy, IYI olarak çizilen uydurma Kayı damgasının Kubrat Han’ın boy ve aile damgası olan “ıYı” damgasına benzediğini de ifade etti.

Dünyanın Bilinen ilk Pantolonundaki Damgalar Anadolu’da ve Arizona’daki Kaya Resimlerinde Karşımıza Çıkıyor

Alman arkeolog Wagner başkanlığında Doğu Türkistan’da yapılan ve 2014 yılında sonuçları açıklanan kazılarda 500’den fazla mezar kazısının yapıldığını ifade eden Aksoy, bu mezarların ikisinde çok önemli eşyaların bulunduğunu söyledi. Wagner’in bulgularından hareketle Aksoy bir mezarda bulunan 40 yaşındaki cesedi mumyalı olan bir askerin üzerindeki yün pantolonun her iki dizindeki damganın yaptığı saha araştırmalarda Moğolistan’da, Altaylar’da, Komi’de ve Çuvaşistan Özerk Bölgesi’nde, Artvin’de, Ardahan’da, Rize’de, Iğdır’da, Diyarbakır’da, Elazığ’da, Erzincan’da, Gaziantep’te, Kahraman Maraş’ta, Adana’da, Mersin’de, İçel’de, Isparta’da, Muğla’da, Balıkesir’de karşısına çıktığını, en ilgici de bu damgalara Amerika’nın Arizona’daki kaya resimleri hakkındaki bir kitapta da rastladığını ifade etti.

Amerika Yerlileri’nin Türk Damgalarını Kullanması Tesadüf Olamaz

Amerika yerlilerinin ne zaman Amerika kıtasına geldikleri ve gelirken neler getirdikleri araştırmacıların ilgisini çektiğini ifade eden Aksoy, “bu konuda “National Geographic Genography” tarafından desteklenen, göç ve DNA hakkında genetikçisi Dr. Spencer Wells tarafında yapılan geniş kapsamlı bir belgeselde Amerika yerlileri ile bugünkü Kazakistan coğrafyasında yaşayan Kazak Türkleri arasında genetik bağ kurularak, Amerika yerlilerinin Asya’dan Amerika’ya geldiği gösterilmektedir” dedi.

Paris Üniversitesi öğretim üyelerinden Fohlen tarafından yapılan bir çalışmada da Amerika yerlilerinin Asya kökenli oldukları vurgulanmıştır diyen Aksoy, Amerika yerlilerinin kullandığı damgalar hakkında yaptığı saha araştırmaları kapsamında “Tuba City” şehrine gittiğini ve geleneksel Navajo kilimleri dokuyan ve bir eğitim kurumunda bu alanda öğretmenlik yapan F. Riggs’e Amerika yerlilerinin dokuduğu kilimlerdeki şekillerin, Moğolistan, Sibirya, Kazakistan, Kırgızistan’da kullanılan şekillerle neden aynı ya da benzer olduğunu sorduğunda F. Riggs tarafından aldığı cevabın Asya’da geldikleri olduğunu söyledi. Aksoy, görsel tarihi belgeler olan etnografya eserleri ve onların üzerindeki şekillerin tarih ve kültür araştırmalar için en otantik belgeler olduğunu söylerken “bunların insanlar tarafından geleneksel usulle yapıldıkları için de bir halkın tarihi kökleri ve göçleri hakkında önemli bir bilgi kaynağıdır” dedi.

YORUM EKLE