Pelikan duymasın! Nagehan Alçı Ekrem İmamoğlu’na iltifat etti

Nagehan Alçı, Ekrem İmamoğlu’nun son zamanlarda gerçekleştirdiği bir proje için iltifatta bulundu.

Pelikan duymasın! Nagehan Alçı Ekrem İmamoğlu’na iltifat etti

Nagehan Alçı, Ekrem İmamoğlu’nun son zamanlarda gerçekleştirdiği bir proje için iltifatta bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alınan 540 yıllık Fatih Sultan Mehmet portresi görücüye çıktı. Nagehan Alçı bugün yayınlanan yazısında tablodan bahsederek “Son derece isabetli bir iş yapmıştı İmamoğlu. Bravo dedim içimden” ifadelerini kullandı.

Fatih Sultan Mehmet tablosunun öngösterimi, “Fatih’in Rönesansı” adıyla, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla Cumartesi günü gerçekleştirilmişti.

Bu gösterimin ardından diğer gazeteciler ile birlikte Habertürk yazarı Nagehan Alçı da, Fatih tablosunu yerinde gördü ve İmamoğlu ile görüşmesini yazdı.

Nagehan Alçı’nın Habertürk’teki köşesinden ilgili kısım şöyle:

Bu haftaya renkli ve ilginç bir organizasyonla başladım.

İBB’nin 25 Haziran’da Londra’da Christie’s Müzayede Evinde düzenlenen açık artırma ile satın aldığı, 26 Ağustos’ta İstanbul’a ulaşan ve çok tartışılan 540 yıllık Fatih Sultan Mehmed tablosunu yakından görecektik.

İşte bu davet için saat tam 11.50’de Saraçhane’deki Başkanlık Binası’ndan girerken ilk olarak Osmanlı Ailesi’nin kıymetli mensuplarından yazar Kenize Murad’ı gördüm.

Görevlilere Fransızca olarak son derece zarif bir üslupla bir şeyler anlatıyordu. HES kodu ile ilgiliydi söyledikleri…

Kapıda önce hepimize HES kodumuzu sorguladılar, sonra ateşimizi ölçtüler ve sıkı covid önlemleri altında içeri buyur ettiler.

İşte o zaman yalnızca Kenize Murad’ın değil, Osmanlı sülalesinin de bazı fertlerinin davetli olduğunu anladım. Osman Selahaddin Osmanoğlu’nu gördüm mesela.

CHP çevrelerine hakim olan Osmanlı alerjisinin aksine son derece isabetli bir iş yapmıştı İmamoğlu. Bravo dedim içimden.

Osmanlı imparatorluk geçmişimize yani kendi tarihimize karşı kompleks duymak manasız bir tavır çünkü.

Kısa bir süre sonra Ekrem Bey maskeli bir halde salona girdi.

Ardından tablonun sergilendiği salona geçtik.

Burada tablonun yanı sıra Venedik sikkesi, Cem Sultan’ın 22 günlük taht süresinde bastırdığı sikke ve Fatih Sultan Mehmet’in 1476’da bastırdığı ilk altın para da sergileniyor.

Girişe de 1953’te yani fethin 500. yıldönümünde Demokrat Parti yönetimi tarafından basılan madalyonlar konulmuş.

Tablo ve bu eserler bugün yani 6 Ekim tarihinden itibaren 2 ay boyunca ziyarete açık olacak.

İstanbul’un kurtuluşuna denk getirilmiş bir tarih bu.

2 ay sonra tablo dinlenmeye alınacak.

Zaten korumak için özel önlemler alınmış, sıcaklığı ve nemi ayarlayan bir sistem inşa edilmiş.

TABLO SATIN ALMA FİKRİ NEREDEN ÇIKTI?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tabloyu bize anlatırken sorularımıza da cevap verdi.

Mesela ısrarla sorulan “Tablo orijinal mi? Bellini’nin kendisine mi ait?” sorusuna yanıtı şuydu:

“Katalogda Bellini’nin atölyesinden diye yazıyor. Bu konuda uzman yorumu yapamam, aldığım bilgileri sizinle paylaşabilirim. Bellini’nin atölyesinde yapılan 3 Fatih tablosundan biri bu.”

Ekrem Bey tabloyu alma hikayesini de şöyle anlattı: “Murat (Ongun) bana gazetede çıkan bir haberi gösterdi. ‘Böyle bir tablo ilanla çıkmış’ dedi. Ben de ‘Hemen alalım’ dedim. Net başlangıcı budur.”

“İSTANBUL HALKINI FONLAMA SÜRECİNE KATABİLİRİZ”

Bunun üzerine ben “Sırada almak istediğiniz başka tablolar var mı” diye sordum.

“Bu tablodan sonra bu yönde araştırmalar devam ediyor. Türkiye’ye getirilmesi gereken, özellikle İstanbul’a kazandırılması gereken sanat eserlerinde kendimizi vazifeli hisseden bir kurumuz.

Bu yönde önümüze çıkan her fırsatı değerlendirmekte gücümüz oranında da kararlıyız. Hatta bazen fonlanması konusunda İstanbul halkını bile sürece katabilme metotları arayacağız.”

FATİH’İN RÖNESANSI

Bellini’nin atölyesinden çıkan 540 yıllık bir tablonun İstanbul’a getirilmesi bu şehre önemli bir katkı. Ben İBB’nin bu yönde bir açılım yapmasını olumlu buluyorum.

Ancak sonrası için halk yerine Koç, Sabancı ve Eczacıbaşı gibi aileler işin içine katılabilir.

Böylece hem belediye bütçesinden bir şey çıkmaz hem de sanata yatırım yapan burjuvazi sürece dahil olur.

Biraz da teknik bilgi vereyim:

Bugün başlayan serginin temasına Fatih’in Rönesansı denmiş.

Serginin küratörlüğünü Prof. Dr. Nurhan Atasoy yürütmüş.

Bu süreçte tablonun 540 yıllık serüveni bu alandaki uzmanlarla birlikte incelenmiş.

Pazartesi hariç haftanın 6 günü 10-16.30 arası Saraçhane’de isteyen herkes bu eseri görebilecek.

YORUM EKLE