Spor bakanı 'spordaki tek adam' yapılacak

AKP ve MHP’li vekillerin ortak imzasıyla hazırlanan, 59 maddeden oluşan spor kanunu teklifinde tartışmalı maddeler yer aldı. CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, bu kanun teklifiyle "spor bakanının spordaki tek adam olacak" dedi.

Spor bakanı 'spordaki tek adam' yapılacak

Gerçek Gündem'de yer alan habere göre; AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ve eski milli futbolcu AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan, geçen hafta Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi’ni Meclis Başkanlığı’na sundu.

AKP ve MHP’li vekillerin ortak imzasıyla hazırlanan kanun teklifinde ise tartışmalı maddeler yer aldı. Teklifin kabul edilmesi halinde, kulüp yöneticilerine cezai sorumluluklar getiren teklif yasalaşırsa, halen "kamuya yararlı dernek" statüsündeki kulüpler "anonim şirket" olarak örgütlenebilecek.

59 maddeden oluşan yasa teklifinde tartışmalı maddelerden öne çıkanlar ise spor bakanına verilen yetkiler oldu. Spor bakanı teklifin kabul edilmesi halinde spor kulüplerine doğrudan müdahale edebilecek.

“BU TEKLİF SPOR BAKANINI ‘SPORDAKİ TEK ADAM’ YAPACAK”

AKP ve MHP’nin imzasıyla hazırlanan kanun teklifini Gerçek Gündeme değerlendiren CHP Ordu Milletvekili TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Mustafa Adıgüzel, spor bakanına "tek adam" yetkisi verildiğini söyledi.

Kanun teklifini değerlendiren Adıgüzel, “Spor anonim şirketi geliyor. Bu kulüplerin bir finansal rejime tabi tutulması, kulüp yönetimlerinin sorumluluğa sevk edilmesi, kendi yönetimlerini aşan mali kararlar almaktan men olması, borçlanma sınırlamaları geliyor. Bunun adı mali disiplin. Mali ve idari disipline alınması bütün herkesin beklentisi. Bizim de beklentimiz. Zaten kamuoyunda bu yönde bir beklenti var. Spor kulüpleri ve spor federasyonları diye derli toplu bir yasa yoktu bugüne kadar. Bu da bir beklenti. Bununla ilgili hiçbir beis yok” diye sözlerine başladı.

Adıgüzel açıklamasının devamında, kanun teklifi ile spor bakanına verilen yetkilere tepki gösterdi. Adıgüzel, “Spor bakanı da devletteki tek adam gibi spordaki tek adam modeline getiriyor. Biz buna karşıyız. Ben bunu kulüplerle de istişare ettim. Sayın genel başkanımız da kulüplerin fikrini alın dedi. Biz kulüplere gittiğimizde bu görüşmeleri ben yürüttüm. Bir şeyi fark ettik, bu süreci yönetenler, yasayı getirenler kulüplere hiçbir şey vermemişler, hiçbir şey danışmamışlar” dedi.

Adıgüzel şunları söyledi:

“Kulüplere benim gelip gitmem bile bunları rahatsız etti spor bakanı Meclis’teki bir açıklamasında ‘kimlerle görüşüldüğünü biliyoruz’ gibi bir açıklama yaptı. Bir oldu bitti ile bu işi yapmaya çalışıyorlar.  Bu yasa teklifi, spor bakanını her şeyin üstünde gören, spor federasyonu başkanlarını görevden alabilen, kurulları tek başına atayan, örneğin spor tahkim kurulunu spor bakanı atıyor, federasyon genel sekreterini spor bakanı atıyor, il temsilcilerini spor bakanı atıyor. Örneğin futbol federasyonu genel kurul yapacak, başkan seçicek. Bu başkanı seçtiği genel kurula, gönderdiği kişiyi o federasyonu iptal edebiliyor. Ve mali yönetimleri kendi üstüne alıyor. Bu aşırı yetkiler, kulüpleri spor bakanıyla hareket etmeye zorluyor. Bizim sıkıntımız bu. Şu gözle bakalım, pratikte şuna dönecek bu iş: Şu anda hükümet ile aynı doğrultuda olmayan bazı spor federasyonları olabilir. 64 federasyon var. Bunlar illa hükümetle yan yana olmak zorunda değil. Fakat bu yasa geçerse, ‘zaten beni görevden alma yetkisine sahip, bunu seçmeyelim de bakana yakın olanı seçelim’ diyecekler.

Mesela orada cezalar var, spor kulübü başkanlarına hapis cezası var. Ana konu ise şu: şu anki mevcut haliyle spor kulüpleri dernek ve içişleri bakanlığına bağlı. Bunlar şirket haline çevriliyor ve ticaret kanununa bağlı oluyor. Birçok kulüp batakta. Bunu şirkete çevirdiğinizde, yarın borcunuz varsa haciz gelecek, kayyumlar olacak. Birçok kulüp kayyuma gider. Değeri olan kulüpler siyasetin etkisiyle bilinçli olarak satışa da çıkarılabilir. Bir bakmışsınız büyük kulüpler çeşitli kıskaçlar arasında Katarlıya satılmış. Bunun önü açılıyor.”

“PARALEL FEDERASYONLAR KURULACAK, ŞİKE VE TEŞVİKE ZEMİN HAZIRLANMIŞ OLACAK”

Teklifte yer alan maddeleri değerlendiremeye devam eden Mustafa Adıgüzel, spor kulüplerinin dört ayrı kuruluş tarafından denetleneceğine dikkat çekti.

Adıgüzel, teklifte yere alan “üst kuruluş” ifadesiyle, kulüplerin “paralel federasyon” kurabileceğini, hukuki işlerin spor bakanı tarafından belirleneceğini, böylelikle şike ve teşvike zemin hazırlanmış olacağını ifade etti.

