Kolin İnşaat, halkın merasına göz dikti!

Kolin İnşaat tarafından yapımı devam eden Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Hızlı Tren Projesi’nde kullanılmak üzere dolgu malzemesi çıkarmak için köyün meraları talan edilecek.

Kolin İnşaat, halkın merasına göz dikti!

Proje kapsamında ihtiyaç duyulan dolgu malzemesi için köye gelen şirket yetkilileri, meranın 150 hektar büyüklüğündeki alanından numuneler aldı.

"BU BÖLGE KADİMDEN BERİ MERA"

Birgün'den Yaren Çolak imzalı habere göre, rant uğruna gözden çıkarılan meranın hayvanların otladığı ve sulama göletinin olduğu bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan köylüler, tepkili. Aynı zamanda projenin yapılmak istendiği Necatiye köyünden olan Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Göksal Çidem, bölgenin önemine dikkat çekti. Çidem, “Bu bölge kadimden beri mera. İçerisindeki gölet ise hayvanlar için çok önemli bir alan. Çevresinde tarım arazisi, yerleşim olmayan bu gölet, hayvanlar için temiz su anlamına geliyor” diye konuştu.

"ORASI BİR DAHA ISLAH EDİLEMEZ"

Şirket yetkililerinin iki kez köye gelerek numune aldıklarını aktaran Çidem, "Kepçeyle gelerek topraktan numune alıp çuvallara dolduruyorlar. Geçtiğimiz günlerde de muhtar konuya ilişkin köylülere gayri resmi bir bilgilendirme yaptı. Bölgeden dolgu malzemesi alındıktan sonra ıslah edilecek dedi. Böyle şey mi olur. Orası bir daha ıslah edilemez" sözleriyle tepkisi gösterdi.

Köyün geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğunun altını çizen Çidem, bölgenin önemine dikkat çekerek konuyu CİMER’e taşıdı. CİMER’den gelen yanıtta da konuya ilişkin incelemelerin yapılacağı belirtildi.

BirGün’ün haberine göre; rant uğruna gözden çıkarılan meranın hayvanların otladığı ve sulama göletinin olduğu bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan köylüler, tepkili.

Aynı zamanda projenin yapılmak istendiği Necatiye Köyü’nden olan Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Göksal Çidem, bölgenin önemine dikkat çekti. Çidem, “Bu bölge kadimden beri mera. İçerisindeki gölet ise hayvanlar için çok önemli bir alan. Çevresinde tarım arazisi, yerleşim olmayan bu gölet, hayvanlar için temiz su anlamına geliyor” diye konuştu.

Numuneler alındı

Şirket yetkililerinin iki kez köye gelerek numune aldıklarını aktaran Çidem, “Kepçeyle gelerek topraktan numune alıp çuvallara dolduruyorlar. Geçtiğimiz günlerde de muhtar konuya ilişkin köylülere gayri resmi bir bilgilendirme yaptı. Bölgeden dolgu malzemesi alındıktan sonra ıslah edilecek dedi. Böyle şey mi olur. Orası bir daha ıslah edilemez” ifadelerini kullandı. Köyün geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğunun altını çizen Çidem, bölgenin önemine dikkat çekerek konuyu CİMER’e taşıdı. CİMER’den gelen yanıtta da konuya ilişkin incelemelerin yapılacağı belirtildi.

“Köylüyü dinlesinler”

Köy halkının hayvanlarını otlattığı ve dolayısıyla geçim kaynağı olan köy merasının tepesinde bulunan ahlat ağacı ise, geçmiş ile günümüz arasındaki köprünün en büyük simgesi oldu. Aile büyükleri tarafından ekildiğini ve çocukluğu boyunca ahlatın gölgesinde hayvanlarla ilgilendiğini dile getiren 83 yaşındaki Kadriye Çidem, meranın bozulmasına karşı durduklarını vurguladı. Kadriye Çidem, şirket yetkililerine dönerek, “Köylüyü dinlesinler. Köylüye sorsunlar. Razı geliyor musunuz? Gelmiyor musunuz?” ifadelerini kullandı.

Kadriye Çidem, ahlatın babası tarafından ekildiğini ve kendilerine miras kaldığını hatırlatarak, “Katiyen toprağımızı vermeyiz. Ben hayvan bakmıyorum ama konu komşu zarar çeker yavrum. Komşularımızla olan işler bunlar. Biz köylüyüz. Köylülerimizle birlik içindeyiz. Biz ona eskiden boz ahlat derdik. Rahmetli babam onu baya çalılardı hayvanlar yıkmasın diye. Biz de hep oralarda hayvan güttük, kuzu güttük. Hep onun gölgesinde yattık oturduk. O bizim babamızdan bize hatıra, miras. O ahlatı kimseye vermeyiz, yıktırmayız. O ahlat bizim geçmişimiz. Bu yaşa gelmişiz o ahlat hep duruyor. Hatıra bize. Gideriz dozerin önüne otururuz. Geçsinler, çiğnesinler bizi bakalım. Çiğneyebilecekler mi?” şeklinde konuştu.

“Oradan toprak alındığında o toprak bize verim vermez”

Meradan alınmak istenen toprağın sonrasında verimin düşeceğine işaret eden 72 yaşındaki Şefika Gelme ise, “Ben bu toprağın alınmasına karşıyım. Bizim köyümüzün hayvancılıkla, koyunculukla geliri var. Orada kekik kokuları mis gibi meraları sarıyor. Oradan toprak alındığında o toprak bize verim vermez. Otlak yemiz olmaz. Hayvanımız, koyunumuz aç kalır kardeşim. O sebeple biz buna karşıyız” dedi.


YORUM EKLE