Adıgüzel şunları belirtti:

“Şirket olduğu için ticaret kanuna, spor kulübü olduğu için spor bakanlığına, aynı zamanda dernek olduğu için içişleri bakanlığına, bir yanda da serbest piyasada işlem gördüğü için sermaye piyasası kurulan bağlı. Böyle bir şey olabilir mi? Bir kurumun dört ayrı yere bağı olabilir mi? Ve kimin denetleyeceği belli değil. Her bir maddede ayrı biri denetliyor. Bir kurumun içerisinde dört ayrı kurulun denetçisi var. Kanun tekniği açısında son derece kötü, hiç bu işi bilenler tarafından yazılmış bir şey değil.

Teklifte, ‘üst kuruluş’ diye bir madde var. Deniyor ki: ‘Üst kuruluş şu demek: 15 kulüp bir ilde bir araya gelir, üst kuruluş kurabilir. 15 üst kuruluş da konfederasyon kurar.’ Sendika gibi düşün. Kulüpler birliği gibi düşünün. Neden bir araya geldikleri ise şöyle ifade ediliyor: ‘Bu bir araya gelen kulüpler imkanlarını, kaynaklarını birleştirebilirler, kendi tesislerini ortak kullanabilirler, ortak hareket edebilirler.’ Bu ne demek? 

Şöyle bir şey düşünün. Süper Lig’de 20 takım var. 20 takımın 12’si buraya dahil oldu diyelim. 15 deniliyor ama başka kulüpler de gelebilir. 8’i dışarıda kaldı. Şimdi, bu içeridekilerin kendi aralarında yapacakları maçlarda veya karşı tarafla yapacakları maçlarda o kanun teklifinde ne diyor, ‘imkanlarını ortak edebilirler’. İmkan derken, bankadaki paralarını tutun, tesislerine kadar birçok ortak projeksiyon yapabilir. Bu madde ile şike ve teşvike malzeme oluşturuyorsunuz. Bu kurulun niye var olduğunu kimse açıklamıyor. Bu bir ‘paralel federasyon’dur. Federasyon var zaten bir de bu kuruluşu kuruyorsunuz. Bunun amacı ne? Buna yanıt yok. Bir de buna yetki veriyor. ‘Hukuki işleri de spor bakanlığı tarafından belirlenir’ diye de ekleniyor. Bu yetki vermek demektir. 

Stadyumlar kan gölüne dön döner, böyle bir kanun maddesi olamaz. ‘Paralel federasyon’lar ortaya çıkar. Ben bunu ilk söylentiler çıktığında dile getirmiştim. O sıralarda Erdoğan spor bakanıyla görüşmüştü. ‘Siz ne yapıyorsunuz’ demişti. Ondan sonra da bu kanun teklifi geri çekilmişti. Sırf bu ‘paralel federasyon’ meselesi üzerine. Fakat görüyoruz ki aynı şey noktasına virgülüne dokunmadan geri getirilmeye çalışılıyor. Bunun arkasında Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan olduğu söyleniyor, aynı zamanda Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi. Bürokratik oligarşi bu. Sporun içerisinde çöreklenmiş bir ekip var ve bu kişiler Erdoğan’dan bile eskiler.”

“BU YASA İLE SİYASET SPORUN İÇİNE TAM ANLAMIYLA GİRECEK”

Mustafa Adıgüzel açıklamasının sonunda, CHP olarak gerekli muhalefeti yapacaklarını söyledi. Adıgüzel, teklifin yasalaşması halinde bir kulübün sezon ortasında dahi bir başka kulübü satın alabileciğini ifade etti.

Adıgüzel, “Siyasetin spora etkisi bugün bilinen bir gerçek. İsterse hükümet kulüpleri ligden de düşürebiliyor, yardımcı olup yukarı da çıkarabiliyor. Siyaseti spordan ayırmak gerekirken bu yasa ile siyaset sporun içine tam anlamıyla girmiş olacak” dedi.

Adıgüzel sözlerine şöyle son verdi:

“Bu maddelerin ayrıntıları ortaya çıkınca insanların dudakları uçuklayacak. Kulüpler de bu işe karşılar. Mali disipline kimse bir şey demiyor. Ancak çok karmaşık maddeler de var anlattığımız gibi. Bu metinler istişareyle yapılmış bir şey de değil. Biz gereken muhalefeti yapacağız.

Bu maddelerle örneğin, bir büyük kulüp toptan bir kulübü sezon ortasında satın dahi alabilecek. Baştan savam bir kanun teklifi. Bizim karşı çıktığımız noktalar bunlar. Spor bakanı bunlara alışkın daha önce Spor Toto genel müdürüydü. Hala orada yönetim kurulu başkanı. Birden çok alanda görev alabiliyor. Bu hastalık buraya da sirayet etmiş. Siyasetin spora etkisi bugün bilinen bir gerçek. İsterse hükümet kulüpleri ligden de düşürebiliyor, yardımcı olup yukarı da çıkarabiliyor. Siyaseti spordan ayırmak gerekirken bu yasa ile siyaset sporun içine tam anlamıyla girmiş olacak. Çünkü bir spor bakanı var, asıyor, kesiyor, kovuyor.

Bu kanun teklifi ile, spor bakanı yönetim kurulundan birisinin işlediği suçtan yönetim kurulunu dahi düşürebiliyor. Kulübü de kapatılıyor. Böyle bir spor bakanı yetkisi olamaz. Türk Ceza Kanunu var,  bu alana bile girmiş. Spor bakanı spor kulübü başkanlarına ceza verebiliyor. Hukuku ayaklar altına alan bir teklif.”

YORUM EKLE